Her ne kadar AKP lideri Tayyip Erdoğan, Irak meselesine dini ve bölgesel açıdan bakmadığını açıkladıysa da, kendisine oy veren insanlar Erdoğan gibi değiller.
70 milyon Türk Milletinin arasına karıştığınız zaman, cümlesinin Irak konusuna evrensel perspektiflerin yanısıra 'dini açıdan da baktıkları'nı gözlemlersiniz. Açıkçası millet, Irak operasyonunun maddi kayıpları kadar 'manevi vebali'ni de hesap ediyor; ülkemizdeki kimi Amerikancılar kadar cüretkar değiller.
AKP kurmaylarının, ifade ettikleri üzere 'Irak meselesine evrensel perspektiften veya milli menfaatlerimiz açısından baktıkları' da söylenemez. Olayların akışı ve yaşanan somut gelişmeler, konuya maalesef 'Amerikan perspektifi'nden ve bu arada 'üç-beş dolarlık pirim' perspektifinden bakıldığını göstermektedir. İşin vahim tarafı ise, bir yandan da Ankara'nın bu kabil 'politik entrikalarının faturaları'nın, el altından 'sadece askere çıkartılması' için çalışmaların sürdürülmesidir.
AKP kurmaylarının Irak meselesine evrensel perspektiften veya milli menfaatlerimiz açısından baktıkları nasıl söylenebilir!?
Almanya, Fransa ve Rusya bile 'meşruiyet zemini için BM kararı'nda diretirken, işin başında BM kararını sayıklayan Ankara, -artık kendisine ne tür bir Amerikan rüyası gösterildi ise- BM kararını beklemeden alelacele 'Amerikan tezkeresi'ne Meclis'ten onay çıkardı.
Dahası, Almanya, Fransa ve Belçika, denetçilerin ikinci raporu ve BM kararı açıklanmadan, NATO'nun Türkiye'nin korunma talebine onay vermesinin 'gayr-ı meşru bir savaşa onay vermesi' anlamına geleceği düşüncesiyle, NATO geleneklerini altüst ediyor. NATO'nun en büyük gücü Türkiye'ye hayır demekte diretiyorlar.
Bütün bu olup bitenler karşısında Ankara'nın siyaset esnafı, millete çaktırmadan Meclis'ten 'ikinci ve üçüncü Amerikan tezkeresi'ni nasıl geçiririz, diye hesap kitap yapmakla meşguller.
Bu mu evrensel perspektif, bu mu milli menfaat perspektifi?
Irak meselesinde bu ana kadar Ankara'nın hiçbir makul perspektifi yok...
Bu bağlamda milletin, maddi kayıpları kadar 'işin manevi vebali'ni inceden inceye hesap etmesi kadar haklı ve doğru bir iş olabilir mi?
Bazıları, ahireti doların yeline verse de, bu millet ahiretini kaybetmek istemiyor. Millet, Allah'ın has kulları olamaya devam edelim, diyor.
Millet, köklü inancı sebebiyle Iraklıları 'Müslüman kardeş' olarak görüyor. Hatta 'silahsızlanma konusu'nda bile Amerika'dan daha masum ve daha temiz olarak görüyor. Dolayısıyla Amerika'nın dümen suyunda nahak yere onların öldürülmesine gönlü razı olmuyor; Allah'tan korkuyor. Kısacası millet, Allah ile karşı karşıya gelmek istemiyor. Allah ile karşı karşıya gelmekten ise Amerika ile karşı karşıya gelmeyi tercih ediyor.
Bayramlaşma kulislerinde işte bunlar konuşuldu, konuşulmaya devam edecek.
Argümanlar, güçlü ve sağlam çünkü...
Bu süreç ve bayramlaşma kulislerinde, Hucurat Suresi'nin 9.-10. ayet-i kerimelerinin yanısıra iki kavram çokça kulağıma takıldı; Allah'ın kulları ve doların kulları. 'Doların kulları' kavramı, kıyamet hadislerindeki "abd'u-ed derahim" şeklindeki nebevi kavramı çağrıştırıyor.
Dün, Kur'an-ı Kerim'in 515. sayfasındaki Hucurat Suresi'nin sözkonusu ayetlerini birkaç kez okudum. Dilerseniz, siz de birkaç kez okuyuverin. Milletin Irak konusundaki 'maddi kayıplar'ın yanısıra 'manevi vebali' de hesap etmelerinde ne kadar haklı olduğunu fark edersiniz.
Bu arada Allah'ın kulları ve doların kullarının kimler olduğunu da fark edersiniz şüphesiz.
Ankara'nın yeni Amerikancı esnafı, keşke bu 'manevi perspektifi' de bir kez okusa, diye de içimden geçirdim. Sahi, seçim sathında kendilerini alkışlayan, Amerikancı çizgi üzere kışkışlayan 'şol sarıklı ve sarıksız hocaları' da mı 'basiret zaafiyeti' içinde, diye düşünmedim değil...
