Türkiye bu coğrafyada asla rahat bırakılmadı ve güçlü olmadığı müddetçe bundan sonra da rahat olamayacak gibi görünüyor.Uzun yıllardır başımızın belası terör değişim geçirirken Türkiye'nin problemlerinin azaldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. "PKK'nın görevi Kürt devletinin kuruluş süreci boyunca Türkiye'yi oylamaktır" sözüyle yıllar önce Naom Chomsky'nin ifade ettiği görevini PKK yerine getirmiş olmalı ki, terör örgütü farklı bir şekilde kullanılmaya doğru hızlı bir değişim geçiriyor. Bu konuda PKK'yı bu günlere kadar destekleyenler elbette yine örgütün arakasındalar?Bu yeni durumda hem Türkiye'ye maddi manevi büyük kayba sebep olan PKK terörü tam olarak yok edilmiş olmuyor hem de Türkiye'nin başına yeni yeni çoraplar örülüyor dost ve müttefik gördüğümüz ülkeler tarafından. İşte Türkiye'nin başına örülen çoraplardan bir tanesi daha tamamlanma noktasına geldi. Bu minvalde Irak'tan yeni açıklamalar geldi.Irak Su Kaynakları Bakanı Abdüllatif Raşid, Türkiye'nin Fırat'tan Irak'a vermesi gereken suyu vermediğini söyledi. Su akışının saniyede 500 metreküpe çıkarılmasını istedi.Su konusunda yetkili bir başka Iraklı parlamenter Kerim El Yakubi de, "Ülke, çevresel ve insani felaket tehdidi altında" dedi. Sanki bu tehdidin tek sebebinin Türkiye olduğunu ima etti.Önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin en fazla başını ağrıtan konu işte bu sınırı aşan sular meselesi olacak. İşgalden sonra eskisine göre çok daha fazla Amerika ve İsrail etkisine giren Irak, güçlendiğinde Türkiye kendini daha güvende hissedeceğini sananlar yanılıyorlar. Bu çerçevede ABD'nin istediği şekilde sözde istikrar sağlansın diye Irak'a her türlü desteği vermekte bir beis görmeyenler çok büyük bir yanılgı içerisindeler.Çünkü Saddamlı Irak'ın girmekten çekineceği pek çok çatışmaya Talabani ve Barzanili Irak asla çekinmeyecektir. Sırtlarını yasladıkları ABD ve İsrail'den aldıkları destekler var olduğu müddetçe Türkiye'ye her geçen gün artan bir cüretkârlıkla saldırmaya devam edeceklerdir. Gelecekte planlanan Türkiye-Irak çatışmasının ipuçlarını Iraklı yetkililerin açıklamalarında görmek mümkün. Bundan dolayıdır ki Türkiye, kendisiyle gelecekte savaşmak için diş bileyen çevresindeki ülkeleri güçlendirmek için harcadığı eforun çok daha fazlasını kendi ekonomik ve sosyal sorunlarını çözmek için harcamalı. Ülkemiz bir ana önce problemlerini çözüme kavuşturup, borçlarını ödeyip, atıl durumdaki kaynaklarını devreye koymalıdır. Yoksa gelecek yıllar bugün olduğundan çok daha derin ve güçlenmiş problemlerle yüzleşmek sorunda kalacağız. Bugün olduğu gibi borçlu, karar alma iradesinden yoksun, yâd ellerden talimatla idare edilen ve sorunlarına odaklanmak yerine kendi kendiyle uğraşan bir Türkiye manzarası devam ederse Türkiye'yi öncekileri aratacak kadar korkunç kara günler bekliyor demektir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024