12 Haziran seçimleri hızla yaklaşırken meydanlar da ısınıyor. İktidarından muhalefetine partilerin genel başkanları toplanan halk kitlelerine konuşmalar yapıyorlar.Normal şartlar altında iktidar partisinin yetkilileri yapılan icraatlardan bahsedip bundan sonraki dönemlerde neler yapılacağını belirtmesi gerekiyor. Muhalefet partilerinin ise iktidar partisinin yaptığı yanlış icraatları ortaya koyup, alternatif olarak neler yapabileceğini açıklaması gerekiyor. Türkiye'de ise durum hiç de böyle olmuyor.Özellikle seçimler yaklaşırken hükümeti sanık sandalyesine oturtması ve hesap sorması gereken muhalefet, tam tersine öyle şeyler konuşuyor, öyle icraatlar ortaya koyuyor ki kendilerini sanık sandalyesine oturtup hükümete malzeme veriyorlar.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nden kopya çekerek açıkladığı projelerin kaynağı kendisine sorulunca "Benim adım Kemal ben bulurum" diyor. Başbakan da bu pası alıp gole çeviriveriyor.Yine Sayın Kılıçdaroğu, "A?" diyerek meydanlarda devamı tahmin edilebilen bir laf kullanıyor yine bu da Başbakan'ın ağzına sakız oluveriyor. Ondan sonra sanki ana muhalefet partisi CHP iktidar, AKP muhalefetmiş gibi bir tablo çıkıyor karşımıza?Aynı tabloyu MHP'de de görüyoruz. Ardı ardına çıkan kaset skandallarıyla çalkalanan MHP, AKP'ye durmadan malzeme vermekle meşgul. Kendi skandallarının hesabını vermekte zorlandığı için ÖSYM'deki skandalların peşine bir türlü düşemiyor.Her zaman ifade ediyoruz, AKP'nin en büyük şansı bugünkü CHP ve MHP gibi muhalefete sahip olmasıdır. CHP ve MHP'nin muhalefetsiz muhalefeti ya da danışıklı muhalefeti AKP'nin işini maalesef kolaylaştırıyor.Halbuki Meclis içindeki muhalefet gittikleri her ortamda AKP'nin 9 yıldır ortaya koyduğu yanlış icraatları masaya yatırsa, bunlar hakkında delilleriyle beraber halkı bilgilendirse, çok rahat bir şekilde iktidar koltuğuna otururlar ama görünen o ki CHP ve MHP'nin derdi iktidara gelmek değil. Belki de AKP'yi iktidarda, BDP'yi de Mecliste isteyen küresel iradeler, CHP ve MHP'nin muhalefette kalmasını istiyorlar. Yapacakları muhalefetin de sınırları çiziliyor: Görünüşte bir muhalefet ama halkı ayıktırmayacak cinsten, gerçekte el altından destek.AKP'nin, ABD'nin Irak işgalinde verdiği destek masaya yatırılabilir ve milyonlarca masum sivilin katledilmesinin ortağı olduğu delilleriyle ortaya konulabilir; AKP'nin BOP kapsamındaki İslam ülkelerinde çıkan isyanlara verdiği destek masaya yatırılabilir; İslam ülkelerine karşı Türkiye'ye kurulması planlanan füze kalkanının hesabı AKP'ye sorulabilir ama CHP ve MHP bunların hiçbirini yapmadı.Dinlerarası diyalog kapsamında ülkemizde dinde yapılan tahrifatlar, misyonerlere tanınan haklar, açılan kiliselerin hesabı sorulabilir ama CHP ve MHP bunları yapmadı.AKP'ye iktidara geldiğinde sıfır olan ama bugün Türkiye'nin her tarafına yayılan terörün hesabı sorulabilir ama CHP ve MHP bunu yapmadı.AKP döneminde Kıbrıs, Ermenistan, Barzani, Yunanistan, Patrikhane gibi konularda verilen tavizler masaya yatırılabilir ve AKP ciddi manada köşeye sıkıştırılabilir ama CHP ve MHP yine bunu yapmadı.Onlar iktidarın değirmenine su taşıdılar ve halkı bu konularda bilgi sahibi yapmadılar. Adeta AKP'nin icraatlarının üzerini örttüler.Meclise gerçek bir iktidar ya da gerçek bir muhalefet lazım? Görünen o ki bu irade 12 Haziran seçimlerinde Demokrat Parti çatısı altında giren Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosunda var. Milletimiz gerçekleri öğrenmek ve çözüme kavuşmak istiyorsa bu iradeye emaneti teslim etmelidir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025