Rusya, son 2-3 ay içinde yaşadığı üst düzey suikastlar ve maruz kaldığı baskı ve yaptırımlar sebebiyle ABD'ye doğru makas değiştirince, attığı milli adımlar konusunda da bütün kazanımlarını bir bir kaybetmeye başladı.
Her ne kadar Rusya ile ABD anlaştı desek de gerçekte bu bir anlaşmadan ziyade, mücadeleden vazgeçme, baskılara boyun eğme olarak kendisini gösteriyor.
Hatırlarsanız, 53. Münih Güvenlik Konferansı'nda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg bir görüşme yapmışlar ve Rusya-NATO ilişkilerinin mevcut durumunu ve geleceğini konuşmuşlardı.
Dün de Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov ve NATO Askeri Komitesi Başkanı Çek General Petr Pavel, İttifak ile Moskova arasındaki ilişkiler dondurulduktan sonra ilk kez bir telefon görüşmesi yaptı.
Uzun bir aradan sonra gerçekleşen bu ilk telefon görüşmesinin NATO kanadından gelen talep üzerine gerçekleştirildiği belirtildi.
Görüşmede gündem; güvenliğin tesisine ilişkin güncel konular, askeri işbirliğini yeniden başlatma ve kazaları önleme perspektifi ve Avrupa'daki tansiyonu düşürmeye yönelik adımlar olarak açıklandı.
Ayrıca NATO temsilcilerinin Rusya Savunma Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği uluslararası etkinliklere katılması da ele alındı.
Gerasimov, Pavel'e bakanlığın 2017 yılındaki tatbikatları hakkında bilgi verirken, taraflar istişareleri sürdürme konusunda anlaştı.
NATO ve Rusya'dan bahsediyoruz, ABD ve İngiltere'den değil?
Bildiğiniz gibi, NATO'nun kuruluş nedeni Rusya ile beraber ittifak kurmak değil, Rusya ve beraber olduğu ülkelerle mücadele etmek?
Bu yaşananlar ABD, Rusya ve NATO anlaşmasını net olarak gösteriyor ama bu toplantılar, görüşmeler yapılırken NATO'nun Rusya sınırına, Karadeniz'e yığınak yapmaya tam gaz devam etmesi, bu gelişmelerin Rusya lehine olmadığını da açıkça ortaya koyuyor.
Zaten Gerasimov, Pavel'le yatığı görüşmede, NATO'nun Rusya sınırları yakınındaki askeri hareketliliğine ve müşterek NATO güçlerinin ileri üs tertiplenmesine dikkat çekti ama buna rağmen mutabakat sağlandı.
Rusya'nın bu ray değişikliğini fırsat bilen NATO ve ABD ise, Rusya'ya talep üstüne talep yağdırıyor.
NATO Askeri Komite Başkanı Orgeneral Petr Pavel, Rusya'yı, Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Abhazya ve Güney Osetya'yı tanıma kararından vazgeçmeye çağırdı.
Hatırlarsanız, Güney Osetya ve Abhazya 2008 yılında bağımsızlıklarını ilan edip Gürcistan'dan ayrılmışlar ve Rusya'nın da devreye girmesiyle Ağustos 2008'de ciddi çatışmalar yaşanmıştı.
Gürcistan savaşı kaybetmiş, milyonlarca dolar zarara uğramış, Rusya ise Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlıklarını tanımıştır.
İşte bugün Rusya bu duruşundan vazgeçme noktasına geldi; ABD ile yakınlaşma, ABD lehine makas değişikliği Rusya'ya bu noktada da geri adım attıracak.
Görünen o ki, ABD'ye yakınlaşan Rusya her sahada mevzi kaybediyor.
El Bab'da Türk askerlerini şehit ettikten sonraki süreçte Rusya'nın Suriye'de esamesi okunmuyor.
ABD, Kobani ve Rümeylan'da askeri üsleri vardı birkaç gün önce de Münbiç'e de bir üs açtı. ABD askerleri de Münbiç'in kuzeyine konuşlandırıldı.
Rakka'yı Rusya değil, ABD planlıyor.
Bu aşamadan sonra Suriye'de artık toprak bütünlüğünden bahsetmek asla mümkün değil. ABD PYD'nin bulunduğu bölgelere üslerini kurdu buradan asla vazgeçmez.
Rusya'nın tavrı ise değişken, bir anda ABD'ye makas kırdı, bundan sonra Suriye'de ne yapacağı belli değil, elbette ki ABD'nin çizdiği rotada hareket edecek.
Bu gelişmeler Türkiye'yi çok yakından ilgilendiriyor. Unutmayalım ki Türkiye, BOP kapsamında parçalanması hedeflenen 22 İslam ülkesinden birisi?
Ve ülkemizin güvenliğini sağlama noktasında yalnızız.
Bugün, Suriye'yi, Irak'ı kendi aralarında pay edenler, dün nasıl koskoca Osmanlı Devleti'ni pay ettilerse, bugün de hiç gözümüzün yaşına bakmadan güzelim vatanımızı da pay ederler. Bugün ayık olma zamanıdır.
