Ekonomik çöküşte mızrak çuvala sığmıyor. Başbakan R. T. Erdoğan'ın kamu gücünü ve kamu imkanlarını kullanarak yaptığı tüm "ulusal şartlandırmalar"a, AKP kabinesinin ve besleme medyanın olanca pembe tablolarına rağmen mızrak çuvala sığmıyor. Bilakis, işsizlik, açlık ve yoksulluk, acil ve öncelikli bir "milli güvenlik" tehdidi konumuna oturmuştur. Eski adı DİE, yeni adıyla TÜİK, yani Türkiye İstatistik Kurumu'nun gizleme çabaların rağmen, milletimizin açlık ve sefaleti gizlenemiyor.TÜİK'in "sefaleti gizleme çabası" diyorum; çünkü TÜİK, 4 kişilik hanenin aylık açlık sınırını 182 milyon lira, yoksulluk sınırını ise 429 milyon lira olarak belirliyor. Bu çıtaya göre ülkedeki aç ve yoksulların istatistiğini sunuyor. Neymiş efendim; TÜİK'e göre, Türkiye genelinde 909 bin kişi açlık sınırının, 18 milyon kişi ise yoksulluk sınırının altındaymış. Yalancının? (Başbakan Erdoğan'ın "üç nokta"sından). Şu hesaba bakın Allah aşkına; bu doküman, AKP'nin "sefalet sicili"ni "matematiğe yalan söyleterek gizlemek" değil de nedir? Ülkemizde, 4 kişilik hanenin aylık açlık sınırını 182 milyon lira, öyle mi? TÜİK, bu insanların nerede yaşadığını göz önüne alıyor; sokakta mı? Köprü altı ve sokak çocuklarının açlık sınırı bu 182 milyon.Köprü altında bir çocuk, günde "bir simit bir çay"a talim etse, harcaması 182 milyonu aşar. Dolayısıyla bu rakam, "köprü altındaki" 4 kişilik hanenin açlık sınırı dahi değil; bu, ölüm sınırı, ölüm.4 yıla yaklaşan iktidarı döneminde Türk milletinin hayrına bir adım atmayarak kendini bitiren bir AKP'yi hala koltukta tutmak için, insaf ve iz'an sınırları bu kadar zorlanamaz, kamu gücü bu kadar istismar edilemez.Gerçek şu; TÜİK'in 182 milyonu değil, "429 milyon lira olarak belirttiği aylık yoksulluk sınırı", realitede "açlık sınırı"dır. Bu sınırın altında yaşayanların sayısı ise 18 milyonu geçmektedir. Yani, ülkemizde açlık sınırının altında yaşayanların sayısı 18 milyonu aşmaktadır.4 kişilik bir aile, 429 milyon lira ile ne yapabilir Allah aşkına!?Bu hane halkı, "kiralık bir evde" değil de, köprü altında yaşasa bile yine 420 milyon ile yine açlık sınırında debelenir. Birçok ilde bu kira fiyatların rastlamak mümkün değil ama, düşünün bu 4 kişilik aile, bir de 200-250 milyonluk kiralık bir evde yaşıyorsa; TÜİK'in belirlediği 420 milyonluk rakam, "açlık sınırı" değil, yine "ölüm sınırı" demektir.Realite şudur; IMF güdümlü önceki koalisyon ve IMF bağımlısı AKP iktidarları sürecinde çökertilen Türk ekonomisinde, 18 milyon insanımız açlık sınırının altında, 50 milyon insanımız ise yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edilmektedir. Eski tabirle "orta direk" çökmüştür; o çökmüş alanda 65-70 milyonluk aç ve yoksul "köleler" vardır. Geriye kalan 3-4 milyonluk kesim ise faiz, rant ve devlet ihalesiyle beslenen kaymak tabakadır, dabbetül arz jipli veya 2 sene sonrasına sipariş kapatan Ferrari binekli gruptur.TÜİK ne yaparsa yapsın, AKP hangi kamu gücünü ve imkânını kullanırsa kullansın, hiç kimse mızrağı çuvala sığdıramaz. Matematiğe yalan söyletseler de hiç kimse, açlığı "yalan" ile bastıramaz, yoksulluğu gizleyemez. Dolayısıyla bu böyle gitmez; gitmeyeceği açıktır.Çare yok mudur? Türkiye çaresiz midir?Hayır? Bilakis çare ve çözüm vardır.BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli, başta Türkiye'nin olmak üzere, geri kalmış veya gelişmekte olan tüm dünya ülkelerine çözümler sunmaktadır. 26-27 Kasım 2005'te yüzü aşkın uluslar arası bilim adamı ve ekonomist, bunu haykırdı İstanbul'da. Tüketim yanlısı bir analizle Milli Ekonomi Modeli ortaya konmuştur.Para ise para, kaynak ise kaynak, üretim ise üretim, talep ise talep; hepsinin yolu yordamı gösterilmiştir. Enflasyona, deflasyona, stagflasyona, faiz batağına teşhisler konmuş, çare ve tedaviler gösterilmiştir. Formüller, reel çözümler ve somut projeler sunulmuştur.60-65 milyon vatan evladı açlık ve yoksulluk sınırı altında çırpınırken; gün gibi aydınlık bir Milli Ekonomi Modeli'ni görmezlikten gelerek ve kulak ardı ederek pişkin pişkin "muhalefet eleştirmekten başka ne yapıyor, önümüze çözüm mu sunuyor" demek, gaflet mi, dalalet mi yoksa başka bir şey mi? Adını siz koyun, takdir size ait? İşte bu koyduğunuz ad, AKP'nin gerçek adıdır.İnternet Haber'in "Prestij Dergi Güncel Anket"indeki "Yarın seçim olsa, kimi başbakan olarak görmek isterdiniz?" soruya, milletimizin yüzde 24.2'lik kesimi, Başbakanların, cumhurbaşkanların ve bakanlık yapmış 35'e yakın üst düzey insanların arasından "Haydar Baş"ı işaretleyip ilk sıraya oturtuyorsa; bu, kendisinin "çözüm adamı" oluşundan ve "devlet adamlığı kumaşı"ndan kaynaklanıyor.Türk ekonomisini IMF'nin aklıyla batağa sürükleyen AKP kurmayları ve önceki koalisyon grupları, onların beslemesi medya ve yüzde 24.2'lik kesim değil topyekün Türk Milleti, artık bu "gerçek çözüm adresi"ni ikrar ve itiraf etmek durumundadırlar? Gemi karaya bindi; başka da Türkiye yok çünkü. Bu "milli adres"in üstünü örtmek için "papaz ölüsünden medet umacak" kadar pervasızlaşan bir kamu ve medya gücünün milletin yanında, milletin açlık ve yoksulluğunun derdinde olduğunu düşünmek abesle iştigaldir. O halde tek "çözüm adresi" kalmıştır; Prof. Dr. Baş ve Milli Ekonomi Modeli merkezinde yükselen Bağımsız Türkiye Partisi? Hodri meydan; başka çözüm da var diyebilen beri gelsin! Keşke başka çözümü olanlar da olsa?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019