UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü), Yunus Emre'nin vefatının 700'üncü yılı nedeniyle 2021'i dünyada Yunus Emre yılı ilan etti.
Şair, bilge, gerçek Müslüman bir şahsiyet olan Yunus Emre'yi softa takımı anlayamaz. Tıpkı Mevlâna, Hacı Bektaş Veli ve Mehmet Akif'i anlayamadıkları gibi…
13'üncü yüzyılda Anadolu'da büyük bir kargaşa ve Moğol istilası yaşanırken Yunus, Mevlâna ve Hacı Bektaş Türk halkının manevi direği olmuşlardır. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hacı Bektaş için "Anadolu'nun Genel Kurmay Başkanı" demesinin hikmeti budur.
Türk tekke edebiyatını ya da tasavvufi halk edebiyatını başlatan büyük tasavvuf şairi Yunus Emre, yalnız bizde değil, pek çok ülkede tanınır, bilinir… Dünyada saygın bir yeri vardır.
Taassuba, dar görüşlülüğe karşıdır. Dinde şekle değil, öze; maddeye değil manaya önem verir.
Nitekim:
"Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver sen onları Tanrım bana seni gerek seni"
Dizelerinde bunu gördüğümüz gibi;
"Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz (yıkamaz) değil"
Derken gönül deryasının engin ufuklarını sezeriz.
Yunus, Taptuk Emre'nin talebesi ve müridi idi. 30 yıl hocasının hizmetinde bulunmuş, dağdan dergâha odun taşımıştır. Getirdiği odunların hepsinin kalem gibi düzgün olduğunu gören Şeyhi, bu nasıl iş, diye sorunca, bu kapıya eğri odun yakışmaz, cevabını vermiştir.
1240-1320 yılları arasında yaşamış olan Yunus'un ilk mezar yeri, 1871'de yapımına başlanan Anadolu-Bağdat demiryolu hattının yanındaydı. 27 Eylül 1888 tarihli fermanla hattın imtiyazı (işletme hakkı) Alman Bankasına (Doyçebank) verildi. Hattın yapımı 1890'da tamamlandı. Ancak, Yunus'un türbesinin hizasında kazalar olunca, demiryolu hattında bir kavis çizildi. 1948'de yol genişletme çabaları da başarılı olmadı.
Nihayetinde türbe nakledildi (24 Mayıs 1970). Mezarı açıldığında Yunus'un vücudunun bozulmamış ve rahat bir şekilde istirahat ediyormuş gibi göründüğü tespit edildi.
Türk halkına onun anlayacağı bir dille en temiz, en samimi Allah(c.c) sevgisini öğreten Yunus'u rahmetle anıyor, onun sözleriyle noktayı koyuyoruz:
"Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni,
Ben yanarım dünü günü, bana seni gerek seni,
Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim,
Aşkın ile övünürüm, bana seni gerek seni."
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023