Hırsızların, arsızların, nursuzların, cehennem ettiği Kara ekmeğin Kapkara Teknesi'nden sağ çıkan Erdal BIÇAK, başlarına gelenleri anlatırken; " ... Yürürken tünelin içinde sağa sola yatmış ve bilincini kaybetmiş yüzlerce arkadaşımızı gördüm. Bir şey yapamıyorduk. Bir noktadan sonra artık yürüyemedik. İşte o an ustabaşımızın Ezan okuduğunu fark ettik. Ezanı okuduktan sonra ustabaşımız bizim için cenaze namazı kılmaya başladı" diyor!...Devlet'ten yandaş birisine, o birisinden de daha çok kendilerinden olan birisine peşkeş çekilen, yüzlerce cana mezar olan Ekmek Teknesinden sağ çıkan ve olanları anlattığı için AKP'lilerin "komünist"(!) dediği bir âfetzede anlatıyor bunları!Millî servetimiz yani, Türkiye'de -büyük-küçük, kadın-erkek, şehirli-köylü, kaç milyon kişi yaşıyorsa hepsinin ortak malı olan yeraltı zenginliklerimizi, yandaşlarına peşkeş çeken Ümeyyeoğulları zihniyetli Emevist Müslümanlar'ın; "Dinsiz, imansız, komünistlerden" dedikleri bir Canlı Îman anlatıyor bunları!Ve sıkıyönetim var Soma'da!Manisa Valisi'nin; "provokatif eylem" dediği, -elbette- çoğunluğu, Türkiye'nin her yerinden gelen kalabalığın ve bütün dünyanın, vatandaşlarımızın kurtarma çalışmalarına odaklandığı bir zamanda; "Dağılmayan gruba karşı kademeli olarak tazyikli su ve gaz kullanılmak suretiyle orantılı güç kullanılarak grup dağıtılmıştır" açıklamasını, her âfette yek-vücûd olan Türk Milleti'nin Soma'ya yardıma gelmesinin suç sayılmasını, nasıl anlayıp nasıl anlatacağız?Düzce'ye, Van'a, Filistin'e veya bir afet bölgesine yardıma koşan milyonlarca insanın hepsi Düzceli miydi, Vanlı mıydı, Filistinli miydi? Böyle bir vicdan, böyle bir mantık olabilir mi?Ya Hu! Siz, hangi gezegendensiniz? Siz hangi milletten, hangi dindensiniz? Cebinde ikamet kâğıdı olmayan, ikâmet kâğıdında Soma yazmayan, Türkiye'nin herhangi bir yerinden; Soma'da kapkara yerin yediği yakınını veya yakınlarını defnederek son görevini yapmaya gelenler veya vatandaş olarak insânî görevini yapmak üzere Düzce'de, Van'da veya diğer afet bölgeleri ve zamanlarında tek vücûd olan, Soma'ya yardıma koşmak suçu(!)nu işleyen herkes; ister sıradan, ister avukat, ister gazeteci olsun hiç ayırt edilmeden kelepçeleniyor!Üzerinden daha beş gün geçen kıyametten sonra; Müslüman Dinci Hükümet(!)in ve yalakalarının Soma'ya revâ gördükleri taziye şekli ve tesellî bu!Günlerce afet bölgesinde, Kara Ekmek Teknesi'nin giriş-çıkış tünelleri ağzında Kocasını arayan, delice koşturan Azime Girgin ise taziye ziyaretine gelenlere; bir "Anne Öğretmenliği" örneğini veriyor! Babasını soran kızını, nasıl ikna ettiğini anlatıyor:"... Miray bana; 'Anne ben artık babamı görmek istiyorum' dedi. Cenazeyi defnettikten sonra Miray'ı mezara götürdüm... 'Babam neden burada?' diye öfke ve merakla sordu; 'Baban çok yoruldu! Biraz burada uyuyacak!' dedim. Miray mezara dönerek; 'Üzülme Baba! Ben her gün senin yanına geleceğim' dedi." Bu yüz karası ama aynı zamanda destansı hikâyeleri dinliyoruz ve bu gidişle maalesef daha çook dinleyeceğiz!"BOP Eş Başkanı olarak bizim de bölgede görevlerimiz var!" diye övünen, yalaka vuvuzelalarının; "Allah'ın bütün vasıflarını kendinde toplamış Dünya Lideri" dedikleri Yürütmenin Başı'nın bizzat yumrukladığı, Danışmanı'nın tekmelediği, Tayyîban Ordusu edilen Türk Polisi'nin; TOMA'larla su sıktığı, copladığı, plastik mermilerle kurşunladığı Somalılar ve yakınları böylesine komünist, böylesine Hükümeti devirmek için darbeye hazırlanan örgütlenmiş îmansızlar(!)mış! Vaay be!Heeey! Haçlı Müslümanlar! Heeey! Para ile insana yer değiştiren, insanlıkla dünyalık arasında tercihlerini Firavun'ca, Karun'ca paradan yana kullanan vahşî kapitalizmin vahşî cellatları!Kontrolünüze aldığınız Kalkınma Adâleti'nden, beşerî yargıdan belki önceden hazırlanan minare kılıfları sayesinde kurtulabilirsiniz! Ya "Din Günü"ndeki Mahkeme-i Kübrâ'da ne yapacaksınız?Ya Hu! Yoksa siz, bunlardan habersiz misiniz?Ya hu! Yoksa siz; alınıp satıldığınızın ve kendinize zulmettiğinizin farkında değil misiniz?Ya Hu! Size, imam hatiplerde dîn öğretilirken insanlık, Yüksek İslâm Ahlâkı unutturuldu mu?Dünyanın neresinde; tarihin hangi çağında, sistemlerin hangisinde, hangi dinde, hangi ahlâki öğretide; yaslı-yaralı insanlara Başbakan yumruğuyla, Danışman tekmesiyle, tazyikli suyla, copla, gaz bombasıyla, plastik mermilerle taziye verilir?Ya Hu! Allah aşkına siz, bu coğrafyanın insanları mısınız?Ya Hu! Siz gerçekten Allah'ı, Peygamber'i, Kitâb-ı Ekmel'i biliyor musunuz?Bakın bilenler, tam yüz sene önceden nasıl çiziyorlar günün fotoğrafını? "Kendi feryâdımdır ancak ses veren feryâdıma...Kimseler yok, âşinâdan büsbütün hâlî diyâr!'Nerde yârânım?' diyorken ben bülend-âvâz ile'Nerde yârânım?' diyor vâdî, beyâbân, kühsâr." (Mehmet Âkif Ersoy)(Âşinâ: tanıdık, bildik; Hâlî: şimdiki; Yârân: dostlar; Bülend-âvâz: Yüksek haykırma; Beyâbân: Kır, çöl; Kûhsâr: Dağ tepesi)."OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN!" Vesselâm...Selâm, sevgi, duâ....
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017