(…dünden devam)
Özellikle temel eğitim dediğimiz ilk 8 yılda öğretimden ziyade eğitime ağırlık verilmesi gerekir. Çocuklara temel adabı muaşeret kurallarını, milli ve manevi konuları bizatihi yaşatarak vermemiz gerekiyor. Ahlakın bilgisini vermekle o çocuğu ahlaklı yapmıyoruz. Sadece ahlak bilgisi sahibi yapıyoruz. Onun da çok fazla bir faydası olmuyor. Doğru olanın bilgisi çocukta var ama uygulamada, davranışta yok, bildiği halde doğru olanın tam tersini yapabiliyor. Çünkü çocuğa iyi davranmanın, ahlaklı olmanın hazzını, feyzini yaşatamadık. Yapılan bir iyiliğin insanda nasıl bir mutluluk, huzur bıraktığını gösteremedik. Çocuklar öğrendiği iyi, güzel, olumlu olan davranış bilgilerini duygularına kabul ettiremedikleri sürece ve bu bilgileri davranışa dönüştüremediği sürece beklenilen olumlu sonuçları alamayız, göremeyiz.
Çocuklar olumlu davranışların takdirini ve mutluluğunu yaşayabilmiş olsalar veya yaptığı bir hatanın büyüklerinden tepkisini görse ve vicdani bir muhasebesini yapıp üzülmüş olsa öğrendiği ve yaşadığı bu tecrübeyi unutmayacak, dersler çıkararak, bu güzellikleri ömrünün sonuna kadar terk etmeyecektir. Bu münasebetle temel eğitim bir insanın eğitiminin temelidir ve çok önemli. Beden eğitimi öğretmeni olan bir arkadaş anlatmıştı; Üniversite de, okulumuzda havuz olmadığı için bize yüzme derslerini jimnastik kasalarının üstünde anlatmaya, öğretmeye çalıştılar, okul bitene kadar da bu ders böyle gösterildi, diye. Güler misin, ağlar mısın? Yani bu öğrenci kasa üzerinde yüzmenin belki teknik bilgisini öğrene bilir ama yüze bilir mi? Havuzla, suyla buluşmayan bu insan yüzmeyi öğrene bilir mi? Pratik gerektiren bir eğitim, yalnız teorik olarak verilir mi?
Biz öğrenilen güzellikleri hayatına geçiren, toplumda uygulayan yaşayan, güzel örnekler ortaya koyan insanların sayısını artırmalıyız. Okulların temel gayesi bu olmalı.
Belki sigara içmenin insan sağlığına ne kadar zararlı olduğu bilgisini verebilirsiniz, ancak uygulayamadıktan sonra bu bilgi neye yarar ki? Bu çağda bilgiye ulaşmak çok kolay, her çeşit bilgi elimiz de ki cep telefonlarında, bilgisayarlarda mevcut, bilgiye ulaşmak isteyen her çeşit bilgiye çok rahat ve kolay bir şekilde ulaşabiliyor. Ancak bilgiye istediğin kadar rahat ve kolay ulaş, uygulamadıktan, uygulayamadıktan sonra neye yarar ki. Mesele bilmek değil bildiklerimizle amel etmektir. Bilgi, tarih boyunca "güç" olarak algılanan bir kavram olmuştur. Bunun sebebi ise bilginin, yaşamın temeline yerleşmiş olmasıdır. Şimdilerde, artık bilgi değerlere, verimliliğe ve yeniliklere köprü olabiliyorsa, insanların her türlü sıkıntısının çözümüne konforlu bir alan açıyorsa, eğitebiliyorsa anlamlı. Bilgi kişide insan onuruna yakışır bir değer üretebilmeli, değer üretmek, insana değer vermekle başlıyor, bilgi insan onuruna hizmet etmeli. Kişiyi dönüştürebilmeli bunlar da bilginin işe, hayata uygulanmasıyla olur.
İşte okulların, öğretmen ve velilerin, tüm iletişim araçlarının temel gayesi bildiğimiz, öğrendiğimiz doğruları farkındalıklar oluşturarak yaşayarak, yaşatarak uygulayarak, güzel örnekler ortaya koymak olmalıdır. Birbirimize, dünyamıza ve üzerinde yasayan tüm canlılara verdiğimiz değerden yola çıkarak tüm paydaşlarımız için değer üretmeliyiz.
Özellikle geleceğimiz olan nesillere "değer vermeliyiz"
İlk ve Orta dereceli okullarda 2021-2022 eğitim ve öğretim yılının sonuna geldik. Yorucu bir maratonun ardından gelen tatilin tüm eğitim ve öğretim camiasına, başta öğretmen, öğrenci ve velilerimize kısaca tüm milletimize hayırlar ve uğurlar getirmesini temenni ediyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ergül Güner / diğer yazıları
- Aile: devletin gölgesi, toplumun kökü / 25.02.2025
- Türk ailesinin direniş reçetesi: Edip Ahmet Yüknekî’nin izinde / 24.02.2025
- Türk ailesinin direniş reçetesi: Edip Ahmet Yüknekî’nin izinde / 21.02.2025
- Adalet mülkün temelidir / 18.02.2025
- Adalet mülkün temelidir / 10.01.2025
- Nefs medeniyeti ve kalp medeniyeti / 06.01.2025
- Sadakatle, aidiyetle biz olabilmek / 02.01.2025
- Vatan beşikteki çocuğa aittir / 27.12.2024
- Ağaç yaş iken eğilir, ancak… / 31.08.2024
- Görünüyorum o halde varım / 07.05.2024
- Türk ailesinin direniş reçetesi: Edip Ahmet Yüknekî’nin izinde / 24.02.2025
- Türk ailesinin direniş reçetesi: Edip Ahmet Yüknekî’nin izinde / 21.02.2025
- Adalet mülkün temelidir / 18.02.2025
- Adalet mülkün temelidir / 10.01.2025
- Nefs medeniyeti ve kalp medeniyeti / 06.01.2025
- Sadakatle, aidiyetle biz olabilmek / 02.01.2025
- Vatan beşikteki çocuğa aittir / 27.12.2024
- Ağaç yaş iken eğilir, ancak… / 31.08.2024
- Görünüyorum o halde varım / 07.05.2024