Dört eski bakan hakkında kurulan TBMM Soruşturma Komisyonu, 22 Aralık Pazartesi günü toplanarak karar verecekti. Haklarındaki yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarını soruşturdukları bakanların, Yüce Divan'a gönderilip gönderilmeyecekleri hususunda oylama yapacaklardı.Ne hikmetse, AKP'li Komisyon üyeleri saatinde hazır değillerdi. Gecikmeli de olsa toplantı yapıldı, ancak karar çıkmadı ve oylama 5 Ocak tarihine ertelendi. Sebep neydi? MASAK? "Malkara Keşan hoppala paşam!" diye bir lâf var ya, işte öyle bir şey. Güler misin, ağlar mısın! Bu bakan, şimdi bakamayan arkadaşlar tam da iplerinin çekilebileceği gün mü, akılları başlarına gelip, haklarındaki MASAK raporuna itiraz ediyorlardı. Oysa tüm belge ve bulgular için ne söyleyeceklerse söylemişlerdi ki, Komisyon karar verme aşamasına gelmişti."İpten adam alır" deyimi halk arasında bir avukatı övmek için kullanılır, mesleki becerisine duyulan güveni de ifade eder. Bu anlamda değil ama AKP iktidarı gerektiğinde adamı ipten alacağı gibi, ipe de gönderecek cevvaliyette. Gerçi şu sıralar ipten kazıktan kurtulmuş eşkıya ile durumu müzakere etmekteyse de, iktidarın başı, eski takım arkadaşlarını ihmâl etmeyip, onları ipten almanın hesabını yapmaktadır. Sanmayın ki, vefasından; işin ucu kendisine de dokunacağından.İşin siyasi boyutunu Komisyona bırakırken şu MASAK'a bakalım! Açılımı: Mâli Suçları Araştırma Kurulu. Ne iş mi yapar? "Karaparanın Önlenmesine Dair Kanun" gereği kurulmuş olup, kara para ile mücadele eder. Kara para araştırma ve soruşturmaları yapar. Savcılık soruşturmasından takipsizlik kararı ile kurtulan zevattan dört sâbık bakan bu kez, TBMM Soruşturma Komisyonu'nun takibine takıldı. Komisyon çalışmaları sürecinde iki önemli tespit, bomba tesiri yaptı. Bunlardan biri Adli Tıp Kurumu raporu, diğeri de MASAK raporuydu. Her iki belge de Komisyon'a gönderilmişti.MASAK'a göre yolsuzluk ve rüşvet suçlamaları ile soruşturulan eski bakanların malvarlıklarında orantısızlıklar vardı. Bu tespit, aklama suçuna ilişkin emareleri ortaya koyarak "mâkul" değil, "kuvvetli" şüphenin varlığını gösteriyordu.Adli Tıp raporuna göre de yasal dinleme tapelerinde montaj yoktu, gerçekti, hile hurda yoktu. Montaj diyenlerin ve bunların sözünü dinleyerek uygun(!) raporlar veren TÜBİTAK'çıların ve dahi bu ısmarlama raporlara göre takipsizlik kararları veren savcının kulakları değil, varsa, vicdanları çınlasın!MASAK olsun Adli Tıp olsun her ikisi de resmi devlet kuruluşudur; Adli Tıp Kurumu Adalet Bakanlığı'na, MASAK Mâliye Bakanlığı'na bağlıdır. Endişem odur ki, AKP iktidarına rağmen bu belgeleri düzenleyen uzman kuruluşların uzman bilirkişilerinin görebilecekleri baskı. Yürekli insanlar! İyi ki varsınız.Suçlamalarla ilgili şüpheleri kuvvetlendiren bu somut delillerin yargılamadaki yerini yoklayalım: Genel olarak; toplumsal düzenin korunması, kişilerin hak ve özgürlüklerinin sağlanması, suçun aydınlatılması ve suçluların cezalandırılması açısından son derece önemli olan ceza yargılamasının temelinde "delillendirme" bulunmaktadır. İşte tam bu kertede "adli bilimler", deyim yerindeyse, topa girmekte yargının delillendirme ihtiyacını karşılamaktadır.Adli bilimler; temel bilimlerin, hukuki olaylara uygulanmasıdır. Adli tıp bunların başında gelmekte, fiziksel delillerin tanınması, tanımlanması, kişiselleştirilmesi ve değerlendirilmesinde adalete büyük hizmette bulunmaktadır.Soruşturma Komisyonu elindeki delillerle ceza adaletine uygun karar vermek durumundadır. Gerek Komisyon'da, gerekse Meclis'te çoğunluğa sahip AKP, Yüce Divan Yolunu tıkasa da, somut deliller karşısında Cumhuriyet Savcılarına soruşturmanın yeniden başlatılması konusunda iş düşmektedir; görev sizin, vicdan sizin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu / diğer yazıları
- Terör / 01.02.2024
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023