Türk milleti 2018 bütçesinden vergi ve zam dışında hiçbir şey beklemesin? Bütçe müflis tüccar bütçesi!
Gelir olarak öngörülen 698.8 milyar TL'nin 599.4 milyar TL'si vatandaştan alınacak vergi? Kalan kısım ise elde-avuçta kalan son vatan parçası ve işletmelerin satışından elde edilecek gelir.
Daha baştan, kağıt üstünde 65 milyar TL açık var.
72 milyar da faiz ödemesi.
Bu liberal-kapitalist-faizci ekonomi anlayıştan bundan gayrı bir netice çıkmaz.
Başka bir netice bekleyen ya ahmaktır, ya çok cahil yahut da millet, devlet ve Cumhuriyet düşmanı?
Gazi M. Kemal Atatürk, siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, iktisadi zaferlerle taçlandırılmaz ise, payidar olmazlar, sönerler, diyor (17 Şubat 1923, İzmir I. Milli İktisad Kongresi, Açılış konuşması).
Bu bağlamda BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2005 yılında dünyanın önüne koyduğu ve BRICS ülkeleri başta olmak üzere 4 milyar nüfusun uygulayıp ekonomilerini şahlandırdıkları Milli Ekonomi Modeli, millet, devlet ve Cumhuriyetimizin ilelebet payidar olmasının teminatıdır.
Cumhuriyet demek, milletin iradesi demektir.
Millet iradesinin ekonomideki adı ise Milli paradır.
Milletin iradesinin ekonomide tecelli etmesi ise, Prof. Dr. Baş'ın iktisat literatürüne kazandırdığı Milli paradır. Milli para ekonomide bağımsızlık bayrağıdır.
Prof. Dr. Baş, Milli parayı, devlet ve milletin bir yıllık emek, üretim, hizmet, GSMH ve kaynaklarının karşılığında, devletin bağımsızlık hakkı-senyorajı kullanarak kendi parasını basıp piyasada devreye koyduğu para, olarak tarif eder. Milli paranın formülünü ve iktisadi şartlara göre piyasada bulunması gereken oranların matematiğini ortaya koyar Prof. Dr. Baş.
İktisat tarihinde milli para formülü bir devrimdir, kapitalizmin tarihe gömülmesidir. 2005'ten bu yana 4 milyarlık Yeni Dünya bu modele dönmüştür.
Liberal-kapitalizmin kaleleri ve Amerika'nın kâğıttan imparatorluğu ise deprem geçiriyor.
Türk siyaseti ise "milli para tiyatrosu" oynayarak milleti avutuyor, devleti batırıyor, Cumhuriyeti bitiriyor.
Türkiye gibi liberal-kapitalizmine kuyruk olmuş, İngiliz-Amerikan emperyalizminin peşine takılmış ekonomiler, milletlerinin sırtından topladıkları vergilerle ve vatan topraklarını karşılıksız banknotlara satarak küresel para baronlarını semirtiyorlar.
AKP, CHP, MHP ve diğer diğerleri, iyisi-kötüsü hepsi bu anlayışta!
Kasaya konan ABD doları ve hard currency karşılığında basılan TL ise milli para değil, tercüme paradır. Amerikan uşağı olmuş paradır. TL'nin bugünkü vaziyeti budur.
Prof. Dr. Baş, tek kuruş milli paramız yoktur, diyor.
Tek kuruş Milli paramız olmadığı için 950 milyar Doları aşkın borç yükümüz var. Tek kuruş Milli paramız olmadığı için, 2017'de 65 milyar TL faiz ödedik, 2018'de ise 72 milyar TL faiz ödüyoruz.
Tek kuruş milli paramız olmadığı için, hükümet, anası ağlamış milletin sırtına 599.4 milyar TL vergi salacak.
Sonunda yüzümüz gülecek mi? Hayır? Amerika'ya eşekliğimiz, para baronlarına uşaklığımız yanımıza kâr kalacak!
Sadece ödediğimiz 72 milyar TL faiz, dört tane bakanlığın ödeneğinin toplamı? Bütçedeki faiz yükü, dört bakanlığı devre dışı bırakıyor!
Sağlık Bakanlığı 34.4 milyar TL, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 26.6 milyar TL, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 21.7 milyar TL, Ulaştırma ve Denizcilik Bakanlığı 14.9 milyar TL? Bu kadar bakanlığın ödeneklerinin toplamı yıllık faize gidiyor.
65 milyar TL bütçe açığı var, 7 milyar TL de köprü-otoyol zarar parası ödeyeceğiz... Bunları da toplayınca 4 bakanlığın daha bütçesi sıfırlanmış oluyor 2018 bütçesinde.
Faize, bütçe açığına ve zarar ödemesine gidiyor en az 8 bakanlığın bütçesi? 8 bakanlığın bütçesi uçmuş.
Ortada bakanlık kalmıyor!
Hangi bakanlık, sıfır bütçe ile, millete, nasıl hizmet edecek!
Böyle batmış bir ekonomi Cumhuriyet'i koruyabilir mi? Böyle kapitalist-liberal-faizci bir ekonomi anlayışı ve delik-deşik bir bütçe Türk milletine huzur, refah, sosyal adalet, onurlu hayat temin edebilir mi? Edemez? Hayır, eder diyen ya yalancıdır yahut Deccal!
Bu kısır döngüyü ve müflis anlayışı, zenginliğe, onurlu yaşama, hayra ve berekete çevirmenin yegane adresidir Milli Ekonomi Modeli, Prof. Dr. Haydar Baş ve Bağımsız Türkiye Partisi.
