İmralı'daki mahpus, on binlerin katili Öcalan için cezaevi şartlarının daha da iyileştirilmesi, üstüne üstlük emrine sekretarya verilmesi gündem edilirken yani, hazret adadaki malikânesinde keyif çatarken; hapsedildiği koğuşta yatak yetersizliğinden sırayla uyumaya çalışan, kapısı olmayan tek tuvalette hacetini görme zorunda kalan, kaygı, aşağılanma ve aşağılık duygusu girdabında boğulanlar çatıya çıktı. Ne için? Seslerini duyurabilmek için ama nafile! Bırakın içerdekileri, dışardakileri duymak istiyorlar mı? Duymamak için haklarını arayanları karga tulumba derdest edip susturuyorlar.Olayı yazılı ve görsel medyadan izlediniz? Kocaeli cezaevinde mahpuslar isyan etti. Tutuklu ve hükümlüler cezaevi koşullarının düzeltilmesi amacıyla eylemde bulundular.Cezaevleri Türkiye'nin kanayan yarası; AKP iktidarında cezaevleri dolup taştı, Adalet Bakanlığı yeni infaz kurumları inşa edileceğini açıklıyor. Adalet saraylarının yapılması adaleti sağlamaya yetmediği gibi, cezaevlerinin sayılarının arttırılması da suçu önlemez. Bu konu doğrudan suç sosyolojisi, suç bilimi(Kriminoloji) ve de cezalandırma politikalarını ilgilendirdiğinden bir başka yazımızda değerlendirmeye çalışacağız.Üzerinde durmak istediğimiz, mahpusun barınma koşulları. Cezaevine düşme başlı başına fiziksel ve ruhsal açıdan çöküntüye yol açan bir durum. Bunun üzerine cezaevindeki aşırı kalabalıklaşma, barınma koşullarının elverişsizliği de eklenirse gergin bir ortamın doğması kaçınılmaz olur.Denilebilir ki, mahpus damına düşen cezasını çeksin, suç işlemeseydi? Ancak, haksız yere yatanlar, hastalar, yaşlılar var. Onlar için ayrı uygulamalar ve hukuk yolları olabilirse de savaşın bile hukuku varken, ceza çekmenin de bir hukuku olması gerekir. Mahpusun insan onuruna uygun koşullarda barınma hakkından söz edebiliriz. Cezaevinde planlanandan daha fazla mahpusun bulunması nedeniyle, çok sayıda mahpusun bir hücrede barınması, yatakların azlığı yüzünden nöbetleşe uyuma, kapısı olmayan tuvalet? F Tipi Cezaevleri de başka âlem; tuvalet aynı zamanda duş amacıyla kullanılmaktadır. Ayrıca aynı ortamda çöpler de bulunmaktadır. Çöpler ve kanalizasyona açılan çukurun olduğu ortamda banyo yapmak hem kişisel hem de hücre hijyeni açısından enfeksiyonlara açık bir dâvettir.Sağlık açısından durum bu iken, insan hakları penceresinden baktığımızda neleri görüyoruz:İnsan hakları alanındaki gelişmeler suç ve ceza kavramlarında da evrimleşmeye neden olmuştur. Eski görüşe göre, suç bireysel bir olaydır, dolayısıyla cezalandırmanın niteliği buna uygun olmalı ve kişi toplumdan tecrit edilmelidir. Daha yeni olan görüşe göre ise, suç toplumsal bir olgudur ve cezalandırma kişiyi tekrar topluma kazandırmaya yönelik bir süreç izlemelidir. Bu çerçevede "iyileştirme" kavramı doğmuştur. Bir diğer yaklaşım ise yeni ve pek yaygın olmayan bir görüştür. Neoklasik olarak tanımlanan bu görüşe göre tutuklu bir yargı kararıyla belli bir süre için özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişidir. Bu süre içinde insanca ve âdil bir uygulama içinde olmalıdır. İsteği dışında kendisini çıkışa hazırlayacak bir eğitim programını izlemeye zorlanamaz.Hangi pencereden bakarsak bakalım durum vahimdir.AKP iktidarı İmralı'dan önce, ilgili Bakanlıkların yanı sıra Türk Tabipler Birliği, Türkiye Barolar Birliği, Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği ve İnsan Hakları kuruluşları olmak üzere gerekli katılımla ulusal düzeyde bir çalışma grubu oluşturmalı, cezaevleri, infaz sistemi ve hukuk sistemi ile bütünlük içinde ele alınarak çözüm üretilmelidir. Mimarların bu oluşumda işi ne diye sorulabilir; hapishane mimari tasarımları, barınma konusundaki sıkıntıların giderilmesinde yardımcı olacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu / diğer yazıları
- Terör / 01.02.2024
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023