22 İslam ülkesinin parçalanmasını ve işgalini hedefleyen Büyük Ortadoğu Projesi'nde İslam ülkelerinin birbiriyle savaşması senaryosuna hızla yaklaşılıyor.
Prof. Dr. Haydar Baş, ülkemizin de içinde bulunduğu İslam coğrafyasında ABD'nin bir vatan hesabı olduğunu, İsrail'inde arzı mevut amaçlı Büyük İsrail Devleti hesabı olduğunu yıllardır ifade ediyor. Sayın Baş, bu noktada ABD-İsrail ikilisinin en büyük amacının bir Şii-Sünni çatışması çıkartmak olduğunu da sürekli belirtmektedir.
ABD ve İsrail terör örgütleri üzerinden böyle bir çatışmayı sanal olarak oluşturmaya çalıştı. Elbette ki amacına ulaşmak için bu kadarı yeterli değildi. Onlara göre Ortadoğu'nun Müslümanlardan temizlenmesi(!) için daha geniş kapsamlı bir çatışma gerekiyordu. Yani Şii-Sünni çatışmasının devletlerarasına hatta bloklararasına taşınması gerekiyordu.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey, bu hain planı da öngördü ve daha o günlerde "Batı dünyasının devletlerin oluşturduğu bloklararasında bir Şii-Sünni çatışması peşinde olduğunu" her ortamda anlatmaya çalıştı.
Ama ne var ki, Türk ve İslam dünyasının Batı ve İsrail rotasında karar kılması, "ABD'siz olmaz" mantığı, içindeki değerlerin kıymetini bilememesi, milli ve manevi değerlere sırt dönmesi, Kur'an'ın ve hadislerin emrettiğinin aksine dostluğu Müslümanlarla değil de Haçlı Batı ile devam ettirme sapkınlığı, midelerini haram lokma ile doyurmaları, iman zafiyeti ve ibadete olan duyarsızlığı ve daha nice yanlışlar sebebiyle Sayın Baş'ın bu uyarıları dikkate alınmadı.
Sizler kendi değerlerinizle ve de milli liderlerinizle barışık olmazsanız, elbette ki kaderiniz kedinin elindeki fare gibi, kedinin oyuncağı olmaktır.
Sizdeki zayıflık, Kur'an'ın ifadesiyle gerçekte örümcek ağı kadar zayıf olan düşmanızın durumunu çelikten bir duvar gibi görmenize neden olur. Düşmanı yenilemez kabul edersiniz. O da sizin bu zaafınızdan istifade ederek sizi bir ahırdan diğer ahıra sokar.
ABD'nin perde arkası idarecileri, Obama'nın diplomatik yöntemleriyle bir ilerleme kaydedilemeyeceğini görünce, ne yaptığı ve yapacağı belli olmayan, dengesiz, sertlik yanlısı Trump'ı iş başına getirdi.
Ortadoğu'da BOP'un hayata geçmesi için Rusya'nın pasifleştirilmesi gerekiyordu. Suikastlarla, yaptırımlarla, baskılarla bunu başardılar. Hatırlarsanız Şubat başlarında Prof. Dr. Baş, ABD ile Rusya'nın anlaştığını ve Rusya'nın ABD ile mücadeleden vazgeçtiğini açıklamıştı. O günden sonra Rusya Irak ve Suriye politikalarında adeta gözden kayboldu, Trump'ın trampeti çalmaya, borusu ötmeye başladı.
ABD, önce Irak'ta Barzani'yi, Suriye'de de YPG'yi silahlandırdı ve bir ordu haline getirdi. Türkiye üzerindeki baskılar artırılarak Türkiye adeta yalnızlaştırıldı.
Ardından Trump ilk yurt dışı ziyaretini Suudi Arabistan'a yaparak, devletararası ve bloklararası bir Şii-Sünni çatışmasının başlaması için start verdi.
İslam düşmanı Siyonist İsrail'in teklifiyle, Sünniliğe karşı Vahhabi Suudi Arabistan öncülüğünde bir Sünni NATO kuruldu. Temelleri atan ise İslam dünyasını işgale soyunmuş olan Haçlı ABD? Sünniler düşünmeli, "Biz nerede hata yaptık da, böyle bir denklemin içindeyiz" diye?
İran'ın başını çektiği Şii bloka karşı bir Sünni blok oluşturuldu ama çatışma için bir provokasyona, bir kıvılcıma, bir bahaneye ihtiyaç vardı. Hatta bir değil, birçok bahaneye?
