Para arzı, M1 ve M2 denen 2 araçla ölçülür.
M1, ekonomideki nakit para, vadesiz mevduat ve çeklerin toplamıdır.
M2 ise M1'e ek olarak tasarruf ve kısa dönem vadeli mevduatların toplamıdır. Eğer bir ekonomide para arzı çok artarsa, faiz oranı düşerken enflasyon oranının yükseldiği görülür.
Enflasyonu düşürebilmek için ise bu sefer de faiz oranlarını artırmak kaçınılmaz olur.
Sevgili okurlarım…
Yukarıda para konusuna ilişkin örneklerini sunduğum formülasyonların hiç birisi doğru ve bilimsel değildir.
Mecburen anlamayan neo liberal kafalar için bu saçma örneklendirmeleri aktardım.
Kaldı ki, kapitalist sistemin özellikle paraya dair bu ve benzeri tüm formülasyonları düzmecedir ve aklın reddettiği bilim dışı saçmalıklardır.
Maalesef günümüzde, kölelik tasması bu sistemi ana sütü gibi emen sözde iktisatçılar var.
Yetmedi, siyasetçiler ve iktisat fakültesi öğrenciler var.
Arkadaşlar, bu söylenenler şayet bilimsel olmuş olsaydı insanlık için çare olmaları gerekmez miydi?
Dikkat ederseniz formülize edilen sistemin merkezini, yani omurgasını bankalar oluşturuyor.
Neden ve niçin sorularına hiç kimsenin veremeyeceği kadar fazla ve doğru yanıtlarımız var ama mesele teorik bilgilerle kafanızı allak bullak etmek değildir.
Sadece bankacılık sistemini devreden çıkarırsanız bu saçma düzen kendiliğinden ortadan kalkacaktır.
Sade vatandaşımız hiçbir şey anlamasın ve olup biteni sorgulayamasın diye o kadar gereksiz ve lüzumsuz kavramlar kullanılmış ki ekonominin anlatımında, işin ilginç tarafı kendilerinin bile anladığı falan yok!
Bakınız sevgili okurlarım.
Bahse konu kapitalist sistemin yapı taşları neye göre döşeniyor, bunu bilmeniz halinde gerisini siz çözersiniz.
Neye göre peki:
"Kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsızdır" yalanı üzerine.
Siz iktisada girişte daha bu büyük yanılgı ile yola çıkarsanız, işte varacağınız yer cehennem çukuru bir dünya olur.
Bu akıl ve bilim dışı uydurma tanım; maalesef insanlık tarihi boyunca hiçbir el tarafından düzeltilemedi.
Ta ki, 2005 yılına kadar.
Bu tarihte dünya kamuoyuna deklare edilen, Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli tezi, bırakın doğruymuş gibi bilinmesini, adeta iman edilmiş gibi sımsıkı sarıldıkları tüm bu ezberleri yerle bir etmiştir.
Devlet, ekonomiye hiçbir aracı kurum ihtiyacı hissetmeden müdahale etmelidir.
Bankalar aracılığı ile soyulan milletler, bu tezin bilimsel formülleri sayesinde işlevlerini kaybedecektir.
Vatandaş her konuda ihtiyaç duyduğu finans imkânına ilk elden, yani baba devlet eliyle kavuşacaktır.
Hem de, tek bir kuruş faiz ödemeden.
İster büyük isterse küçük olsun, tüm işletmelerin finans ihtiyacında, onları daima destekleyecek sosyal devlet faktörü devrede olacaktır.
Burada paranın piyasalara arzı konusu Milli Ekonomi Modeli'nde kusursuz olarak ele alınmıştır.
Bir başka hayati konu ise faizdir.
Faiz ekonomilerde kanser gibidir ve hiçbir şekilde tercih edilmemelidir.
Günümüzde enflasyonu frenlemek için ilk akla gelen enstrüman, faizin yükseltilmesi olayıdır.
Bu kafalara göre, piyasalarda uygulanacak sıkı para politikasıyla talepte meydana gelecek olan daralma sayesinde fiyatların düşmesi öngörülüyor.
Bu koca bir yalan ve aklın tamamen devre dışı kalması halinde alınabilecek bir karardır.
(devam edecek…)
- TÜRK milletine ters kelepçe! / 01.04.2025
- Türkler Ehl-i Beyt ile akrabadır / 31.03.2025
- Türk’ler Ehl-i Beyt İslam’ını kabul etmiştir / 30.03.2025
- İktidar çok tehlikeli oynuyor! / 26.03.2025
- Suriye için tek çözüm: Atatürk modeli / 25.03.2025
- Ne ekersen onu biçersin! / 24.03.2025
- Muhalefete tarihi görev: TEK ÇATI altında birleşin / 23.03.2025
- Türkiye’de sadece TÜRK’ler vardır! / 19.03.2025
- Ebu Suud’un Alevi katliamı fetvası / 18.03.2025