Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bugüne kadar yaptığı bütün öngörüler çıkmıştır. Hem problemleri önceden teşhis etmektedir hem de dahiyane bir şekilde siyaset üstü bir yaklaşımla, çözümleri de bir bir sıralamakta, dünya çapında milli projeler ve modeller üretmektedir.
Herkesin AB'yi alkışladığı, Euro para birliğini doların alternatifi olarak gösterdiği dönemlerde, Prof. Dr. Baş, gerekçelerini de sayarak "AB 15 yıl içinde dağılacaktır" demiştir ve bugün AB'nin dağıldığını AB'li liderler dahi itiraf etmektedir.
1991 yılında Irak'a Körfez Harekatı başladığında, Prof. Dr. Baş, "Irak 3'e bölünecek, kuzeyinde bir devlet yapılanması oluşacak ve asıl hedef Türkiye'dir" demiştir ve bugüne kadar yaşananlar da bunun ispatı olmuştur.
2005 yılında Birinci Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde "Kapitalizm tarihe gömülecektir" demiştir, 2007 yılı sonunda çıkan ve 2008 yılında tüm dünyayı kasıp kavuran küresel kriz sonrasında Kapitalizmin öncüleri olan Soroslar, IMF başkanları bile bunu itiraf etmiştir.
2015 yılında gerçekleşen 7 Haziran seçimlerinin akşamı, Prof. Dr. Baş, "Türkiye karanlık bir döneme girmiştir"; 1 Kasım seçimleri öncesinde de "Türkiye zifiri bir karanlık döneme girmiştir" demiştir; bu süreçten sonra yaşanan terör olayları ve de bu eylemlerde birçok sivilin hayatını kaybetmesi bunu gözler önüne sermiştir.
Kıbrıs, terör, ekonomi, enflasyon, Suriye, Rusya, hukuk, eğitim, sağlık, gençlik, aile, kısaca her konuda Prof. Dr. Baş'ın öngörüleri bir bir çıkmıştır. Zaman hep Sayın Baş'ı haklı çıkarmıştır. Sayın Baş'ın öngörülerindeki haklılığı konusunda en güncel örneklerden birisi de Rusya'daki makas değişikliğidir.
Prof. Dr. Baş, özellikle de 9 Şubat sabahı Rus uçakları El Bab'da bulunan Türk askerlerine saldırı yapıp 3 askerimizi şehit ettiği andan itibaren yaptığı açıklamalarda Rusya'nın ABD ile anlaştığını, ABD ile mücadeleden vazgeçip ABD'nin lehine adımlar attığını ifade etmiştir.
Bizler o günlerde yazdığımız yazılarda, Rus uçağının Türk askerini vurmasının arka planını anlayamamıştık; Astana'da gerçekleştirilen Türkiye-Rusya-İran ittifakından bahsediyor, Suriye'deki ve Ortadoğu'daki çözümün bu barış sürecinden geçtiğini ifade ediyorduk.
22 Şubat günü Meltem TV'de yayınlanan Parantez programında, konu Rus uçağının Türk askerlerini şehit etmesinden açılınca, bizler programda bunun koordinasyon eksikliği sebebiyle olduğunu ve Astana süreciyle bu krizin aşıldığını söyleyince, Prof. Dr. Baş bizleri uyarmış ve "Rusya'nın bu saldırıyla yanlış yaptığını" ifade etmiştir.
Yine o günün akşamı Trabzon'da Prof. Dr. Baş, Rusya'nın makas değişikliğinden bahsetmiş, ABD ile mücadeleden vazgeçtiklerini, korktuklarını, ABD'nin menfaatine anlaştıklarını, bundan sonraki sürecin farklı olacağını bizlere ifade etmiştir.
Bizler de olayları daha göremediğimizden dolayı doğal olarak şaşırmıştık.
Bir gün sonra yani 23 Şubat'ta ajanslara düşen haberlere baktığımda, Sayın Baş'ın aynen tespit ettiği şekilde Rusya'nın politikalarında önemli değişikliklerin olduğunu gördüm.
Ve bu değişiklikleri, ABD lehine gerçekleştirdiği icraatları madde madde ifade eden bazı makaleler yazdım.
