Eğer anlamaya gayret ederek okursak göreceğiz ki Kur'an'da; 'ben böyle kullarımı severim, kullarımın şöyle vasıflarını daha çok severim' şeklinde okuyabileceğimiz çok sayıda ayet var.
Bir şekilde, birileri tarafından mağdur ve mahrum edilmiş olan ihtiyaç sahibi kulların ihtiyaçlarını gidermek, dertlerine derman ve yaralarına merhem bulmak için koşan, koşturan, adeta yüce yaratıcının kolu olup onlara ulaşan kullar, her vesile ile övülmektedir.
Bilindiği üzere 'infak' kavramının geçtiği ayetler Kur'an'da büyük bir yekûn tutmaktadır ki infak, farz kılınan zekât ibadetinin dışında, sahip olunan imkânların diğer insanlarla paylaşılmasıdır.
"Allah yolunda mallarını harcayanların durumu, kendisinden yedi başak çıkan ve her başakta yüz tane bulunan bir buğday tanesine benzer ki, Allah dilediğine kat kat verendir. Allah'ın imkânları ve bilgisi sınırsızdır." (Bakara:261)
İnfak ile sahip olunan imkânların ihtiyaç sahibi kullarla paylaşılması ile ilgili başka ayet olmasa, sadece bu ayet, sadece bu muhteşem benzetme bile bu 'veren el' olma vasfının Allah tarafından ne büyük övgü ile karşılandığını göstermeye yeterlidir.
Bir kul, mademki Allah'ın kolu olarak diğer kullara uzanmıştır, dertlerine derman ve yaralarına merhem ulaştırmıştır, aç gözlü yöneticiler tarafından sofrası zeytinsiz, peynirsiz ve yumurtasız bırakılmış olan o yoksulların yüzlerini güldürmüştür, Allah da o, kendi kolu mesabesinde olup kullarına uzanan o insanın bir harcamasını en az yedi yüze katlayacağını vadediyor.
Muhteşem benzetme; toprağa atılan bir tane, o taneden çıkan yedi başak ve her başakta yüzer tane buğday…
Bu, şu demek değil midir?
'Benim ihsan ettiğim imkânları diğer kullarımın ihtiyaçları için seferber eden kullarıma hayal bile edemeyeceğiniz nice kapılar açarım, ben böyle kullarımı çok severim, böyle vasıflarla muttasıf olun ve benden ne dilerseniz dileyin.'
"Allah'ın kitabını okuyup ona uyanlar, namazı hakkıyla ifa edenler ve kendilerine nasip ettiğimiz imkânlardan, gizli ve aşikâr olarak hayır yolunda harcayanlar, ziyan ihtimali olmayan bir ticaret umarlar." (Fatır:29)
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025