Ülkemizde yapılan seçimlerde milli iradenin hür bir şekilde karar verebileceği demokratik bir seçim ortamı yok maalesef… Gücü elinde bulunduranlar ya da ülkemiz üzerinde farklı hesapları olanlar, kendi çıkarları ne ise ona göre seçimleri manipüle etmeye çalışıyorlar.
Özellikle seçimlere az bir zaman kala müthiş bir algı operasyonu yapılıyor.
Bu seçimlerde de sanki seçime giren başka partiler yok da sadece iki ittifak giriyormuş gibi bir algı yönetimi var. AKP ve MHP'nin oluşturduğu Cumhur ittifakı, CHP ve İyi Parti'nin oluşturduğu Millet ittifakı…
Millet, açlıktan, yoksulluktan, işsizlikten, pahalılıktan, borçlardan, faizlerden, hacizlerden, icralardan ve daha birçok şeyden şikayetçi… İktidara oy vermiş olanlar da şikayetçi, muhalefete oy verenler de… İktidardan çözüm üretemediği için şikayetçiler, muhalefetten ise doğru dürüst bir muhalefet yapmadığı için…
İktidarıyla, muhalefetiyle çözümsüzlük üzerine kurulu bir statüko var. İktidar hiçbir çözüm üretememesine rağmen koltuğa çakılı kalmak istiyor, muhalefet ise iktidara alternatif olma derdinde değil, ısrarla muhalefette kalmak istiyor. Türkiye'deki siyaset mevcut haliyle tam bir kısırdöngü içinde…
Başlıkta da ifade ettiğimiz gibi, iktidar batırdı, muhalefet bıktırdı. Mevcut statükonun korunması durumunda ülkemizi ve milletimizi çok büyük tehlikeler bekliyor.
Siyaset tablosu aynı tas aynı hamam devam ederse, ülkenin ve milletin şu anki pozisyonu asla aynı kalmayacak, daha da kötüye gidecek.
Küresel odakların mevcut statükonun devamından yana olmalarının asıl nedeni de bu…
Çünkü bu durumda daha hızlı bir şekilde işgal amaçlarına ulaşabilecekler.
Basın ve medya da kullanılarak yapılan algı operasyonunda, millet bu iki ittifaktan birine yönlendiriliyor.
Cumhur ittifakı, "Bakın bize oy vermezseniz CHP işbaşına gelir, onlar da size hiçbir şey yapmaz, üstelik bunlar PKK ve FETÖ ile de ittifak halinde" şeklinde propaganda yaparak AKP'den bıkan AKP'li seçmeni tutmaya çalışıyor.
Millet ittifakı ise, "Bakın biz kazandık kazanacağız, oyları bölmeyelim, AKP'den bazı belediyeleri geri almaya çalışalım, mevcutları da AKP'ye kaptırmayalım" söylemini kullanıyorlar.
Halbuki patır patır dökülüyorlar. Dimyada pirince giderlerken, eldeki bulgurdan da olacaklar.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Selim Kotil'in ifade ettiği gibi, iktidar da ana muhalefet de oyları bölmeyelim diye diye ülkeyi bölünme noktasına getirdiler.
CHP'nin geçen genel seçimlerde, doğru kişilerle, doğru bir muhalefet yapması bu şekilde iktidara gelmesi, yerel seçimlerde ise İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirleri alabilmesi mümkündü ama bütün bunları elinin tersiyle itti. Çünkü küresel bir el, AKP'nin iktidarda, CHP'nin ise muhalefette kalmasını istedi.
Hatırlayalım, geçen yerel seçimlerde, CHP'nin Ankara ve İstanbul adayları bu illeri çok rahatlıkla alabilecekken, yolsuzluk iddialarına rağmen sandıklara asla sahip çıkmadılar. Ankara ve İstanbul AKP'de kaldı.
Zaten Ankara ve İstanbul'un AKP'den farklı bir partiye geçmesi demek, Türkiye'de ilk genel seçimlerde iktidarın değişmesi demek; işte bu sonuç istenmedi.
