İnsanlık tarihinde "medeniyet ve tarih inşa eden" üç-beş milletten biri olan aziz Türk Milleti, bugün bir lokma ekmeğe muhtaç vaziyette "günübirlik maişet temini"nde çırpınıyor; dünyamızı, bölgemizi ve hatta ülkemizi "başkaları" şekillendiriyor. Başkaları derken, "geçmişten bugüne hep kapışa-geldiğimiz" eller. Çok partili dönemden bu tarafa Türk siyasetinde bir şekilde koltuk kapanlar, çoğu kere maalesef "başkalarının taşeronluğu"nu "birinci vazife" olarak kabul edip iş görüyorlar.
Dünya şu gerçeği görüyor, tahmin ediyor: İnsanlığı ve medeniyetleri öğüterek hakikatte "Haçlı ekseninde tek kültürlü ve tek inançlı despotizm"i dayatan bu "vahşi çark"ı, Türk milleti ters çevirebilir. Global çarka "milli çomaklar" sokarak, insanlığı "vahşi çarkın dişlileri"nden Türk milleti kurtarabilir, ona nefes aldırabilir.
Bütün hesaplar, "bu ihtimali ortadan kaldırma"ya yönelik...
İşte son dönem AB'ci, Amerikancı, BOP'çu ve IMF'ci iktidarlarla, milletimizin bu "temel karakter"ine içten ve dıştan darbeler indiriliyor; "bu ihtimali ortadan kaldırma"ya yönelik...
Böylesi bir millet, bugün "günübirlik maişet temini"nde çırpınıyor; bir lokma ekmeği dahi bulamıyor, zor buluyor. Başka gündem, başka ufuk, başka umut, başka proje, başka öngörü var mı?
Bu kara bahtı ortadan kaldıracak tek model vardır; BTP'nin Milli Ekonomi Modeli...
Ekonomistler, aydınlar, IMF'ciler dahil herkes, bu Milli Modeli gizli gizli okuyor, birçokları aralarında müzakere ediyor, hatta takdirlerini gizleyemiyorlar.
Lakin şimdilik hakkı teslim etmekte zorlanıyorlar; yukarı tükürsek bıyık, aşağı tükürsek sakal hesabı yapıyorlar. Sonunda hakkı teslim edecekler; çünkü başka çıkar yol yok. Modele göz atanların gözleri faltaşı gibi parlıyor, açılıyor. Görene... Köre ne?
* * *
Anadolu'ya yolu düşen AKP Milletvekillerinin ahvali perişan... Yukarı tükürseler bıyık, aşağı tükürseler sakal. Birçoğu aşağı tükürüyor tabii.
AKP Samsun vekili Musa Uzunkaya, geçen hafta işadamlarının "Bu ne hal böyle! Çarşamba ve Bafra ovasının sulama projeleri dahi 20-30 yıldan beri tamamlanmadı, kimsenin bir çivi çaktığı yok..." feveranına, "Ülkede 6 bin 300"ü aşkın başlanmış yatırım, yarım yamalak. Sadece bunları tamamlamak için 28 milyar dolara ihtiyaç var. Para nerede...? Yapacak bir şey yok" diye karşılık veriyor. Samsun'da bunu söyleyen Uzunkaya, acaba Başbakan'a, "Kayseri'de oda başkanlarının bataklık diye tartışmaya açtığı bir alanda bir tuşa basarak göstermelik 138 temel atacağınıza, şu yarım-yamalak hayati yatırımlara start versenize, IMF'li yıllardan beri stoplanmış, çarkları paslanmış fabrikaların çalıştırsanıza" demesi lazımdı herhalde. Sakal-bıyık arasında gitti-geldi; aşağıyı tercih etti.
* * *
AKP Tokat vekili Resul Tosun ise Tokat'tan Artvin'e oradan Antalya'ya dolanmış... İşsizlik konusunda tam bir şok yaşadı Tosun. AB'ci, Amerikancı, BOP'çu ve IMF'ci AKP'nin eridiğini bizzat gördü tabii. En çok "vatanın yabancılara ve azınlıklara satılması" konusunda tepki aldı; muhalefetin bu işleri abarttığını konuştu sağda solda. "Ne olacak yani, topu topu kişi başına 30 hektardan az arazi alabiliyorlar, daha fazlası Bakanlar Kurulu'nun iznine bağlı" diye izahlar getirdi kendince... Vatandaş yutmadı, yutmuyor artık. Tosun'a göre, vatanın 29'ar hektar, 29'ar hektar olarak yabancılara parsel parsel satılmasında beis yok. 29 hektar 29 hektar bir araya geldiğinde "Türkiye'nin tamamı" olduğunu, "vatanın tamamı"nın "29 hektar çarpı şu kadar yabancı" ettiğini biliyor tabii. Biliyor ama sakal-bıyık arasında gitti-geldi; aşağıyı tercih etti, devede kulak dedi.
