İsmet İnönü'nün söylediği şu söz çok önemlidir."Büyük devletlerle ortak olmak, ayı ile yatağa girmeye benzer."Büyük devletlerle ortak olmak böyle ise peki ya kavga etmeye ya da savaşa tutuşmaya ne demeli?Dense dense 'ayı dolu bir ine gözü kapalı girmek' denebilir.Cumhuriyet tarihi boyunca hiç yaşanmadığı bir biçimde Rusya'yla karşı karşıya gelen Türkiye'nin yaptığı da tam olarak 'ayının inine girmek.' Ne hazindir ki Türkiye son yıllarda ne büyük devletlerle ortak olurken kendi çıkarlarını koruyabildi, ne de büyük devletlerle gerilim yaşamamak için gerekli özeni gösterdi.Çok kritik günlerden geçiyoruz.Cumhuriyet tarihimiz boyunca Rusya ile yaşamadığımız bir krizi yaşamaktayız.Böylesi durumlarda yaşanan gerilimin yatışması da savaşa dönüşmesi de an meselesidir.Türkiye kağıt üstünde haklı olduğunu ispatlasa bile bu Rusya'nın tepkisini ortadan kaldırmıyor.Rus uçağını düşürdüğümüz 24 Kasım'dan bu yana Türkiye'ye yönelik ardı ardına yaptırımlara imza atan Rusya'da dün hükümet yeni yaptırımların ne olacağına karar vermek için Rusya Başbakanı Medvedev başkanlığında toplandı.Anlaşılan o ki, kriz derinleştikçe Rusya'nın Türkiye'nin canını yakacak hamleleri şiddetlenerek devam edecek.Bu bağlamda Rusya'nın elindeki Türkiye'ye karşı kullanabileceği kozlar sayısızken Türkiye'nin Rusya'ya karşı devreye koyabileceği kozlar çok sınırlı.Rusya en kritik kozu olan enerji silahını sona saklamakta. Çünkü başya doğalgaz satışı olmak üzere petrol gibi ürünlerde Türkiye'ye ambargo gündeme gelmesi Rusya'yı da zora sokacak. Ama Batılı ülkelerin Ukrayna krizi bağlamındaki tahriklerine resti çeken Rusya, bıçak kemiğe dayanırsa Türkiye'ye doğalgaz hamlesiyle karşılık vermekten de çekinmez. Bunu akıldan çıkarmamak lazım.Akıldan çıkarılmaması gereken bir başka nokta ise Türkiye ile Rusya arasında yaşanacak ekonomik yaptırımların en büyük yıkıcı etkisi Türkiye'nin üzerinde olacağı konusudur.Üstelik Türkiye sadece Rusya'dan aldığı ya da sattıkları üzerinden yaşayacağı kayıplarla yüzleşmeyecek, aynı zamanda Rusya etkisi altındaki Orta Asya ülkeleriyle ticari ilişkiler de büyük darbeler alacak. Bu kapsamda Türkiye'nin ekonomik kaybını tam olarak tahmin etmek bile mümkün değil.Hangi açıdan bakılırsa bakılsın bu gerilimde en büyük darbeyi Türkiye'nin alacağı anlaşılmaktadır. Bundan dolayı Türkiye'yi yönetenlerin 'biz haklıyız' gibi sözleri bir kenara bırakıp, bozulan ilişkileri rayına koymaya odaklanmaları gerekmektedir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024