Yanlış anlamayın, AKP bunu istemedi doğru ama CHP yönetimi de istemedi.
Çünkü bu iki iradeyi de koordine eden aynı el bunu istemedi. Kendilerine verilen vazife buydu, biri iktidarda kalmalıydı, diğeri ana muhalefette…
Bu seçimlerde seçmen, "Artık bir şeylerin değişmesi lazım" diyor. AKP'nin, iktidarda bugüne kadar ortaya koyduğundan daha farklı bir şey yapabileceğine inanmıyor. "Çözüm sahibi bir iktidar gelmeli" diyor.
Bu iktidar alternatifi olarak, muhalefet dahi yapamayan CHP'yi görmüyor.
Bunu fark eden odaklar, manipülasyonlarla seçmeni zorla ya AKP'ye, ya CHP'ye, ya da en kötü ihtimal tepki olarak oy vermemeye itekliyor. Seçmen, eğer AKP ve CHP'ye oy vermeyecekse, statükonun devamı için oy kullanmaması gerekiyor; proje bu…
Seçmen iktidarın değişmesi konusunda hem fikir mi? Evet, eğer değişmezse dolar fırlayacak, faizler artacak, ekonomik kriz ekonomik çöküşe dönecek, ülke tamamen batacak. Seçmen muhalefetin değişmesinde hem fikir mi? Evet, MHP nasıl AKP'nin koltuk değnekliğini yapıyorsa, CHP de AKP'nin sanki karşısındaymış gibi durarak, ama muhafelet etmeyerek, iktidar alternatifi olmayarak koltuk değnekliği yapıyor.
Bütün bunlar alt alta toplandığında seçmenin gerek iktidar, gerekse muhalefet alternatifi olarak gördüğü tek bir siyasi hareket var; Prof. Dr. Haydar Baş'ın genel başkanı olduğu Bağımsız Türkiye Partisi…
Prof. Dr. Baş'ın Rusya ve Çin'de uygulanan Milli Ekonomi Modeli; Sosyal Devlet Milli Devlet tezi, Hoş Geldin Atatürk eseri, Ehl-i Beyt duruşu göz kamaştırıyor.
BTP'nin İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Karamanmaraş, Trabzon başta olmak üzere gösterdiği belediye başkan adayları göz kamaştırıyor. BTP'nin 81 ilin tamamında tüm ilçe ve beldelerde seçime giren tek parti olması göz kamaştırıyor. BTP Genel Başkanı'nın, adaylarının sosyal medyada hayranlıkla takip edilmesi göz kamaştırıyor.
İktidarıyla muhalefetiyle BTP'ye olan bu yönelişten rahatsız olan statükocular, eninde sonunda korktuklarıyla yüzleşmek zorunda kalacaklar.
İktidarın da ana muhalefetinde bugün tek alternatifi BTP; BTP'nin ise asla alternatifi yok.
Bu seçimin sürprizi BTP olacak.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Prof. Dr. Haydar Baş’ı tanımak sorumluluk gerektirir / 16.04.2025
- 'O'nun yetiştirdikleri bu vatanın garantörleri, bu milletin yılmaz savunucularıdır' / 14.04.2025
- Birlik ve beraberliğe adanmış bir ömür / 12.04.2025
- Öcalan açılımı, terörsüz Türkiye’ye götürür mü? / 10.04.2025
- Siyasette 3. yol tek seçenek / 09.04.2025
- Milli Ekonomi Modeli’ne artık duyarsız kalabilir miyiz? / 08.04.2025
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- 'O'nun yetiştirdikleri bu vatanın garantörleri, bu milletin yılmaz savunucularıdır' / 14.04.2025
- Birlik ve beraberliğe adanmış bir ömür / 12.04.2025
- Öcalan açılımı, terörsüz Türkiye’ye götürür mü? / 10.04.2025
- Siyasette 3. yol tek seçenek / 09.04.2025
- Milli Ekonomi Modeli’ne artık duyarsız kalabilir miyiz? / 08.04.2025
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025