* * *
ABD Başkanı George W. Bush "Irak'a savaş açarken öngörü yanlışlığı yaptık" demek zorunda kaldı. Irak için bunu diyen Bush, o saatlerde 11 Eylül sonrası işgal ettiği Afganistan'da, daha önce kendisine destek verdiği ve Başbakan Erdoğan'ın da bağdaş vaziyette kendisiyle poz verdiği Gülbettin Hikmetyar'ın taraftarlarının yoğun olduğu Veradeş köyünü yerle bir ediyor, sivil halk ahireti boyluyor.
İşgalci Bush, Irak için güya "pişkin pişmanlık" izhar ederken; Bush'un yalandan bahanelerle Irak'ı işgal ettiğini çok iyi bilen bizimkiler, "işgalcinin stratejik ortağı olmakla çok büyük yanlış yaptık dediler" mi? Tabanlarına, "Biz de Bush gibi yanlış yaptık" dediler mi AKP kurmayları?
Demediler, diyemezler; derlerse tüm politikalarının çivisi çıkar. Sakal-bıyık arasında gitti-geldiler; aşağıyı tercih ettiler.
* * *
Rum davacı Myra Xenides-Arestis'in, KKTC'de mal varlığı olduğu iddiasıyla AİHM'ye Türkiye aleyhinde yaptığı başvurunun kabul edilebilir olup olmadığına ilişkin dava 2 Eylül 2004 Perşembe günü konuşulacak. Sözkonusu yeni dava için, Türkiye'den yüklü miktarda tazminat alarak "olimpiyat meşalesi taşıyacak kadar şöhret kazanan Rum davacı Titiana Louzidu" nun davası emsal gösteriliyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, güya "tazminatlardan kurtulmak" için, "muhatap biz değiliz, KKTC'nin sahibi biz değiliz" diye savunma yapıyor. Muhatap, KKTC'deki Mülkiyet Komisyonu imiş...
Adamların "yüzde 65 AB'ye evet" çıkarttıkları KKTC'nin esamesi okunmuyor; bizimkiler tazminatı Mülkiyet Komisyonu'na havale ediyor... Madem, muhatap biz değildik, AKP hükümeti Louzidu'ya şu kadar tazminat ödemeyi niçin kabul etti, niçin ödeme yaptı? O zaman muhataptık, şimdi değil, öyle mi? Bu da yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal işi. AKP, aşağı tükürüyor; bakalım, kim tükürdüğünü yalayacak?
Dünya şu gerçeği görüyor, tahmin ediyor: İnsanlığı ve medeniyetleri öğüterek hakikatte "Haçlı ekseninde tek kültürlü ve tek inançlı despotizm"i dayatan bu "vahşi çark"ı, Türk milleti ters çevirebilir. Global çarka "milli çomaklar" sokarak, insanlığı "vahşi çarkın dişlileri"nden Türk milleti kurtarabilir, ona nefes aldırabilir.
Bütün hesaplar, "bu ihtimali ortadan kaldırma"ya yönelik...
İşte son dönem AB'ci, Amerikancı, BOP'çu ve IMF'ci iktidarlarla, milletimizin bu "temel karakter"ine içten ve dıştan darbeler indiriliyor; "bu ihtimali ortadan kaldırma"ya yönelik...
Böylesi bir millet, bugün "günübirlik maişet temini"nde çırpınıyor; bir lokma ekmeği dahi bulamıyor, zor buluyor. Başka gündem, başka ufuk, başka umut, başka proje, başka öngörü var mı?
Bu kara bahtı ortadan kaldıracak tek model vardır; BTP'nin Milli Ekonomi Modeli...
Ekonomistler, aydınlar, IMF'ciler dahil herkes, bu Milli Modeli gizli gizli okuyor, birçokları aralarında müzakere ediyor, hatta takdirlerini gizleyemiyorlar.
Lakin şimdilik hakkı teslim etmekte zorlanıyorlar; yukarı tükürsek bıyık, aşağı tükürsek sakal hesabı yapıyorlar. Sonunda hakkı teslim edecekler; çünkü başka çıkar yol yok. Modele göz atanların gözleri faltaşı gibi parlıyor, açılıyor. Görene... Köre ne?
* * *
Anadolu'ya yolu düşen AKP Milletvekillerinin ahvali perişan... Yukarı tükürseler bıyık, aşağı tükürseler sakal. Birçoğu aşağı tükürüyor tabii.