Önce ABD yanlısı Katar dışlandı, izole edildi, yaptırımlara maruz kaldı. Ne için? İran'la ilişkilerini devam ettirdiği için. Dışlayan kim? Sünni Arap ülkeleri? Ardından kendisini Sünni olarak tanımlayan IŞİD, İran halkında infial uyandırabilecek, en hassas noktalar olan İran'ın beyni İran Meclisi'ne ve İran'ın kalbi Hümeyni'nin mezarına saldırdı.
Bu arada Suud prensinin "çatışmalar İran'a taşınmalı" sözleri havalarda uçuşuyor.
Her iki eylemin arkasında emin olun ki, BOP'un planlayıcıları var, ABD var, İsrail var.
Yarın bir gün, Suudi Arabistan'da ya da Sünni başka bir ülkede bir terör eylemi olur da bunu sözde Şii bir terör örgütü üslenirse hiç şaşırmayın. Hatta bunun arkasında İran'ın olduğunu falan da söylerler. Hepsi bu savaş provokasyonunun bir parçası?
Türk milletinin ve de İslam dünyasının dikkat etmesi gereken husus, Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllardır ifade ettiği gibi, Şii-Sünni ayrımı yapmadan, Ehl-i Beyt ortak paydasında bir ve beraber olmasıdır, tüm İslam coğrafyasının "Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt" tezinde buluşmasıdır. Kirli oyunlar, savaş provokasyonları ancak böyle bozulur.
Lütfen 8 yıl süren ABD provokasyonlu İran-Irak savaşını hatırlayalım. Bu savaşın kazanını kimdir? Şii İran mı, o dönem Sünni olan Irak mı?
İkisi de kaybetti, kazanan elbette ki kumar masasının sahibi ABD'ydi. Neticede savaşın yaralarını saramayan ABD yanlısı Sünni Saddam, ABD'nin ipiyle bir bayram sabahı idam edilmedi mi, Irak ABD tarafından yerle bir edilip parçalanmadı mı?
Eğer ayıkmazsak, bugün yaşanacak olan bir blok Şii-Sünni savaşının kazananı ne İran olacaktır, ne de Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar vs? Kazanan yine ABD ve İsrail olacaktır.
Prof. Dr. Haydar Baş, ülkemizin de içinde bulunduğu İslam coğrafyasında ABD'nin bir vatan hesabı olduğunu, İsrail'inde arzı mevut amaçlı Büyük İsrail Devleti hesabı olduğunu yıllardır ifade ediyor. Sayın Baş, bu noktada ABD-İsrail ikilisinin en büyük amacının bir Şii-Sünni çatışması çıkartmak olduğunu da sürekli belirtmektedir.
ABD ve İsrail terör örgütleri üzerinden böyle bir çatışmayı sanal olarak oluşturmaya çalıştı. Elbette ki amacına ulaşmak için bu kadarı yeterli değildi. Onlara göre Ortadoğu'nun Müslümanlardan temizlenmesi(!) için daha geniş kapsamlı bir çatışma gerekiyordu. Yani Şii-Sünni çatışmasının devletlerarasına hatta bloklararasına taşınması gerekiyordu.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey, bu hain planı da öngördü ve daha o günlerde "Batı dünyasının devletlerin oluşturduğu bloklararasında bir Şii-Sünni çatışması peşinde olduğunu" her ortamda anlatmaya çalıştı.
Ama ne var ki, Türk ve İslam dünyasının Batı ve İsrail rotasında karar kılması, "ABD'siz olmaz" mantığı, içindeki değerlerin kıymetini bilememesi, milli ve manevi değerlere sırt dönmesi, Kur'an'ın ve hadislerin emrettiğinin aksine dostluğu Müslümanlarla değil de Haçlı Batı ile devam ettirme sapkınlığı, midelerini haram lokma ile doyurmaları, iman zafiyeti ve ibadete olan duyarsızlığı ve daha nice yanlışlar sebebiyle Sayın Baş'ın bu uyarıları dikkate alınmadı.
Sizler kendi değerlerinizle ve de milli liderlerinizle barışık olmazsanız, elbette ki kaderiniz kedinin elindeki fare gibi, kedinin oyuncağı olmaktır.
