Muharrem Bayraktar’ın “Çan Kulesindeki Müslümanlar” isimli kitabını okudum. Sayın Bayraktar verimli bir insan. Meltem TV’deki programları kadar makaleleri ve verdiği eserler de takdire değer çalışmalar. Yazar günceli yakalayan bir memleket sevdalısı ve mücadele insanıdır. Eserlerinde hem fikir var hem aksiyon. Konuları ele alırken havada kata çizmemiş, bir başka ifade ile sadece fikirleri gündem etmemiş aynı zamanda aktüaliteyi de işlemiş. Aktörlerin isimlerini vermiş, gelişmeleri canlı olarak kaleme almış. Bütün bunları yaparken konuyu teferruata boğmamış, meselenin özünü vermiş.
Muharrem Bayraktar’ın kaleme aldığı son eser olan “Çan Kulesindeki Müslümanlar” kitabındaki ana konu başlıkları çok ilginç. “AKP ve Din, Bu Nasıl Müslümanlık, Bizim Dindar Siyasetçilerimiz ve Mücahit Erbakan, Medyanın İngiliz Aşkı, Hocaefendi, Din ve Diyalog, Bir Başka Açıdan Said Nursi, Modernist Din Adamlarımız ve Gizli Din Taşıyanlar, Diyanet ve Din.” Yazarın ele aldığı konular, kitabın fikri özelliğinin yanında pratiğe dönük bir eser olduğunu da gösteriyor.
Kitabı eline alan okur, kesintisiz olarak eseri okumak istiyor ve hayretlerini gizleyemiyor.
İslam diye yola çıkanların 10 yıllık iktidarlarına rağmen toplumdaki her geçen gün azalan dini hassasiyetinin sebebini anlıyor.
Ahirzaman fitnesi olan deccaliyeti daha müşahhas olarak görüyor. Suyun nasıl ateş diye, ateşin ise nasıl su diye takdim edildiğine şahitlik ediyor.
At iziyle it izinin birbirine nasıl karıştırıldığını görüyor.
Deccaliyetin kol gezdiği günümüzde dikkatli olmak gerekir. Deccaliyet yani yanlışın cilalanması bir başka ifade ile doğrunun yanlış, yanlışın doğru olarak gösterilmesi günümüzün en bariz özelliklerindendir. Bir başka ifade ile illüzyon döneminden geçiyoruz. Görselliğin bütün teknikleri ile algı üzerinde oyunlar oynanıyor. Özün ayrı, sözün ayrı olduğu bir dönem, bu dönem.
Dinin hem dünyaya, hem ahirete bakan yüzü vardır. Dini bütünlük milli bütünlüğün de teminatıdır. Dolayısıyla dinle oynayanlar bilerek veya bilmeyerek milli bütünlükle de oynamaktadırlar. Amerika’nın ‘Ilımlı İslam’ projesinin ülkemizde hâkim kılınması için kurulan tezgâh, Amerika’nın İslam’a ve Müslüman’a hizmeti değil, bizzat dinin tahrip edilme gayretinin neticesidir. Dinlerarası Diyalog çalışmaları ile diğer din mensuplarını Allah’ın, Kur’an’daki hükmüne rağmen kurtulmuş kabul edenler bugün Şia’ya karşı savaş açmışlar, Müslümanlara namlu doğrultacak seviyeye gelmişlerdir.
Bir de ezeli olan ahiret hayatını dikkate aldığımızda dini yanlış anlayıp, yanlış yaşamanın faturasının çok ama çok ağır olacağı anlaşılacaktır.
Eser okunduğu zaman okuyucu birey ve toplum olarak üzerimizde oynanan oyunlar konusunda bilinçlenecektir. Sayın Muharrem Bayraktar’ı tebrik ediyorum. Bu emsal eserlerin çoğalmasını diliyorum.
Muharrem Bayraktar’ın kaleme aldığı son eser olan “Çan Kulesindeki Müslümanlar” kitabındaki ana konu başlıkları çok ilginç. “AKP ve Din, Bu Nasıl Müslümanlık, Bizim Dindar Siyasetçilerimiz ve Mücahit Erbakan, Medyanın İngiliz Aşkı, Hocaefendi, Din ve Diyalog, Bir Başka Açıdan Said Nursi, Modernist Din Adamlarımız ve Gizli Din Taşıyanlar, Diyanet ve Din.” Yazarın ele aldığı konular, kitabın fikri özelliğinin yanında pratiğe dönük bir eser olduğunu da gösteriyor.