İş işten geçmeden Allah ayıktırır inşaallah.
70 milyon Türk Milletinin arasına karıştığınız zaman, cümlesinin Irak konusuna evrensel perspektiflerin yanısıra 'dini açıdan da baktıkları'nı gözlemlersiniz. Açıkçası millet, Irak operasyonunun maddi kayıpları kadar 'manevi vebali'ni de hesap ediyor; ülkemizdeki kimi Amerikancılar kadar cüretkar değiller.
AKP kurmaylarının, ifade ettikleri üzere 'Irak meselesine evrensel perspektiften veya milli menfaatlerimiz açısından baktıkları' da söylenemez. Olayların akışı ve yaşanan somut gelişmeler, konuya maalesef 'Amerikan perspektifi'nden ve bu arada 'üç-beş dolarlık pirim' perspektifinden bakıldığını göstermektedir. İşin vahim tarafı ise, bir yandan da Ankara'nın bu kabil 'politik entrikalarının faturaları'nın, el altından 'sadece askere çıkartılması' için çalışmaların sürdürülmesidir.
AKP kurmaylarının Irak meselesine evrensel perspektiften veya milli menfaatlerimiz açısından baktıkları nasıl söylenebilir!?
Almanya, Fransa ve Rusya bile 'meşruiyet zemini için BM kararı'nda diretirken, işin başında BM kararını sayıklayan Ankara, -artık kendisine ne tür bir Amerikan rüyası gösterildi ise- BM kararını beklemeden alelacele 'Amerikan tezkeresi'ne Meclis'ten onay çıkardı.
Dahası, Almanya, Fransa ve Belçika, denetçilerin ikinci raporu ve BM kararı açıklanmadan, NATO'nun Türkiye'nin korunma talebine onay vermesinin 'gayr-ı meşru bir savaşa onay vermesi' anlamına geleceği düşüncesiyle, NATO geleneklerini altüst ediyor. NATO'nun en büyük gücü Türkiye'ye hayır demekte diretiyorlar.
Bütün bu olup bitenler karşısında Ankara'nın siyaset esnafı, millete çaktırmadan Meclis'ten 'ikinci ve üçüncü Amerikan tezkeresi'ni nasıl geçiririz, diye hesap kitap yapmakla meşguller.
Bu mu evrensel perspektif, bu mu milli menfaat perspektifi?
Irak meselesinde bu ana kadar Ankara'nın hiçbir makul perspektifi yok...
Bu bağlamda milletin, maddi kayıpları kadar 'işin manevi vebali'ni inceden inceye hesap etmesi kadar haklı ve doğru bir iş olabilir mi?
Bazıları, ahireti doların yeline verse de, bu millet ahiretini kaybetmek istemiyor. Millet, Allah'ın has kulları olamaya devam edelim, diyor.
Millet, köklü inancı sebebiyle Iraklıları 'Müslüman kardeş' olarak görüyor. Hatta 'silahsızlanma konusu'nda bile Amerika'dan daha masum ve daha temiz olarak görüyor. Dolayısıyla Amerika'nın dümen suyunda nahak yere onların öldürülmesine gönlü razı olmuyor; Allah'tan korkuyor. Kısacası millet, Allah ile karşı karşıya gelmek istemiyor. Allah ile karşı karşıya gelmekten ise Amerika ile karşı karşıya gelmeyi tercih ediyor.
Bayramlaşma kulislerinde işte bunlar konuşuldu, konuşulmaya devam edecek.
Argümanlar, güçlü ve sağlam çünkü...
Bu süreç ve bayramlaşma kulislerinde, Hucurat Suresi'nin 9.-10. ayet-i kerimelerinin yanısıra iki kavram çokça kulağıma takıldı; Allah'ın kulları ve doların kulları. 'Doların kulları' kavramı, kıyamet hadislerindeki "abd'u-ed derahim" şeklindeki nebevi kavramı çağrıştırıyor.
Dün, Kur'an-ı Kerim'in 515. sayfasındaki Hucurat Suresi'nin sözkonusu ayetlerini birkaç kez okudum. Dilerseniz, siz de birkaç kez okuyuverin. Milletin Irak konusundaki 'maddi kayıplar'ın yanısıra 'manevi vebali' de hesap etmelerinde ne kadar haklı olduğunu fark edersiniz.
Bu arada Allah'ın kulları ve doların kullarının kimler olduğunu da fark edersiniz şüphesiz.
Ankara'nın yeni Amerikancı esnafı, keşke bu 'manevi perspektifi' de bir kez okusa, diye de içimden geçirdim. Sahi, seçim sathında kendilerini alkışlayan, Amerikancı çizgi üzere kışkışlayan 'şol sarıklı ve sarıksız hocaları' da mı 'basiret zaafiyeti' içinde, diye düşünmedim değil...
İş işten geçmeden Allah ayıktırır inşaallah.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019