Gelir olarak öngörülen 698.8 milyar TL'nin 599.4 milyar TL'si vatandaştan alınacak vergi? Kalan kısım ise elde-avuçta kalan son vatan parçası ve işletmelerin satışından elde edilecek gelir.
Daha baştan, kağıt üstünde 65 milyar TL açık var.
72 milyar da faiz ödemesi.
Bu liberal-kapitalist-faizci ekonomi anlayıştan bundan gayrı bir netice çıkmaz.
Başka bir netice bekleyen ya ahmaktır, ya çok cahil yahut da millet, devlet ve Cumhuriyet düşmanı?
Gazi M. Kemal Atatürk, siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, iktisadi zaferlerle taçlandırılmaz ise, payidar olmazlar, sönerler, diyor (17 Şubat 1923, İzmir I. Milli İktisad Kongresi, Açılış konuşması).
Bu bağlamda BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2005 yılında dünyanın önüne koyduğu ve BRICS ülkeleri başta olmak üzere 4 milyar nüfusun uygulayıp ekonomilerini şahlandırdıkları Milli Ekonomi Modeli, millet, devlet ve Cumhuriyetimizin ilelebet payidar olmasının teminatıdır.
Cumhuriyet demek, milletin iradesi demektir.
Millet iradesinin ekonomideki adı ise Milli paradır.
Milletin iradesinin ekonomide tecelli etmesi ise, Prof. Dr. Baş'ın iktisat literatürüne kazandırdığı Milli paradır. Milli para ekonomide bağımsızlık bayrağıdır.
Prof. Dr. Baş, Milli parayı, devlet ve milletin bir yıllık emek, üretim, hizmet, GSMH ve kaynaklarının karşılığında, devletin bağımsızlık hakkı-senyorajı kullanarak kendi parasını basıp piyasada devreye koyduğu para, olarak tarif eder. Milli paranın formülünü ve iktisadi şartlara göre piyasada bulunması gereken oranların matematiğini ortaya koyar Prof. Dr. Baş.
İktisat tarihinde milli para formülü bir devrimdir, kapitalizmin tarihe gömülmesidir. 2005'ten bu yana 4 milyarlık Yeni Dünya bu modele dönmüştür.
Liberal-kapitalizmin kaleleri ve Amerika'nın kâğıttan imparatorluğu ise deprem geçiriyor.
Türk siyaseti ise "milli para tiyatrosu" oynayarak milleti avutuyor, devleti batırıyor, Cumhuriyeti bitiriyor.
Türkiye gibi liberal-kapitalizmine kuyruk olmuş, İngiliz-Amerikan emperyalizminin peşine takılmış ekonomiler, milletlerinin sırtından topladıkları vergilerle ve vatan topraklarını karşılıksız banknotlara satarak küresel para baronlarını semirtiyorlar.
AKP, CHP, MHP ve diğer diğerleri, iyisi-kötüsü hepsi bu anlayışta!
Kasaya konan ABD doları ve hard currency karşılığında basılan TL ise milli para değil, tercüme paradır. Amerikan uşağı olmuş paradır. TL'nin bugünkü vaziyeti budur.
Prof. Dr. Baş, tek kuruş milli paramız yoktur, diyor.
Tek kuruş Milli paramız olmadığı için 950 milyar Doları aşkın borç yükümüz var. Tek kuruş Milli paramız olmadığı için, 2017'de 65 milyar TL faiz ödedik, 2018'de ise 72 milyar TL faiz ödüyoruz.
Tek kuruş milli paramız olmadığı için, hükümet, anası ağlamış milletin sırtına 599.4 milyar TL vergi salacak.
Sonunda yüzümüz gülecek mi? Hayır? Amerika'ya eşekliğimiz, para baronlarına uşaklığımız yanımıza kâr kalacak!
Sadece ödediğimiz 72 milyar TL faiz, dört tane bakanlığın ödeneğinin toplamı? Bütçedeki faiz yükü, dört bakanlığı devre dışı bırakıyor!
Sağlık Bakanlığı 34.4 milyar TL, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 26.6 milyar TL, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 21.7 milyar TL, Ulaştırma ve Denizcilik Bakanlığı 14.9 milyar TL? Bu kadar bakanlığın ödeneklerinin toplamı yıllık faize gidiyor.
65 milyar TL bütçe açığı var, 7 milyar TL de köprü-otoyol zarar parası ödeyeceğiz... Bunları da toplayınca 4 bakanlığın daha bütçesi sıfırlanmış oluyor 2018 bütçesinde.
Faize, bütçe açığına ve zarar ödemesine gidiyor en az 8 bakanlığın bütçesi? 8 bakanlığın bütçesi uçmuş.
Ortada bakanlık kalmıyor!
Hangi bakanlık, sıfır bütçe ile, millete, nasıl hizmet edecek!
Böyle batmış bir ekonomi Cumhuriyet'i koruyabilir mi? Böyle kapitalist-liberal-faizci bir ekonomi anlayışı ve delik-deşik bir bütçe Türk milletine huzur, refah, sosyal adalet, onurlu hayat temin edebilir mi? Edemez? Hayır, eder diyen ya yalancıdır yahut Deccal!
Bu kısır döngüyü ve müflis anlayışı, zenginliğe, onurlu yaşama, hayra ve berekete çevirmenin yegane adresidir Milli Ekonomi Modeli, Prof. Dr. Haydar Baş ve Bağımsız Türkiye Partisi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019