Vatan sağ olsun. Başımız sağ olsun.Şühedâya rahmet, ailelerine sabırlar dilerken ne söyleyeceğimi, bilemez haldeyim!Daha Dağlıca'da toprağı vatanlaştırmak için can vermiş Yiğitlerimizi ebedî istirahatgâhlarına koymadan, Iğdır'da 14 Yiğidimiz daha toprağa düştü!Türkiye'nin her yerinde; yaylalardaki toprak evlerde de, şehirlerde gecekondularda da, apartman dairelerinde de yas var, şîvan var, Şehit var!"Vatan borcu, nâmûs borcu.." töresiyle kınalayıp Peygamber Ocağı'na, babadan ileri Komutan kucağına gönderilen Kınalı Kuzular, patır patır şehit olurken; Ankara'da birileri bir şeyler yapıyorlarmış gibi yapmaya devam ediyorlar!Cumhurbaşkanı; hâlâ siyasi parti genel başkanı gibi, muhalefet partilerinden, muhalif basından şikâyetçi! Şikâyeti de öyle bir yapıyor ki; AKP Gençlik Kolları Başkanıyken milletvekili edilmiş biri, taraftarları toplayıp, Parti Eş Genel Başkanı ve Eş Başbakan'ın işaret ettiği gazeteyi basıyor! Sadece basmakla da yetinmiyor; "1 Kasım'daki seçimden sonra ne çıkarsa çıksın seni başkan yaptıracağız!" diye höykürüyor!Ana-Muhalefet ve "Yavru Muhalefet" Uzun Adam ve Kısa Adam'dan önce birbirlerinden şikâyetçiler!Hepsi biliyor ki Türk Milleti, iki günde; Dağlıca'da 16, Iğdır'da 14 kere vurulmadı!Otuz kere; otuz Şehit, otuz ana, otuz baba, bir kaç kere otuz kardeş, otuz bacı, otuz eş, otuz yavuklu, otuz hısım, otuz akraba, otuz kere otuz komşu, otuz kere otuzlarca hemşeri olmak kaydıyla onlarca otuz kere vuruldu! Onlarca otuz kere canı yandı! Bu kadar can yangısıyla millet, infiâl eder!Müslüman-Türk bir vatandaş olarak, Devlet-i Ebed-Müddet diyen, eli kalemli bir Türk olarak, söylenen milletin söylentilerini dile getirmem lazım!Sayın Cumhurbaşkanı!Arzım, sözüm size!Bulunduğunuz ve meşrû yoldan çıktığınız makamdaki konumunuz itibarı ile şu anda milletin tek muhatabısınız! Öfkelerin de, kırgınlık-kızgınlıkların da, muhabbetin de tek hedefisiniz!Makamınız itibarı ile de, şu ân Baş Komutansınız!Sizin takmadığınız, seçimlerden önce meclis dışından atadığınız İçişleri Bakanı'nın tanımadığı; Siz ve İçişleri Bakanı tanımayınca milletin hadi hadi yok saydığı, deline deline kevgire dönmüş Anayasa gereği, Geçici Seçim Hükumeti var şu anda iş başında!Siz, istediğiniz zaman AKP Hükumetini de toplayıp Kabineye Başkanlık ediyordunuz, bu Geçici Hükumeti de toplayıp Başkanlık edebilirsiniz ki edin!Ve oluk oluk Mehmetçik kanı akıtılan bölgelerde, Devletin kurucusu, dolayısıyla doğal koruyucusu Türk Silahlı Kuvvetleri'ne tam yetki verin!Çocuklarımızı önce Allah'a sonra onlara emanet ettiğimiz Komutanlara yetki verin ki inisiyatif kullanabilsinler!Koltuklarını korumak için takla atmaya müsait atanmış bürokratların, kararsızlıkları yüzünden taktik hatalara mecbur kalmasınlar!Geçici Seçim Hükumeti'nde; Sizin ve Eski İçişleri Bakanı'nın tanımadığı, Milletin neye yaradığını anlayamadığı Anayasa Gereği Geçici Hükumet'te yer alan siyasallaşmış bölücü Kabine Mensuplarının verecekleri emre, uymamak suçunu işlemesinler!Çocuklarımız; öleceklerse de bî-hakkın çarpışarak, hâinleri gereğince itlâf ederek; mertçe, yiğitçe, Mücahidce, Türk'çe, kahramanca ölsünler!Biz de Şehitlerimize, Gâzilerimize, Kahramanlarımıza destanlar yazalım!Türk Milleti bilir ki; Kahramanı olmayan ve Devlet-Millet-Vatan-Bayrak uğruna ve Ezan dinmesin diye ölmeyen toplumlar millet olamazlar!Dünyanın en fazla kahramanı olan ve tarihin tanıklığında en fazla kahramanı can veren Türk Milletine bu aczi reva görmeyin!Bilerek-bilmeyerek kim, bu şartlardaki mücadelede Ordumuzun itibar kaybedeceğini zannediyorsa Vallahi yanılır!Türk Milleti; yedisinden-yetmişine, kadın-erkek, genç-ihtiyar, çoluk-çocuk Ordusunun yanında, arkasındadır!Sayın Cumhurbaşkanı!Size oy vermedim! Size oy vermeyeceğim ama sizin meşrû Cumhurbaşkanlığınıza da itirazım yok!Muhteşem Türk Atatürk'ün halefi olarak; taşların bağlandığı yerlerde Mehmetçiği başı-boş kuduz köpeklere karşı, elleri-kolları bağlı bırakmayın!Bu belâyı savdıktan sonra; 400 vekil istiyorsanız yine isteyin!İlla Başkanlık diyorsanız, yine deyin! Sandıkta millet ne diyorsa, o olsun! O başka...Sayın Cumhurbaşkanı!Makamlarınıza tekrar arz ederim ki; yaşanan nâ-hoş olaylarda milletin ezici çoğunluğunun öfkesinin de, kırgınlığının da muhatabı ve hâlâ umudunun da, oturduğunuz makam dolayısıyla Sizin olduğunuzu hatırlatmak, Devlet-i Ebed-Müddet zihniyetli Müslüman bir Türk'ün aslî görevidir. Yapmaya çalıştığım âcizâne budur!Yüksek Makamlarınıza arz ederim Efendim!"OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm... Selâm, sevgi, duâ..
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017