Devlet ve millet olarak, boğuluyor ve boğuşuyoruz!
Türkiye, yabancıların gündemi ile boğuşuyor.
Türk milleti de, AKP hükümetinin, “halka ile alakası olmayan gündemleri”yle boğuluyor.
Bölgemizde devlet olarak boğuştuğumuz problemlerin hiçbirisi bire bir bize ait meseleler değildir.
Afganistan’ın işgalinden Irak’ın vahşi katliamlarla parçalanmasına, Mısır’ın demokratik çomakla karıştırılmasından Suriye’nin iç savaşla dönüştürülmesine kadar uzanan olaylar zinciri, Türkiye’nin birebir kendi meselesi değildir.
Bilakis küresel işgalcilerin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında attıkları insanlık dışı adımlardır, vahşet projeleridir.
PKK terörü bile, bir Amerikan yapımı gündemdir, Çekiç Güç semirtmesidir. Irak’ın işgali sürecinde Barzani’nin Kandil’den indirilip bölge başkanı yapılmasıyla, PKK terörü, artık güncellenmiş bir BOP gündemidir.
Bu harici ecnebi hançeri, ta “yüreğimizin ortası”na saplanarak “iç mesele”miz halini aldı.
Bütün bu gelişmelere karşı duyarsız mı kalalım… Elbette hayır!
Fakat etrafımızdaki bunca gelişmelere karşı duyarsız ve bigane kalmak, tecrit olmak demektir, bahanesini ileri sürmek, Türkiye’nin bu gelişmeler karşısındaki vaziyetini ve misyonunu izaha yetmiyor.
Eli-kolu bağlı durmayalım, bigane ve duyarsız kalmayalım, dünyadan tecrit olmayalım; tamam, eyvallah…!
Lakin bu ne biçim anlayış, bu ne biçim duyarlılık, bu ne biçim alaka ki; Türkiye, kendi vaziyetini belirlemek için ecnebiden akıl alıyor, kendi kıblesini bir tarafa koyarak Haçlı’nın kıblesine uyuyor… Böylece Türkiye, işgalcilerin hizmetkarı, Haçlı’nın borazanı, vahşi Batı’nın emir eri ve BOP’un taşeronu pozisyonuna düşüyor!
Böylesi işgallerde ve insanlık dışı işlerde hamiliğe soyunmaktan, katalizör olmaktan ve insanlık suçlarına adeta ortakçı olmaktan ise; vallahi, kendi göbeğimizi kendimiz kesmek hayırlıdır, dünyadan tecrit olmak yeğdir!
Ziya Paşa’yı rahmetle analım; şöyle demişti:
Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim,
Gaflet ile görmez kuyuyu rehgüzerinde!
Onlar ki verir lâf ile dünyâya nizâmât…
Bin türlü teseyyüb bulunur hanelerinde!
Türkiye, ecnebilerin BOP’lu işleriyle uğraşmaktan, kendi başını kaşımaya vakit bulamıyor, kendi keline merhem süremiyor, kendi dertlerini düşünmeye bile fırsatı olmuyor!
Türkiye, bölgede ve dünyada huzurlu ve onurlu bir gelecek arzuluyorsa; Haçlı’nın kıblesine uymaktan, ecnebilerin gündemleriyle boğuşmaktan korunmalıdır, “BOP’un maşası veya figüranı olmak”tan acilen kurtulmalıdır!
Devletin başına bela olan bu “ecnebi gündemi illeti”nin yerel versiyonunu; AKP hükümeti, günübirlik politikalarıyla, halkın dertleriyle alakası bulunmayan ve ne idüğü belirsiz düzenleme ve icraatlarıyla topyekun millete yaşatıyor.
AKP hükümetinin, dolayısıyla medyanın ve doğal olarak milletin gündeminde, hangi temel mesele ve çözüm arayışları var?!
İşsizlik, yokluk, yoksulluk, açlık, aile içi huzursuzluk, şiddet, kimlik ve ahlak erozyonu, bölgedeki vaziyetimiz, dış politik ahvalimiz… vs; söyleyin bakalım, hangi temel gündemimiz ve çare arayışımız var?!
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosunun dışında, böyle bir milli gündemi ve bunlarla ilgili çözümü olan var mı, gündeme taşıyan var mı?!
Hükümet de, devranını sürdürmek için, milleti sanal, yalan ve tali gündemlerle sürüklüyor.
Türk millet de gerçekten huzur, zenginlik, özgürlük ve mutlu bir gelecek arzuluyorsa; AKP’nin pompaladığı gündemde boğulmamalı, kendi öz ve ana gündemlerine dönmelidir. Millet, AKP hükümeti ve kadrosuna, merkezde de, taşrada da, bu esas meselelerin hesabını, “millet meseleleri”nin encamını sormalıdır. Halk, demokratik yolları sonuna kadar kullanarak AKP’nin anasını ağlatmalıdır; aksi halde, bunlar, ecnebilerle işbirliği içinde milletimizin ve bölgemizin anasını ağlatmaya devam edecekler!
