Resulullah'ın rıhletinden sonra Hz. Fatıma anamıza gösterilen zalimlik ve zulüm O'nu günden güne güçsüz bırakmıştı. Denilebilir ki; vefatına kadar her gün ağlamıştır. Bu ümmet O'nun ağlamasına bile katlanamamıştır… Tarihte en çok ağlayan 4 kişiden biridir Hz. Fatıma anamız…
O'nun feryatları, Ben-i Sakife toplantısı ile başlayan süreçte yaşananları bugüne kadar hep hatırlarda tutmuştur…
İmam Cafer Sadık (as) buyuruyor ki: Halife Ömer'in halaoğlu azılı Kunfuz'un, Hz. Fatıma Zehra'nın bedenine indirdiği darbe, O'nun düşük yapmasına, vücudunun günden güne zayıflamasına ve bilahare hasta yatağına düşmesine sebep oldu. Öyle ki, Hz. Ali ve Esma O'na bakmak zorunda kaldılar.
"Hz. Fatıma (a.s)'ın vefatına neden olan hastalığının asıl sebebi, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'in emriyle O'na indirilen darbelerden ziyade yine onların Resulullah (s.a.a)'ın parçası olan bu insana karşı takındıkları tavırdır. Onların, sanki Ehl-i Beyt'in üstünlüğü yokmuşçasına küstah davranışları, Resulullah (s.a.a)'ın kendileri hakkındaki tüm hadislerini ve haklarındaki ayetleri inkâr demekti. Hz. Fatıma (a.s)'nın ise böyle bir düşünceyi kaldırabilmesine imkân yoktur. Bu yanlışların O'na verdiği üzüntü hastalıktan yatağa düşmesine neden olan asıl sebeptir." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hz. Fatıma, s.565)
Muhterem babaları Hz. Peygamber'den sonra tam 6 ay yaşamıştır Hz. Fatıma anamız. Hasta yatağında O'nu ziyarete gelenlere birçok seslenişi vardır. Özetle şu şekilde serzenişlerde bulunmuştur:
"Allah'a yemin ederim ki, dünyanızdan tiksinerek, kocalarınıza öfke duyarak sabahladım.
Zalimler topluluğunun burunları kopsun! Boğazları dert görsün! Kahrolsunlar! Hiç kuşkusuz, hilafetin, Fedek'i veya Ehl-i Beyt'in hakkını gasp etmenin günahını onların boynuna geçirdim. Ağırlığını onlara yükledim. Sonuçlarını onların üzerine serptim. Haberiniz olsun! İşte apaçık hüsran budur.
Neden Hasan'ımın babasından intikam aldılar? Allah'a yemin ederim ki, sırf kılıcını kötülere karşı çekmesinden… Yemin ederim ki, eğer Resulullah (s.a.a)'ın O'na yüklediği sorumluluğu O'na verselerdi, Ali o sorumluluğu sever ve onları kolaylıkla yola getirirdi. Ali her şeyi yumuşak bir şekilde yaralamadan, yormadan, hırpalamadan ve dost doğru bir şekilde maksadına eriştirirdi. Sonunda onları besleyici, susuzluğu giderici bir tatlı su kaynağına ulaştırırdı. O zaman göklerin ve yerin bereketleri üzerlerine yağardı. Ama Allah kendi elleri ile işleyip kazandıkları amellerden dolayı onları sorgulayıp, hesaba çekecektir…
(Yuh olsun onlara) 'De ki: "Hakka götüren yalnız Allah'tır." Öyleyse hakka götüren mi izlenmeye daha lâyıktır, yoksa rehberlik edilmedikçe bir başına yolunu bulmaktan bile âciz olan mı? Size ne oluyor, nasıl yargıda bulunuyorsunuz böyle?' (Yunus, 35)"
Ah! Niçin babamın vasiyetlerine itina etmeyip kocamın hilafetini gasp ettiler? Hilafetin gaspının uğursuz ve korkunç neticeleri kıyamete kadar devam edecektir… Kendi aralarında ayrılık tohumu ektiler. İslam'ın tek ve güçlü kuvvetini dağınık kuvvetlere dönüştürdüler.
Ah! Ne büyük bir gücü kaybettiler…
O'nun feryatları, Ben-i Sakife toplantısı ile başlayan süreçte yaşananları bugüne kadar hep hatırlarda tutmuştur…
İmam Cafer Sadık (as) buyuruyor ki: Halife Ömer'in halaoğlu azılı Kunfuz'un, Hz. Fatıma Zehra'nın bedenine indirdiği darbe, O'nun düşük yapmasına, vücudunun günden güne zayıflamasına ve bilahare hasta yatağına düşmesine sebep oldu. Öyle ki, Hz. Ali ve Esma O'na bakmak zorunda kaldılar.