24 Şubat'ta yayınlanan "Rusya, PYD konusunda ABD ile aynı görüşte" yazısı,
25 Şubat'ta yayınlanan "Rusya, ABD'ye doğru makas mı değiştirdi?" yazısı,
26 Şubat'ta yayınlanan "BOP kaldığı yerden devam" yazısı,
28 Şubat'ta yayınlanan "Rusya 100 yılda 4 kez sistem değiştirdi" yazısı,
1 Mart'ta yayınlanan "Rusya-ABD yakınlaşması, yeni savaşlar demektir" yazısı,
4 Mart'ta yayınlanan "ABD anlaşan Rusya, kazanımlarını kaybediyor" yazısı?
Bu yazılar, Prof. Dr. Baş'ın, bizlere yepyeni bir bakış açısı kazandıran mükemmel öngörüsünden istifade ederek yazılmış ve tamamen ajanslara düşen haberlerden örneklendirilen yazılar. Ve bütün bu hadiseler Prof. Dr. Baş'ın öngörüsündeki haklılığını ortaya koyuyor ve de Rusya'nın ABD lehine makas değişikliğini net bir şekilde ispatlıyor.
Ve şunun da altını çizmemiz gerekmektedir; Prof. Dr. Baş'ın bu öngörüleri, tespitleri olmasa, bizler bunları öğrenmemiş olsak, emin olun ki, bu konularda hiçbir tespit yapmamız da mümkün olmaz. Sayın Baş'ın öngörüsü olmasa, bu değişikliği ispatlayan haberleri herkes gibi görüp geçeceğiz, ne olup bittiğini bir türlü anlayamayacağız.
Hiçbir konuda yanılmayan böyle dahi bir insandan sadece bizlerin değil, tüm milletimizin ve insanlığın istifade etme mecburiyeti vardır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) "İlim mü'minin yitik malıdır, onu nerede bulursa alsın" (Tirmizi, İlim 19; İbn Mâce, Zühd 17) buyurmaktadır; dünyanın birçok konuda istifade ettiği ilim bugün içimizdedir, Prof. Dr. Haydar Baş'tadır. O halde uzaklarda değil, yanı başımızda bulunan bu nimetten hakkıyla istifade etmeliyiz.
Kendisine ilim verilene karşı duyarsızlık, Allah muhafaza, o ilmi O'na verene karşı duyarsızlık ve saygısızlık demektir.
Herkesin AB'yi alkışladığı, Euro para birliğini doların alternatifi olarak gösterdiği dönemlerde, Prof. Dr. Baş, gerekçelerini de sayarak "AB 15 yıl içinde dağılacaktır" demiştir ve bugün AB'nin dağıldığını AB'li liderler dahi itiraf etmektedir.
1991 yılında Irak'a Körfez Harekatı başladığında, Prof. Dr. Baş, "Irak 3'e bölünecek, kuzeyinde bir devlet yapılanması oluşacak ve asıl hedef Türkiye'dir" demiştir ve bugüne kadar yaşananlar da bunun ispatı olmuştur.
2005 yılında Birinci Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde "Kapitalizm tarihe gömülecektir" demiştir, 2007 yılı sonunda çıkan ve 2008 yılında tüm dünyayı kasıp kavuran küresel kriz sonrasında Kapitalizmin öncüleri olan Soroslar, IMF başkanları bile bunu itiraf etmiştir.
2015 yılında gerçekleşen 7 Haziran seçimlerinin akşamı, Prof. Dr. Baş, "Türkiye karanlık bir döneme girmiştir"; 1 Kasım seçimleri öncesinde de "Türkiye zifiri bir karanlık döneme girmiştir" demiştir; bu süreçten sonra yaşanan terör olayları ve de bu eylemlerde birçok sivilin hayatını kaybetmesi bunu gözler önüne sermiştir.
Kıbrıs, terör, ekonomi, enflasyon, Suriye, Rusya, hukuk, eğitim, sağlık, gençlik, aile, kısaca her konuda Prof. Dr. Baş'ın öngörüleri bir bir çıkmıştır. Zaman hep Sayın Baş'ı haklı çıkarmıştır. Sayın Baş'ın öngörülerindeki haklılığı konusunda en güncel örneklerden birisi de Rusya'daki makas değişikliğidir.
Prof. Dr. Baş, özellikle de 9 Şubat sabahı Rus uçakları El Bab'da bulunan Türk askerlerine saldırı yapıp 3 askerimizi şehit ettiği andan itibaren yaptığı açıklamalarda Rusya'nın ABD ile anlaştığını, ABD ile mücadeleden vazgeçip ABD'nin lehine adımlar attığını ifade etmiştir.
Bizler o günlerde yazdığımız yazılarda, Rus uçağının Türk askerini vurmasının arka planını anlayamamıştık; Astana'da gerçekleştirilen Türkiye-Rusya-İran ittifakından bahsediyor, Suriye'deki ve Ortadoğu'daki çözümün bu barış sürecinden geçtiğini ifade ediyorduk.