Sizdeki zayıflık, Kur'an'ın ifadesiyle gerçekte örümcek ağı kadar zayıf olan düşmanızın durumunu çelikten bir duvar gibi görmenize neden olur. Düşmanı yenilemez kabul edersiniz. O da sizin bu zaafınızdan istifade ederek sizi bir ahırdan diğer ahıra sokar.
ABD'nin perde arkası idarecileri, Obama'nın diplomatik yöntemleriyle bir ilerleme kaydedilemeyeceğini görünce, ne yaptığı ve yapacağı belli olmayan, dengesiz, sertlik yanlısı Trump'ı iş başına getirdi.
Ortadoğu'da BOP'un hayata geçmesi için Rusya'nın pasifleştirilmesi gerekiyordu. Suikastlarla, yaptırımlarla, baskılarla bunu başardılar. Hatırlarsanız Şubat başlarında Prof. Dr. Baş, ABD ile Rusya'nın anlaştığını ve Rusya'nın ABD ile mücadeleden vazgeçtiğini açıklamıştı. O günden sonra Rusya Irak ve Suriye politikalarında adeta gözden kayboldu, Trump'ın trampeti çalmaya, borusu ötmeye başladı.
ABD, önce Irak'ta Barzani'yi, Suriye'de de YPG'yi silahlandırdı ve bir ordu haline getirdi. Türkiye üzerindeki baskılar artırılarak Türkiye adeta yalnızlaştırıldı.
Ardından Trump ilk yurt dışı ziyaretini Suudi Arabistan'a yaparak, devletararası ve bloklararası bir Şii-Sünni çatışmasının başlaması için start verdi.
İslam düşmanı Siyonist İsrail'in teklifiyle, Sünniliğe karşı Vahhabi Suudi Arabistan öncülüğünde bir Sünni NATO kuruldu. Temelleri atan ise İslam dünyasını işgale soyunmuş olan Haçlı ABD? Sünniler düşünmeli, "Biz nerede hata yaptık da, böyle bir denklemin içindeyiz" diye?
İran'ın başını çektiği Şii bloka karşı bir Sünni blok oluşturuldu ama çatışma için bir provokasyona, bir kıvılcıma, bir bahaneye ihtiyaç vardı. Hatta bir değil, birçok bahaneye?
Önce ABD yanlısı Katar dışlandı, izole edildi, yaptırımlara maruz kaldı. Ne için? İran'la ilişkilerini devam ettirdiği için. Dışlayan kim? Sünni Arap ülkeleri? Ardından kendisini Sünni olarak tanımlayan IŞİD, İran halkında infial uyandırabilecek, en hassas noktalar olan İran'ın beyni İran Meclisi'ne ve İran'ın kalbi Hümeyni'nin mezarına saldırdı.
Bu arada Suud prensinin "çatışmalar İran'a taşınmalı" sözleri havalarda uçuşuyor.
Her iki eylemin arkasında emin olun ki, BOP'un planlayıcıları var, ABD var, İsrail var.
Yarın bir gün, Suudi Arabistan'da ya da Sünni başka bir ülkede bir terör eylemi olur da bunu sözde Şii bir terör örgütü üslenirse hiç şaşırmayın. Hatta bunun arkasında İran'ın olduğunu falan da söylerler. Hepsi bu savaş provokasyonunun bir parçası?
Türk milletinin ve de İslam dünyasının dikkat etmesi gereken husus, Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllardır ifade ettiği gibi, Şii-Sünni ayrımı yapmadan, Ehl-i Beyt ortak paydasında bir ve beraber olmasıdır, tüm İslam coğrafyasının "Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt" tezinde buluşmasıdır. Kirli oyunlar, savaş provokasyonları ancak böyle bozulur.
Lütfen 8 yıl süren ABD provokasyonlu İran-Irak savaşını hatırlayalım. Bu savaşın kazanını kimdir? Şii İran mı, o dönem Sünni olan Irak mı?
İkisi de kaybetti, kazanan elbette ki kumar masasının sahibi ABD'ydi. Neticede savaşın yaralarını saramayan ABD yanlısı Sünni Saddam, ABD'nin ipiyle bir bayram sabahı idam edilmedi mi, Irak ABD tarafından yerle bir edilip parçalanmadı mı?
Eğer ayıkmazsak, bugün yaşanacak olan bir blok Şii-Sünni savaşının kazananı ne İran olacaktır, ne de Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar vs? Kazanan yine ABD ve İsrail olacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025