Kitabı eline alan okur, kesintisiz olarak eseri okumak istiyor ve hayretlerini gizleyemiyor.
İslam diye yola çıkanların 10 yıllık iktidarlarına rağmen toplumdaki her geçen gün azalan dini hassasiyetinin sebebini anlıyor.
Ahirzaman fitnesi olan deccaliyeti daha müşahhas olarak görüyor. Suyun nasıl ateş diye, ateşin ise nasıl su diye takdim edildiğine şahitlik ediyor.
At iziyle it izinin birbirine nasıl karıştırıldığını görüyor.
Deccaliyetin kol gezdiği günümüzde dikkatli olmak gerekir. Deccaliyet yani yanlışın cilalanması bir başka ifade ile doğrunun yanlış, yanlışın doğru olarak gösterilmesi günümüzün en bariz özelliklerindendir. Bir başka ifade ile illüzyon döneminden geçiyoruz. Görselliğin bütün teknikleri ile algı üzerinde oyunlar oynanıyor. Özün ayrı, sözün ayrı olduğu bir dönem, bu dönem.
Dinin hem dünyaya, hem ahirete bakan yüzü vardır. Dini bütünlük milli bütünlüğün de teminatıdır. Dolayısıyla dinle oynayanlar bilerek veya bilmeyerek milli bütünlükle de oynamaktadırlar. Amerika’nın ‘Ilımlı İslam’ projesinin ülkemizde hâkim kılınması için kurulan tezgâh, Amerika’nın İslam’a ve Müslüman’a hizmeti değil, bizzat dinin tahrip edilme gayretinin neticesidir. Dinlerarası Diyalog çalışmaları ile diğer din mensuplarını Allah’ın, Kur’an’daki hükmüne rağmen kurtulmuş kabul edenler bugün Şia’ya karşı savaş açmışlar, Müslümanlara namlu doğrultacak seviyeye gelmişlerdir.
Bir de ezeli olan ahiret hayatını dikkate aldığımızda dini yanlış anlayıp, yanlış yaşamanın faturasının çok ama çok ağır olacağı anlaşılacaktır.
Eser okunduğu zaman okuyucu birey ve toplum olarak üzerimizde oynanan oyunlar konusunda bilinçlenecektir. Sayın Muharrem Bayraktar’ı tebrik ediyorum. Bu emsal eserlerin çoğalmasını diliyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Adalet mi dediniz hakkaniyet mi? / 05.04.2025
- Yunan bayramı, Türk dersi / 29.03.2025
- Asıl rakip ne İmamoğlu ne Yavaş: Hükümetin en büyük sınavı geçim krizi / 24.03.2025
- Bozduğun kantar seni de tartacak / 23.03.2025
- Adaletin zarfı ve mazrufu: İmamoğlu olayı üzerine bir toplumsal okuma / 22.03.2025
- ABD açıktan İran’ı hedef olarak gösterdi / 20.03.2025
- Dünya ateş çemberinde: Türkiye’nin stratejisi ne olmalı? / 10.03.2025
- Wilson’dan İmralı’ya: Türkiye’yi bölme planı mı devrede? / 04.03.2025
- Oruç, ilahi bir emir ve bilimsel bir şifadır / 03.03.2025
- Yeraltı zenginliklerimiz için millî mücadele zamanıdır / 23.02.2025
- Yunan bayramı, Türk dersi / 29.03.2025
- Asıl rakip ne İmamoğlu ne Yavaş: Hükümetin en büyük sınavı geçim krizi / 24.03.2025
- Bozduğun kantar seni de tartacak / 23.03.2025
- Adaletin zarfı ve mazrufu: İmamoğlu olayı üzerine bir toplumsal okuma / 22.03.2025
- ABD açıktan İran’ı hedef olarak gösterdi / 20.03.2025
- Dünya ateş çemberinde: Türkiye’nin stratejisi ne olmalı? / 10.03.2025
- Wilson’dan İmralı’ya: Türkiye’yi bölme planı mı devrede? / 04.03.2025
- Oruç, ilahi bir emir ve bilimsel bir şifadır / 03.03.2025
- Yeraltı zenginliklerimiz için millî mücadele zamanıdır / 23.02.2025