Neyi alkışlıyor komutanlar? Arifiye'de harp sanayisi ile ilgili bir teslim töreni var.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı alkışlayan askerlere, Kılıçdaroğlu adeta ateş püskürdü.
Yeni Akit gazetesi benim yazılarımı her ne kadar angajmanlı bulsa da, gazeteci sadece bildiğini ve doğru bilgiye dayalı olanı yazmakla mükelleftir.
Kaldı ki, bizim yaptığımız muhabirlik de değildir, yoruma dayalı yazarlıktır.
Neyse burasını geçelim…
İyi veya kötü, geçmişten dünya kadar dayak yiyerek, yüzümüz gözümüz şişerek ders aldığımız için, şimdilerde çok geç kalınsa da kendi silahlarımızı yapıyoruz.
Burada bir gariplik yok.
Burada sakıncalı bir durum da yok.
Askerlerin sadece kendilerini ilgilendiren kısmı alkışlamalarında ne sakınca olabilir?
Türk askeri bunu alkışlamayacak da, neyi alkışlayacak?
Burada bu silahları üretenler, bizim evlatlarımız, bizim Türk mühendislerimiz.
Meseleyi o alkışladı, bu alkışladı şeklinde magazine kurban edersek, bu çocukların moralleri ve gelecekte üretecekleri yeni nesil silahlara dair duyacakları heyecanı dinamitlemiş olmaz mısın Sn. Kılıçdaroğlu!
Tabi ki güzel olanı milletçe hepimiz alkışlayacağız.
Komutan da alkışlayacak, Türk milleti de…
Ama neyi alkışlamış oluyorlar, onlar bunun gayet farkında.
Türk mühendislerinin fırsat verildiğinde ve imkân sağlandığında neleri başarabileceklerine dair gördükleri ışığı alkışlıyorlar.
Burada alkışlanan bir siyasetçi falan değildir.
Ancak ve fakat; askerlerin bir muhalefet partisi eleştirisine sehven de olsa alkış tutması, elbette ki pek alışık olmadığımız bir durum olmuştur ve şık da olmamıştır.
Keşke en başta Sn. Cumhurbaşkanımız, askerlerin de bulunduğu bir ortamda ve siyasetle ilgisiz bir konuda durduk yere muhalefete çatmasaydı.
Aslında bu açıdan bakıldığında, 40 bin yıllık bilinen geçmiş tarihi bulunan Türk milletinin elde ettiği bunca birikim ve deneyimden sonra ortaya çıkan bu tablo, oldukça seviye düşürücü olarak tarihe not düşmüştür.
Yani özetleyecek olursak, Sn. Cumhurbaşkanımız bu tip önemli ve çok özel ortamlarda siyaset yapmak veya muhalefeti eleştirmek yerine, tüm ülkeyi kucaklayacak bir söylem dili geliştirmelidir.
Böyle yaparsa o zaman herkes alkışlar, sadece askerler değil!
Muhalefete gelince, aslında ortada bir muhalefet de yoktur.
Yer ile yeksan bir ekonomi söz konusu ve sizin bu tabloyu değiştirmeye dair tek bir cümleniz yok.
İngiltere'den para bulmuşlar da falan filan!
Mesela iktidar asgari ücreti 8.500 TL yaptı.
Olmaz bu, en az 10 bin TL olmalı dediniz mi?
İktidar emekli maaşını 5.500 TL yaptı, (Alt seviye) "bu olmaz en az 10 bin TL olmalı, çünkü açlık sınırı 9 bin TL olmuş" dediniz mi?
Varsa yoksa, hak-hukuk-adalet…
Sevsinler sizin o dediklerinizi.
Biz partizan değiliz.
Her şeyi çok net ve tarafsız olarak resmediyoruz.
Bugünkü muhalefet, Cumhuriyet tarihinin en kötü muhalefetidir.
İktidarı 20 yıl boyunca ayakta tutan, bizzat CHP'nin kendisidir. Askerlerin alkışlarıyla iktidar olmadılar ve orada durmadılar. Sizin vahim hatalarınız sebebiyle oradalar.
Ve son sözüm şudur: CHP tabanı Atatürkçüdür. Cumhuriyet değerlerine bağlıdır.
Bu temiz ve sağlam tabanın en büyük kamburu, bugünkü Genel Başkan Sn. Kılıçdaroğlu'dur.
Eğer iktidar çok kötü ise, sen iyi olacaksın.
Helallikten sıkça bahseden Sn. Kılıçdaroğlu'na hatırlatırım. İki kez ittifakta anlaştığın BTP'yi son anda neden yok saydın?
Kimden veya kimlerden telefon aldın?
Neden çekindin?
6'lı Masa'nın en büyüğü olan sen, kimlerden çekiniyorsun ki, bir kere daha BTP'yi yok saydın?
"Delikanlı ol" diyorsun ya Sn. Erdoğan'a.
Sen de delikanlı ol ve bunların yanıtını ver!
- TÜRK milletine ters kelepçe! / 01.04.2025
- Türkler Ehl-i Beyt ile akrabadır / 31.03.2025
- Türk’ler Ehl-i Beyt İslam’ını kabul etmiştir / 30.03.2025
- İktidar çok tehlikeli oynuyor! / 26.03.2025
- Suriye için tek çözüm: Atatürk modeli / 25.03.2025
- Ne ekersen onu biçersin! / 24.03.2025
- Muhalefete tarihi görev: TEK ÇATI altında birleşin / 23.03.2025
- Türkiye’de sadece TÜRK’ler vardır! / 19.03.2025
- Ebu Suud’un Alevi katliamı fetvası / 18.03.2025