Ben dogmadan önce, babam Haydar Baş Bey'i tanımış.
Ona olan hayranlığı, bize ölçü olarak hep Haydar Baş Bey'i göstermesine sebep olmuştur. "Onun gibi vatansever, onun gibi çevresine duyarlı, onun gibi dinine bağlı ve onun gibi insanlığa faydalı olun" diyerek, Haydar Baş Bey'i örnek almamızı sağlamıştır.
Çocukken hatırlıyorum, konferanslar olurdu, Dini Ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler adı altında.
O zaman Haydar Baş Bey'in siyasi bir kimliği yoktu. Dergi, gazete, radyo ve televizyonda yaptığı konuşmalarla, halka hep, "milli bütünlüğümüz dini bütünlüğümüzdür, dini bütünlüğümüz de milli bütünlüğümüzdür" düşüncesini empoze etti. Ve yıllardır, bu çizgisinden zerre kadar şaşmadı.
Çok iyi hatırlıyorum, Antakya'da düzenlenen Gadir-i Hum Bayramı kutlamasına davet edilmişti. Ben de o programa katılmıştım. Öylesine muhabbetli bir ortam vardı ki, Haydar Baş Bey, yüzyıllardır ayrıştırılan Alevi ve Sünni kesimin kardeşliğini ilan ediyordu.
O, yılarıdır süren fitneyi ortadan kaldırdı!
Ben hep onun insan sevgisine ve insan tanımına hayran olmuşumdur. Öylesine saran, öylesine sahip çıkan bir tavrı vardır ki, baba gibidir. Her konuşmasında ifade eder, dağa çıkanı, aç kalanı, hırsızlık yapanı hatta sapıtanı dahi sahiplenir. Neden bu duruma geldiklerini araştırarak "onlar benim evladım, bir evlat kötü diye, baba onu terk edebilir mi?" düşüncesiyle, projeler üreterek, onları da kazanmanın hesabını yapmıştır.
Her şehit haberinde hüzünlenmiş, "bu milleti bu fitneden nasıl kurtarırım" diye gece gündüz araştırmalar yapmıştır.
"Biz biriz" diyerek, "Laz, Kürt, Çerkez, Boşnak, Arap… hepimiz Türklük çatısı altında biriz" diyerek, ayrıştırmaya karşı çıkmıştır.
"Benim biri kolumu kesseler Türk kanı, diğerini kesseler Kürt kanı akar" diyerek, kardeşi kardeşe düşürenlere meydan okumuştur.
"Alevi-Sünni birdir. Ehl-i Beyt çizgisi İslam'ın özüdür" diyerek, mezhep savaşlarını önlemiştir.
Atatürk'e yapılan çirkin iftiraları kanıtlarıyla yalanlamış, "Hoş Geldin Atatürk" eseriyle gerçek Atatürk'ü anlatarak, bir kez daha Atatürk'e olan sevgimizi körüklemiştir.
Haydar Baş Bey, bu milletin gururudur.
Kendi tezi olanı Milli Ekonomi Modeli ile dünyaya ışık saçmış, milli kurtuluşun reçetesini yazmıştır.
Rus Parlamentosunun alt kanadı olan Duma'da, Çin Devlet Başkanı haricinde hiçbir devlet adamı ağırlanmamıştır. Fakat tarihte ilk kez bir Türk bilim adamı, onur konuğu olmuş, salondakiler tarafından alkışlarla karşılanmıştır.
Kapitalizmi tarihe gömen lider olmuştur.
Geçen hafta damadını askere uğurlayan Haydar Baş Bey'in arabası, terör ihbarıyla, uzun namlulu silahlarla, polisler tarafından durdurulmuştur. Karşılarında Haydar Baş Bey'i gören polis memurları özür dileyerek, yanlış bir ihbar aldıklarını söylemişlerdir. Haydar Baş Bey'in yanında bulunan heyet, orada bulunan 3 sivil polisin olayı tırmandırdığını dile getiriyor.
İşte komik olan kısmın birinci perdesi bu, Haydar Baş Bey gibi siyasi bir parti liderinin arabası, nasıl olur da yanlış bir duyum sonucu durdurulabilir. Bu tesadüf değildir. Burada bir kasıt olduğu kesin. Biz bu kastı yapan kişilerin bulunmasını ve bizlere duyurulmasını rica ediyoruz.
İkinci komik perde ise; terörle suçlanmasıdır. Ömrünü vatanına, bayrağına, milletine ve devletine adamış birisine karşı yapılan bu suçlama, oldukça komiktir.
Bu millet O'nu tanıyor! Kendinizi getirdiğiniz bu komik durumdan bir an önce çıkın ve failleri bulun.
Zira Haydar Baş Bey'e yapılan bu saldırı, Türk milletiyle dalga geçmek, zekâsıyla oynamaktır.
Ben devletime güveniyorum, bu çirkin olay aydınlanacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Behiye Alioğlu / diğer yazıları
- Egoist miyiz? / 04.07.2019
- Çok komik / 18.01.2019
- Kilis'ten İzmir'e bir tümevarım / 25.05.2017
- Mekanikleşen kadın / 10.03.2017
- Her çocuk bizimdir / 22.02.2017
- İçindeki mutlu dünyanı keşfet! / 23.11.2016
- Gitmek mi zor kalmak mı? / 25.09.2016
- İlmin amacı / 23.08.2016
- Annenin görevi nedir? / 06.08.2016
- Yaklaşan kamp heyecanı / 28.06.2016
- Çok komik / 18.01.2019
- Kilis'ten İzmir'e bir tümevarım / 25.05.2017
- Mekanikleşen kadın / 10.03.2017
- Her çocuk bizimdir / 22.02.2017
- İçindeki mutlu dünyanı keşfet! / 23.11.2016
- Gitmek mi zor kalmak mı? / 25.09.2016
- İlmin amacı / 23.08.2016
- Annenin görevi nedir? / 06.08.2016
- Yaklaşan kamp heyecanı / 28.06.2016