Son altı ayda terör saldırıları nedeniyle ölenlerin sayısı açısından Irak'ın başkenti Bağdat birinci olurken, 168 kişinin öldüğü Ankara ikinci oldu.
Böyle giderse AKP sayesinde bu konuda rekor maalesef Ankara'nın olacak gibi görünüyor.
Ekim 2015'ten beri saldırılarda Ankara'da 168 kişi ölürken Somali'nin başkenti Mogadişu'da aynı dönemde 77 kişi, Afganistan'ın başkenti Kâbil'de 58 kişi, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta ise 43 kişi ölmüş.
Yani Türkiye'nin kalbi, başkentimiz Ankara, Kabil'den, Beyrut'tan ve hatta Mogadişu'dan daha güvensiz bir şehir durumunda.
10 Ekim'deki Tren Garı saldırısının ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü vekâleten yönetiliyordu. 13 Mart'taki son saldırıdan sonra AKP hükümeti lütfedip, Van Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan'ı asaleten atadı.
Ankara'da sıfırın altına düşen güvenliğin sağlanması için gecikmiş bir atama ne yazık ki yeterli değil.
Güya asaleten 14 yıldır iş başında olan AKP hükümeti, Türkiye'yi vekâleten yönetilen Ankara'dan daha savunmasız hale getirmiş durumda.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş saldırıdan sonra yaptığı açıklamada Ankara'da binaların, bölgelerin ve hassas kişilerin korunması açısından da ilave tedbirler alındığını açıklamıştı.
Yani bu demek oluyor ki, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın çok az (!) sayıda olan korumaları birkaç katına çıkarılacak.
Peki ya vatandaşı kim koruyacak?
Herkes kendini korusun artık mı denecek?
Ülkenin Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör ve terörist tanımının yeniden yapılmasıyla uğraşırken ve ülkenin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun ise bütün partileri terörü lanetleme konusunda buluşturmaya çalıştığı bir ortamda millete kendi kendini korumaktan başka bir çare kalmıyor.
Türkiye'yi 14 yılda bu duruma düşüren bir hükümeti seçip seçip iktidara getiren vatandaşlara evde müebbet cezası kesildi adeta. Tabi kurunun yanında yaş da yanıyor?
Diyarbakır Bağlar'da, Mardin Nusaybin'de ve Şırnak'ta resmen ilan edilen sokağa çıkma yasakları, korkudan sokağa çıkılamaz duruma gelen Ankara başta olmak üzere metropol kentlerde fiilen uygulamaya girmiş durumda.
Başkenti Ankara kadar saldırıya maruz kalan başka bir ülkede hükümetten ilk duyulacak açıklama 'istifa' olurdu.
'Kınıyoruz', 'lanetliyoruz' ve 'sabrımız taşıyor' gibi sözleri çok duyduğumuz Türkiye'de ise "istifa ediyorum" onurlu cümlesini kuran yok.
Başkent Ankara'yı Mogadişu'dan daha tehlikeli bir kent haline getiren AKP hükümetinin yeni Türkiye'si kapsamında bu yaşananların daha başlangıç olmasından ciddi endişe ediyorum.
Böyle giderse AKP sayesinde bu konuda rekor maalesef Ankara'nın olacak gibi görünüyor.
Ekim 2015'ten beri saldırılarda Ankara'da 168 kişi ölürken Somali'nin başkenti Mogadişu'da aynı dönemde 77 kişi, Afganistan'ın başkenti Kâbil'de 58 kişi, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta ise 43 kişi ölmüş.
Yani Türkiye'nin kalbi, başkentimiz Ankara, Kabil'den, Beyrut'tan ve hatta Mogadişu'dan daha güvensiz bir şehir durumunda.
10 Ekim'deki Tren Garı saldırısının ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü vekâleten yönetiliyordu. 13 Mart'taki son saldırıdan sonra AKP hükümeti lütfedip, Van Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan'ı asaleten atadı.
Ankara'da sıfırın altına düşen güvenliğin sağlanması için gecikmiş bir atama ne yazık ki yeterli değil.
Güya asaleten 14 yıldır iş başında olan AKP hükümeti, Türkiye'yi vekâleten yönetilen Ankara'dan daha savunmasız hale getirmiş durumda.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş saldırıdan sonra yaptığı açıklamada Ankara'da binaların, bölgelerin ve hassas kişilerin korunması açısından da ilave tedbirler alındığını açıklamıştı.
Yani bu demek oluyor ki, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın çok az (!) sayıda olan korumaları birkaç katına çıkarılacak.
Peki ya vatandaşı kim koruyacak?
Herkes kendini korusun artık mı denecek?
Ülkenin Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör ve terörist tanımının yeniden yapılmasıyla uğraşırken ve ülkenin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun ise bütün partileri terörü lanetleme konusunda buluşturmaya çalıştığı bir ortamda millete kendi kendini korumaktan başka bir çare kalmıyor.
Türkiye'yi 14 yılda bu duruma düşüren bir hükümeti seçip seçip iktidara getiren vatandaşlara evde müebbet cezası kesildi adeta. Tabi kurunun yanında yaş da yanıyor?
Diyarbakır Bağlar'da, Mardin Nusaybin'de ve Şırnak'ta resmen ilan edilen sokağa çıkma yasakları, korkudan sokağa çıkılamaz duruma gelen Ankara başta olmak üzere metropol kentlerde fiilen uygulamaya girmiş durumda.
Başkenti Ankara kadar saldırıya maruz kalan başka bir ülkede hükümetten ilk duyulacak açıklama 'istifa' olurdu.
'Kınıyoruz', 'lanetliyoruz' ve 'sabrımız taşıyor' gibi sözleri çok duyduğumuz Türkiye'de ise "istifa ediyorum" onurlu cümlesini kuran yok.
Başkent Ankara'yı Mogadişu'dan daha tehlikeli bir kent haline getiren AKP hükümetinin yeni Türkiye'si kapsamında bu yaşananların daha başlangıç olmasından ciddi endişe ediyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024