22 Şubat günü Meltem TV'de yayınlanan Parantez programında, konu Rus uçağının Türk askerlerini şehit etmesinden açılınca, bizler programda bunun koordinasyon eksikliği sebebiyle olduğunu ve Astana süreciyle bu krizin aşıldığını söyleyince, Prof. Dr. Baş bizleri uyarmış ve "Rusya'nın bu saldırıyla yanlış yaptığını" ifade etmiştir.
Yine o günün akşamı Trabzon'da Prof. Dr. Baş, Rusya'nın makas değişikliğinden bahsetmiş, ABD ile mücadeleden vazgeçtiklerini, korktuklarını, ABD'nin menfaatine anlaştıklarını, bundan sonraki sürecin farklı olacağını bizlere ifade etmiştir.
Bizler de olayları daha göremediğimizden dolayı doğal olarak şaşırmıştık.
Bir gün sonra yani 23 Şubat'ta ajanslara düşen haberlere baktığımda, Sayın Baş'ın aynen tespit ettiği şekilde Rusya'nın politikalarında önemli değişikliklerin olduğunu gördüm.
Ve bu değişiklikleri, ABD lehine gerçekleştirdiği icraatları madde madde ifade eden bazı makaleler yazdım.
24 Şubat'ta yayınlanan "Rusya, PYD konusunda ABD ile aynı görüşte" yazısı,
25 Şubat'ta yayınlanan "Rusya, ABD'ye doğru makas mı değiştirdi?" yazısı,
26 Şubat'ta yayınlanan "BOP kaldığı yerden devam" yazısı,
28 Şubat'ta yayınlanan "Rusya 100 yılda 4 kez sistem değiştirdi" yazısı,
1 Mart'ta yayınlanan "Rusya-ABD yakınlaşması, yeni savaşlar demektir" yazısı,
4 Mart'ta yayınlanan "ABD anlaşan Rusya, kazanımlarını kaybediyor" yazısı?
Bu yazılar, Prof. Dr. Baş'ın, bizlere yepyeni bir bakış açısı kazandıran mükemmel öngörüsünden istifade ederek yazılmış ve tamamen ajanslara düşen haberlerden örneklendirilen yazılar. Ve bütün bu hadiseler Prof. Dr. Baş'ın öngörüsündeki haklılığını ortaya koyuyor ve de Rusya'nın ABD lehine makas değişikliğini net bir şekilde ispatlıyor.
Ve şunun da altını çizmemiz gerekmektedir; Prof. Dr. Baş'ın bu öngörüleri, tespitleri olmasa, bizler bunları öğrenmemiş olsak, emin olun ki, bu konularda hiçbir tespit yapmamız da mümkün olmaz. Sayın Baş'ın öngörüsü olmasa, bu değişikliği ispatlayan haberleri herkes gibi görüp geçeceğiz, ne olup bittiğini bir türlü anlayamayacağız.
Hiçbir konuda yanılmayan böyle dahi bir insandan sadece bizlerin değil, tüm milletimizin ve insanlığın istifade etme mecburiyeti vardır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) "İlim mü'minin yitik malıdır, onu nerede bulursa alsın" (Tirmizi, İlim 19; İbn Mâce, Zühd 17) buyurmaktadır; dünyanın birçok konuda istifade ettiği ilim bugün içimizdedir, Prof. Dr. Haydar Baş'tadır. O halde uzaklarda değil, yanı başımızda bulunan bu nimetten hakkıyla istifade etmeliyiz.
Kendisine ilim verilene karşı duyarsızlık, Allah muhafaza, o ilmi O'na verene karşı duyarsızlık ve saygısızlık demektir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- 'O'nun yetiştirdikleri bu vatanın garantörleri, bu milletin yılmaz savunucularıdır' / 14.04.2025
- Birlik ve beraberliğe adanmış bir ömür / 12.04.2025
- Öcalan açılımı, terörsüz Türkiye’ye götürür mü? / 10.04.2025
- Siyasette 3. yol tek seçenek / 09.04.2025
- Milli Ekonomi Modeli’ne artık duyarsız kalabilir miyiz? / 08.04.2025
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Birlik ve beraberliğe adanmış bir ömür / 12.04.2025
- Öcalan açılımı, terörsüz Türkiye’ye götürür mü? / 10.04.2025
- Siyasette 3. yol tek seçenek / 09.04.2025
- Milli Ekonomi Modeli’ne artık duyarsız kalabilir miyiz? / 08.04.2025
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025