AKP Samsun vekili Musa Uzunkaya, geçen hafta işadamlarının "Bu ne hal böyle! Çarşamba ve Bafra ovasının sulama projeleri dahi 20-30 yıldan beri tamamlanmadı, kimsenin bir çivi çaktığı yok..." feveranına, "Ülkede 6 bin 300"ü aşkın başlanmış yatırım, yarım yamalak. Sadece bunları tamamlamak için 28 milyar dolara ihtiyaç var. Para nerede...? Yapacak bir şey yok" diye karşılık veriyor. Samsun'da bunu söyleyen Uzunkaya, acaba Başbakan'a, "Kayseri'de oda başkanlarının bataklık diye tartışmaya açtığı bir alanda bir tuşa basarak göstermelik 138 temel atacağınıza, şu yarım-yamalak hayati yatırımlara start versenize, IMF'li yıllardan beri stoplanmış, çarkları paslanmış fabrikaların çalıştırsanıza" demesi lazımdı herhalde. Sakal-bıyık arasında gitti-geldi; aşağıyı tercih etti.
* * *
AKP Tokat vekili Resul Tosun ise Tokat'tan Artvin'e oradan Antalya'ya dolanmış... İşsizlik konusunda tam bir şok yaşadı Tosun. AB'ci, Amerikancı, BOP'çu ve IMF'ci AKP'nin eridiğini bizzat gördü tabii. En çok "vatanın yabancılara ve azınlıklara satılması" konusunda tepki aldı; muhalefetin bu işleri abarttığını konuştu sağda solda. "Ne olacak yani, topu topu kişi başına 30 hektardan az arazi alabiliyorlar, daha fazlası Bakanlar Kurulu'nun iznine bağlı" diye izahlar getirdi kendince... Vatandaş yutmadı, yutmuyor artık. Tosun'a göre, vatanın 29'ar hektar, 29'ar hektar olarak yabancılara parsel parsel satılmasında beis yok. 29 hektar 29 hektar bir araya geldiğinde "Türkiye'nin tamamı" olduğunu, "vatanın tamamı"nın "29 hektar çarpı şu kadar yabancı" ettiğini biliyor tabii. Biliyor ama sakal-bıyık arasında gitti-geldi; aşağıyı tercih etti, devede kulak dedi.
* * *
ABD Başkanı George W. Bush "Irak'a savaş açarken öngörü yanlışlığı yaptık" demek zorunda kaldı. Irak için bunu diyen Bush, o saatlerde 11 Eylül sonrası işgal ettiği Afganistan'da, daha önce kendisine destek verdiği ve Başbakan Erdoğan'ın da bağdaş vaziyette kendisiyle poz verdiği Gülbettin Hikmetyar'ın taraftarlarının yoğun olduğu Veradeş köyünü yerle bir ediyor, sivil halk ahireti boyluyor.
İşgalci Bush, Irak için güya "pişkin pişmanlık" izhar ederken; Bush'un yalandan bahanelerle Irak'ı işgal ettiğini çok iyi bilen bizimkiler, "işgalcinin stratejik ortağı olmakla çok büyük yanlış yaptık dediler" mi? Tabanlarına, "Biz de Bush gibi yanlış yaptık" dediler mi AKP kurmayları?
Demediler, diyemezler; derlerse tüm politikalarının çivisi çıkar. Sakal-bıyık arasında gitti-geldiler; aşağıyı tercih ettiler.
* * *
Rum davacı Myra Xenides-Arestis'in, KKTC'de mal varlığı olduğu iddiasıyla AİHM'ye Türkiye aleyhinde yaptığı başvurunun kabul edilebilir olup olmadığına ilişkin dava 2 Eylül 2004 Perşembe günü konuşulacak. Sözkonusu yeni dava için, Türkiye'den yüklü miktarda tazminat alarak "olimpiyat meşalesi taşıyacak kadar şöhret kazanan Rum davacı Titiana Louzidu" nun davası emsal gösteriliyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, güya "tazminatlardan kurtulmak" için, "muhatap biz değiliz, KKTC'nin sahibi biz değiliz" diye savunma yapıyor. Muhatap, KKTC'deki Mülkiyet Komisyonu imiş...
Adamların "yüzde 65 AB'ye evet" çıkarttıkları KKTC'nin esamesi okunmuyor; bizimkiler tazminatı Mülkiyet Komisyonu'na havale ediyor... Madem, muhatap biz değildik, AKP hükümeti Louzidu'ya şu kadar tazminat ödemeyi niçin kabul etti, niçin ödeme yaptı? O zaman muhataptık, şimdi değil, öyle mi? Bu da yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal işi. AKP, aşağı tükürüyor; bakalım, kim tükürdüğünü yalayacak?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019