"Hz. Fatıma (a.s)'ın vefatına neden olan hastalığının asıl sebebi, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'in emriyle O'na indirilen darbelerden ziyade yine onların Resulullah (s.a.a)'ın parçası olan bu insana karşı takındıkları tavırdır. Onların, sanki Ehl-i Beyt'in üstünlüğü yokmuşçasına küstah davranışları, Resulullah (s.a.a)'ın kendileri hakkındaki tüm hadislerini ve haklarındaki ayetleri inkâr demekti. Hz. Fatıma (a.s)'nın ise böyle bir düşünceyi kaldırabilmesine imkân yoktur. Bu yanlışların O'na verdiği üzüntü hastalıktan yatağa düşmesine neden olan asıl sebeptir." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hz. Fatıma, s.565)
Muhterem babaları Hz. Peygamber'den sonra tam 6 ay yaşamıştır Hz. Fatıma anamız. Hasta yatağında O'nu ziyarete gelenlere birçok seslenişi vardır. Özetle şu şekilde serzenişlerde bulunmuştur:
"Allah'a yemin ederim ki, dünyanızdan tiksinerek, kocalarınıza öfke duyarak sabahladım.
Zalimler topluluğunun burunları kopsun! Boğazları dert görsün! Kahrolsunlar! Hiç kuşkusuz, hilafetin, Fedek'i veya Ehl-i Beyt'in hakkını gasp etmenin günahını onların boynuna geçirdim. Ağırlığını onlara yükledim. Sonuçlarını onların üzerine serptim. Haberiniz olsun! İşte apaçık hüsran budur.
Neden Hasan'ımın babasından intikam aldılar? Allah'a yemin ederim ki, sırf kılıcını kötülere karşı çekmesinden… Yemin ederim ki, eğer Resulullah (s.a.a)'ın O'na yüklediği sorumluluğu O'na verselerdi, Ali o sorumluluğu sever ve onları kolaylıkla yola getirirdi. Ali her şeyi yumuşak bir şekilde yaralamadan, yormadan, hırpalamadan ve dost doğru bir şekilde maksadına eriştirirdi. Sonunda onları besleyici, susuzluğu giderici bir tatlı su kaynağına ulaştırırdı. O zaman göklerin ve yerin bereketleri üzerlerine yağardı. Ama Allah kendi elleri ile işleyip kazandıkları amellerden dolayı onları sorgulayıp, hesaba çekecektir…
(Yuh olsun onlara) 'De ki: "Hakka götüren yalnız Allah'tır." Öyleyse hakka götüren mi izlenmeye daha lâyıktır, yoksa rehberlik edilmedikçe bir başına yolunu bulmaktan bile âciz olan mı? Size ne oluyor, nasıl yargıda bulunuyorsunuz böyle?' (Yunus, 35)"
Ah! Niçin babamın vasiyetlerine itina etmeyip kocamın hilafetini gasp ettiler? Hilafetin gaspının uğursuz ve korkunç neticeleri kıyamete kadar devam edecektir… Kendi aralarında ayrılık tohumu ektiler. İslam'ın tek ve güçlü kuvvetini dağınık kuvvetlere dönüştürdüler.
Ah! Ne büyük bir gücü kaybettiler…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Adem Birinci / diğer yazıları
- Hz. Fatıma'yı incitmek / 27.03.2025
- Kâbe'nin Rabbine and olsun ki kurtuldum / 23.03.2025
- Kadir gecesi / 21.03.2025
- “Bana sorun” / 18.03.2025
- İmam Ali’nin dilinden Hz. Peygamber / 15.03.2025
- Gayretullah’a dokunmak… / 13.03.2025
- Ben vermekle emrolundum / 06.03.2025
- Her hususta zirve şahsiyet İmam Ali / 28.02.2025
- Allah’ın selam yolladığı Hz. Hatice / 26.02.2025
- Ümmü Eymen anamız / 24.02.2025
- Kâbe'nin Rabbine and olsun ki kurtuldum / 23.03.2025
- Kadir gecesi / 21.03.2025
- “Bana sorun” / 18.03.2025
- İmam Ali’nin dilinden Hz. Peygamber / 15.03.2025
- Gayretullah’a dokunmak… / 13.03.2025
- Ben vermekle emrolundum / 06.03.2025
- Her hususta zirve şahsiyet İmam Ali / 28.02.2025
- Allah’ın selam yolladığı Hz. Hatice / 26.02.2025
- Ümmü Eymen anamız / 24.02.2025