Her ne kadar Rusya ile ABD anlaştı desek de gerçekte bu bir anlaşmadan ziyade, mücadeleden vazgeçme, baskılara boyun eğme olarak kendisini gösteriyor.
Hatırlarsanız, 53. Münih Güvenlik Konferansı'nda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg bir görüşme yapmışlar ve Rusya-NATO ilişkilerinin mevcut durumunu ve geleceğini konuşmuşlardı.
Dün de Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov ve NATO Askeri Komitesi Başkanı Çek General Petr Pavel, İttifak ile Moskova arasındaki ilişkiler dondurulduktan sonra ilk kez bir telefon görüşmesi yaptı.
Uzun bir aradan sonra gerçekleşen bu ilk telefon görüşmesinin NATO kanadından gelen talep üzerine gerçekleştirildiği belirtildi.
Görüşmede gündem; güvenliğin tesisine ilişkin güncel konular, askeri işbirliğini yeniden başlatma ve kazaları önleme perspektifi ve Avrupa'daki tansiyonu düşürmeye yönelik adımlar olarak açıklandı.
Ayrıca NATO temsilcilerinin Rusya Savunma Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği uluslararası etkinliklere katılması da ele alındı.
Gerasimov, Pavel'e bakanlığın 2017 yılındaki tatbikatları hakkında bilgi verirken, taraflar istişareleri sürdürme konusunda anlaştı.
NATO ve Rusya'dan bahsediyoruz, ABD ve İngiltere'den değil?
Bildiğiniz gibi, NATO'nun kuruluş nedeni Rusya ile beraber ittifak kurmak değil, Rusya ve beraber olduğu ülkelerle mücadele etmek?
Bu yaşananlar ABD, Rusya ve NATO anlaşmasını net olarak gösteriyor ama bu toplantılar, görüşmeler yapılırken NATO'nun Rusya sınırına, Karadeniz'e yığınak yapmaya tam gaz devam etmesi, bu gelişmelerin Rusya lehine olmadığını da açıkça ortaya koyuyor.
Zaten Gerasimov, Pavel'le yatığı görüşmede, NATO'nun Rusya sınırları yakınındaki askeri hareketliliğine ve müşterek NATO güçlerinin ileri üs tertiplenmesine dikkat çekti ama buna rağmen mutabakat sağlandı.
Rusya'nın bu ray değişikliğini fırsat bilen NATO ve ABD ise, Rusya'ya talep üstüne talep yağdırıyor.
NATO Askeri Komite Başkanı Orgeneral Petr Pavel, Rusya'yı, Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Abhazya ve Güney Osetya'yı tanıma kararından vazgeçmeye çağırdı.
Hatırlarsanız, Güney Osetya ve Abhazya 2008 yılında bağımsızlıklarını ilan edip Gürcistan'dan ayrılmışlar ve Rusya'nın da devreye girmesiyle Ağustos 2008'de ciddi çatışmalar yaşanmıştı.
Gürcistan savaşı kaybetmiş, milyonlarca dolar zarara uğramış, Rusya ise Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlıklarını tanımıştır.
İşte bugün Rusya bu duruşundan vazgeçme noktasına geldi; ABD ile yakınlaşma, ABD lehine makas değişikliği Rusya'ya bu noktada da geri adım attıracak.
Görünen o ki, ABD'ye yakınlaşan Rusya her sahada mevzi kaybediyor.
El Bab'da Türk askerlerini şehit ettikten sonraki süreçte Rusya'nın Suriye'de esamesi okunmuyor.
ABD, Kobani ve Rümeylan'da askeri üsleri vardı birkaç gün önce de Münbiç'e de bir üs açtı. ABD askerleri de Münbiç'in kuzeyine konuşlandırıldı.
Rakka'yı Rusya değil, ABD planlıyor.
Bu aşamadan sonra Suriye'de artık toprak bütünlüğünden bahsetmek asla mümkün değil. ABD PYD'nin bulunduğu bölgelere üslerini kurdu buradan asla vazgeçmez.
Rusya'nın tavrı ise değişken, bir anda ABD'ye makas kırdı, bundan sonra Suriye'de ne yapacağı belli değil, elbette ki ABD'nin çizdiği rotada hareket edecek.
Bu gelişmeler Türkiye'yi çok yakından ilgilendiriyor. Unutmayalım ki Türkiye, BOP kapsamında parçalanması hedeflenen 22 İslam ülkesinden birisi?
Ve ülkemizin güvenliğini sağlama noktasında yalnızız.
Bugün, Suriye'yi, Irak'ı kendi aralarında pay edenler, dün nasıl koskoca Osmanlı Devleti'ni pay ettilerse, bugün de hiç gözümüzün yaşına bakmadan güzelim vatanımızı da pay ederler. Bugün ayık olma zamanıdır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025