İnsanlık tarihi boyunca nice milletlere tanıklık etti dünya... Ve eninde-sonunda koca koca nice toplumları yuttu, nice yağlı lokmaları karnına indirdi. Nice toplumlar, nice imparatorluklar, nice devletler gelip geçti bu sahneden.Yunan'ın Aristo'sunun Tanrı anlayışına benzemez; bizim Allah inancımız? Aristo'nun tanrısı, dünyayı yarattı, düzeni kurdu, çekildi bir tarafa, varlık ve oluşa artık müdahale etmiyor.Yüce Allah, her şeyi yaratandır, alemlerin Rabbi'dir. Her varlığın hayatiyetini devam ettirendir. Sonunda hesaba çekecek olan da O'dur. Fani dünyanın da ve ebedi olan ahiretin de sahibi O'dur. O Allah ki, her dem tecelli halindedir; varlık ve yokluk, var oluş ve yok oluş, O'nun kudretindendir, O'nun kudret elindedir.Gözü kapalı, kulağı tıkalı ve gönlü mühürlü bazı kimseler, Yüce Allah'ın hayata, varlığa ve ötesine daim her dem tecelli halinde oluşunu algılayamazlar, hissedemezler, bilemezler, inkar ederler.İnsanlar, toplumlar ve milletler de, varoluş ve yok oluşlarında bu "ilahî tecelli"den nasiptâr olurlar? Bu bağlamda fertler ve milletler, çoğu zaman koyu bir aldanış içindedir.Alemlerin Rabbi, bundan önceki nice kavim ve milletlerin yok oluşunu haber vererek, var oluşun kurallarına yapışmamız gerektiğini hatırlatmaktadır. Aksi halde yok oluşun evrensel kurallarıyla ma'lul toplumların akıbetleri nasıl geçmişte helak oldu ise, gelecekte de aynı "helak"in söz konusu olacağına işaret etmektedir. Bu evrensel kurallar ekseninde, nice toplumlar battı, nice milletler yok oldu, nice devletler tarihten silindi. Türk milleti olarak sadece biz, 100'ü aşkın devlet kurduk. 16 büyük imparatorluk oluşturduk. Hepsini, kendi yaptıklarımız sayesinde öyle veya böyle yıktık, yıkıldık. Hepsi yıkılıp gitti ve elimizde medeniyetimizin son bakiyesi olarak Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'miz kaldı? Şimdi küresel oyun, bunun üzerine oynamaktadır.Gün ayık olmamız, tarihimizden ve medeniyet değerlerimizden ibret ve ders çıkartmamız gereken günlerdir. Toplumsal "yok oluş"un evrensel kurallarıyla ma'lul olduğumuz gün, dün yıkıldığımız gibi, bugün de yıkılmak ve yok olmakla karşı karşıya kalacağımızı hatırımızdan asla çıkartmamamız gerektiği gündür.Nedir, bu toplumsal var oluş veya yok oluşun evrensel prensipleri?!Bu bağlamda pek çok tali kural vardır elbette? Ancak iki temel, evrensel ve genel geçer prensip vardır ki, Alemleri Rabbi, bunları, fertlere ve toplumlara bizzat Kur'an-ı Kerim'inde hatırlatmaktadır.Bu kurallardan biri, toplumun tabanındaki fertlerine, yönetilen kesime dairdir. Diğer ise toplumun üst kesimine, idareci ve yöneticilerine dairdir.Toplumun tabanına ilişkin var oluş veya yok oluş kuralı şudur; bir toplum, kendi güzel hasletlerini, insanlık kimliğini ve medeniyet değerlerini değiştirmedikçe; Yüce Allah, o topluma verdiği nimetleri ellerinden almaz, onları helak etmez? Aksi halde yok olmayı hak ederler; Allah da onları darmadağın eder (Bkz. Enfal Sûresi, 53; Ra'd Sûresi, 11).Toplumun ve milletlerin yönetici kesimine ilişkin diğer var oluş veya yok oluş kuralı ise şudur: Yüce Allah, bir ülkeyi helak edeceğinde, o toplumun önde gelen, toplumun evirip-çeviren elebaşlarına ve şımarık zenginlerine doğruyu, iyiliği ve hakkı hatırlatır. Şımarık elebaşlarının sayısı artar. İkazlara rağmen onlar bildikleri yanlış yollardan giderler, burunlarının doğrultusunda yol alırlar. Böylece yok olmaya müstahak olurlar, helaki hak ederler. Yüce Allah da onları helak ve darmadağın eder, devletleri gider (İsra Sûresi, 16).Bu bağlamda gelişmeleri ele alırsak; medeniyetimizin temel hasletlerini, kimlik, kişilik ve insanlık değerlerimizi kaybetmemek fertlerimiz için olmazsa olmaz şart olduğu gibi, bu güzel hasletleri koruyup kollamak, hak ve adaletten sapmamak ve burunları doğrultusunda yanlışa sürüklenmemek de toplumun öncülerinin asla vazgeçemeyeceği kurallardır. Bu gerçekler hususunda gaflet ve dalalete düşme lüksümüz yoktur; ihaneti ise asla? Aksi halde ne devlet kalır ne millet?Büyüklerimiz, "Gafleti çok olanın devleti yok olur" derken; işte bu evrensel var oluş ve yok oluş kurallarını özetlemişler bizim için?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019