logo
05 NİSAN 2025

Kapitalizmde borç garibin yularıdır

28.12.2018 00:00:00
Ekonomik gidişatı gösteren en önemli göstergelerden birisi bankaların "batık kredi" miktarı ve de oranıdır. Ülkemizde, malum, kapitalizmin gereği olarak üretim için de, tüketim için de gerekli olan finans, bankalar üzerinden faizli krediler ile sağlanmaktadır.

Sanayici fabrika mı açacak, bankaya koşuyor; çiftçi üretim mi yapacak bankaya koşuyor; nakliyeci kamyonunu mu yenileyecek, bankaya koşuyor; esnaf dükkan mı açacak, bankaya koşuyor; vatandaş ev, araba mı alacak, bankaya koşuyor, borç ödemek için para mı lazım, bankaya koşuyor… Bunları uzatabilirsiniz.

Kapitalist anlayış, insanların en doğal ihtiyaçlarının bile faizli kredilerle karşılanmasını, buradan da birilerinin oturduğu yerden para kazanmasını sağlar.

Ülkemizde bankaların yüzde 70'inin yabancı sermayeye ait olduğu dikkate alındığında bu işin kaymağını kimlerin yediği bellidir. Bankaların yüzde 70'i yabancılara ait ama tedavülde dolaşan paranın tamamı dışarıdan alınan doların karşılığı… 

Prof. Dr. Haydar Baş'ın meşhur ifadesiyle, doların tercümesi… Dolayısıyla ülkemizde her üretim ve tüketim faaliyetinde, her para hareketinde kazanan global tefeciler, kaybeden ise devletimiz, şirketlerimiz ve milletimiz oluyor.

"Borç yiğidin kamçısıdır" der atalarımız, doğru; düzenli gelirin var, ödeyebilecek imkan var, yaptığın iş sana borcundan daha fazlasını kazandıran bir iş, faiz batağı yok, elbette ki borç yiğidin kamçısıdır. Çalışırsın paşa paşa ödersin.

Ama gelir yetersizse, faiz giderleri, vergiler, ithal hammadde gibi yüksek maliyetler sebebiyle kazanamıyorsan, talep darlığı varsa, faiz giderleri gelirini kat kat aştıysa, kısaca ödeyemeyeceğin faizli bir borcun altına mecburen girdiysen, söyler misin bu borç yiğidin kamçısı mıdır, yoksa garibin yuları mı?

Sömürenin semirdiği, sömürülenin ise ezildikçe ezildiği bir finans sistemi…

Ama bu sistemin başka bir handikapı daha var.

Bu sistem sömürülende sömürecek bir şey olduğu müddetçe devam eder. Ya sonra?

Finans sistemi yabancının taşıma suyuna endekslenince, bu parayı sana kâr ve taviz amaçlı aktaranlar, alacak bir şey bulamayınca muslukları bir anda kesiverirler. Dahası, verdiklerini de en acımasız bir şekilde tahsile soyunurlar. İşte Osmanlı'yı çökerten de böyle bir finans sistemiydi.

Ülkemizde, son aylara kadar düşük faiz ve düşük kurla sağlanan, küresel fonların kontrolü altında olan sanal bir istikrar vardı. Tabi, istikrar denebilirse…

Madenlerimiz, kamu şirketlerimiz ve Ortadoğu coğrafyadaki rolümüz bu sanal ekonomik durumun bir süre devam etmesine neden oldu?

Maden ruhsatları yabancılara verildi, kamu şirketleri özelleştirildi ve ülkemize yapılacak olan finans yatırımlarının riskleri artmaya başladı.

Bu sefer, yüksek faiz, yüksek enflasyon ve yüksek kur dönemine geçildi.

Finansı borca dayalı, üretimi ise ithalata dayalı ülkemizde, reel sektör bu durumdan büyük darbe yedi. Konkordatoların, iflasların, batık kredilerin arttığı bir döneme hızla girdik.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) günlük bankacılık sektörü raporuna göre, takipteki alacaklar 14 Aralık itibarıyla 92 milyar 262 milyon liraya ulaştı. Yılbaşından bu yana artış yüzde 44 oranında… Böylece batık kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 3.72 ile Aralık 2010 sonrası en yüksek seviyeye yükseldi. 8 ayın rekoru…

Bu, ekonomist Harun Kayacı beyin ifade ettiği gibi, büyük bir reel sektör krizidir.

Finans krizini; taviz verirsin, faizli borç bulursun bir şekilde atlatabilirsin ama ya reel sektör krizini… Cumhuriyet tarihiyle özdeşleşmiş dev kuruluşlar teker teker dökülmeye başladığında bunu yeniden tamir edebilmek mevcut şartlarda mümkün müdür?

Kapanan devasa şirketler büyük borçlarla kapanıyor. Vatadaşın da geliri, satın alma gücü sürekli düştüğü için pazar her gün daha da daralıyor. Bu faizle, bu kurla, bu ithalata bağımlılıkla, bu vergi artışlarıyla maliyetlerin düşmesi de asla mümkün gözükmüyor.

Böyle bir atmosferde kapananların yeniden açılabilmesi asla mümkün değil.

Mevcut ekonomik şartlarda bu girdaptan çıkışın mümkün olmaması, başka bir çözümün olmadığı anlamına gelmez. Bu karanlık tablodan ülkemizi kurtaracak bir çözüm elbette var; Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan dünyaca ünlü Milli Ekonomi Modeli…

Sayın Baş, senyorajın devreye konulmasıyla üreticinin, esnafın finans ihtiyacını sıfır faizli kredi ile temin etmektedir. Yani alınan borç faizsizdir. 
Peki, ya borcu geri ödeme nasıl olacak?

Prof. Dr. Baş, Milli Para, yerli hammadde ve yerli enerji, minimum vergi ile maliyetleri minimuma indiriyor, ayrıca emek ve üretim karşılığı basılan para ile de Türk milletinin tamamına verilecek şekilde sosyal devlet projelerini hayata geçirerek ülke içinde devasa bir pazar oluşturuyor. Maliyet minimum, pazar geniş, şirketler için geriye sadece ürününü rahatlıkla satmak kalıyor. Daha ne olsun?

İşte böyle bir ekonomide borç yiğidin kamçısıdır. Umutla alır, güvenle ödersin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Murat Çabas / diğer yazıları
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
Nasıl kapanacak bu açık?
Dış ticaret açığı dikiş tutmuyor?
Otomobil tırın altına girdi
4 kişi hayatını kaybetti
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
Nasıl kapanacak bu açık?
Dış ticaret açığı dikiş tutmuyor?
Otomobil tırın altına girdi
4 kişi hayatını kaybetti
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.