Türkiye, yabancıların gündemi ile boğuşuyor.
Türk milleti de, AKP hükümetinin, “halka ile alakası olmayan gündemleri”yle boğuluyor.
Bölgemizde devlet olarak boğuştuğumuz problemlerin hiçbirisi bire bir bize ait meseleler değildir.
Afganistan’ın işgalinden Irak’ın vahşi katliamlarla parçalanmasına, Mısır’ın demokratik çomakla karıştırılmasından Suriye’nin iç savaşla dönüştürülmesine kadar uzanan olaylar zinciri, Türkiye’nin birebir kendi meselesi değildir.
Bilakis küresel işgalcilerin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında attıkları insanlık dışı adımlardır, vahşet projeleridir.
PKK terörü bile, bir Amerikan yapımı gündemdir, Çekiç Güç semirtmesidir. Irak’ın işgali sürecinde Barzani’nin Kandil’den indirilip bölge başkanı yapılmasıyla, PKK terörü, artık güncellenmiş bir BOP gündemidir.
Bu harici ecnebi hançeri, ta “yüreğimizin ortası”na saplanarak “iç mesele”miz halini aldı.
Bütün bu gelişmelere karşı duyarsız mı kalalım… Elbette hayır!
Fakat etrafımızdaki bunca gelişmelere karşı duyarsız ve bigane kalmak, tecrit olmak demektir, bahanesini ileri sürmek, Türkiye’nin bu gelişmeler karşısındaki vaziyetini ve misyonunu izaha yetmiyor.
Eli-kolu bağlı durmayalım, bigane ve duyarsız kalmayalım, dünyadan tecrit olmayalım; tamam, eyvallah…!
Lakin bu ne biçim anlayış, bu ne biçim duyarlılık, bu ne biçim alaka ki; Türkiye, kendi vaziyetini belirlemek için ecnebiden akıl alıyor, kendi kıblesini bir tarafa koyarak Haçlı’nın kıblesine uyuyor… Böylece Türkiye, işgalcilerin hizmetkarı, Haçlı’nın borazanı, vahşi Batı’nın emir eri ve BOP’un taşeronu pozisyonuna düşüyor!
Böylesi işgallerde ve insanlık dışı işlerde hamiliğe soyunmaktan, katalizör olmaktan ve insanlık suçlarına adeta ortakçı olmaktan ise; vallahi, kendi göbeğimizi kendimiz kesmek hayırlıdır, dünyadan tecrit olmak yeğdir!
Ziya Paşa’yı rahmetle analım; şöyle demişti:
Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim,
Gaflet ile görmez kuyuyu rehgüzerinde!
Onlar ki verir lâf ile dünyâya nizâmât…
Bin türlü teseyyüb bulunur hanelerinde!
Türkiye, ecnebilerin BOP’lu işleriyle uğraşmaktan, kendi başını kaşımaya vakit bulamıyor, kendi keline merhem süremiyor, kendi dertlerini düşünmeye bile fırsatı olmuyor!
Türkiye, bölgede ve dünyada huzurlu ve onurlu bir gelecek arzuluyorsa; Haçlı’nın kıblesine uymaktan, ecnebilerin gündemleriyle boğuşmaktan korunmalıdır, “BOP’un maşası veya figüranı olmak”tan acilen kurtulmalıdır!
Devletin başına bela olan bu “ecnebi gündemi illeti”nin yerel versiyonunu; AKP hükümeti, günübirlik politikalarıyla, halkın dertleriyle alakası bulunmayan ve ne idüğü belirsiz düzenleme ve icraatlarıyla topyekun millete yaşatıyor.
AKP hükümetinin, dolayısıyla medyanın ve doğal olarak milletin gündeminde, hangi temel mesele ve çözüm arayışları var?!
İşsizlik, yokluk, yoksulluk, açlık, aile içi huzursuzluk, şiddet, kimlik ve ahlak erozyonu, bölgedeki vaziyetimiz, dış politik ahvalimiz… vs; söyleyin bakalım, hangi temel gündemimiz ve çare arayışımız var?!
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosunun dışında, böyle bir milli gündemi ve bunlarla ilgili çözümü olan var mı, gündeme taşıyan var mı?!
Hükümet de, devranını sürdürmek için, milleti sanal, yalan ve tali gündemlerle sürüklüyor.
Türk millet de gerçekten huzur, zenginlik, özgürlük ve mutlu bir gelecek arzuluyorsa; AKP’nin pompaladığı gündemde boğulmamalı, kendi öz ve ana gündemlerine dönmelidir. Millet, AKP hükümeti ve kadrosuna, merkezde de, taşrada da, bu esas meselelerin hesabını, “millet meseleleri”nin encamını sormalıdır. Halk, demokratik yolları sonuna kadar kullanarak AKP’nin anasını ağlatmalıdır; aksi halde, bunlar, ecnebilerle işbirliği içinde milletimizin ve bölgemizin anasını ağlatmaya devam edecekler!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019