Gezi Parkı olaylarında tutuklanan (seyyar satıcı) Ali Sarıçiçek'in eşi Merhamet Sarıçiçek, İstanbul Adalet Sarayı önünden sesleniyor; "Tamam benim kocam örgüt kurdu! 7 kişiyiz biz, örgütüz! 5 tane çocuğum var, biz örgütüz! Eşim Kazlıçeşme'de de bayrak sattı. Orada neden tutuklamadınız?" diye soruyor, duyan var mı?"Bu bayrakları Taksim'e hediye etmek için mi gitmiş? Bunu hiç mi hakim savcı düşünmüyor? Onların okudukları günlere yazıklar olsun. Adaletsizce, vicdânsızca okumuşlar' Beni mağdur etmenin bir anlamı yok ki! Örgüt kurmuş! ... Biz örgütüz! Adamın evinde çocuğunun tişörtü yok ya! ... İlkokuldan okuması, yazması yok! Bu nasıl örgüt kurmak? Bir ceza kesilecekse, Ali Sarıçiçek'e mi kesildi, 5 tane çocuğuma mı kesildi? Sen diyon ki Başbakan 'Ben başörtülü hanımın arkasındayım, başındayım' diyon! Ben daha fazla zarar gördüm! Bizden ne istedin ki?" diye haykırarak soruyor; duyan veya cevaba tenezzül edecek bir vicdân var mı?Merhamet Sarıçiçek; "Bir oğlum var o da bayrağı alıp işe de gidemiyor! Korkuyor! Eli palalıyı serbest bırakın, onlara öyle adalet, bize böyle adalet! İki türlü adalet var! Mazlumun yanında olmuyorlar. ... 50 milyon insan gördü suç işleyen eli palalıyı!" diye haykırıyor, duyan var mı? Ali Sarıçiçek'le birlikte 8 kişi, 8 Temmuz da "2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanunu'na muhalefet etmek" ve "Polise mukavemet" iddiasıyla tutuklanmışlar! Haksız değiller be Ali Sarıçiçek! Sen, TOMA'nın o güçlü tazyikli suyu karşısında yıkılmayıp, ekmek param dediğin sattığın bayrakları bırakıp kaçmazsın ha? Polisten korkup kaçmayıp direnirsin öyle mi? General de olsan, İleri Demokrat Sultan gelince ayağa kalkmazsan; yazar da olsan Başbakan aleyhinde yazarsan; zengin de olsan, medya patronu da olsan Başbakan'a yağcılık yapmazsan, bedelini ödersin! Kaç kere söylemedi mi Sayın Başbakan? "Yargıya talimatımızı verdik!" diye söylemedi mi ekranlardan gözümüzün içine baka baka? Beğler!Merhamet Sarıçiçek; söylenmiyor, söylüyor farkında mısınız? Söylerken de "Bu kadar cehâlet ancak tahsil ile mümkündür!" tezini ispatlayan okumuşların inâdına, çarıklı erkân?ı harb ferâsetiyle ders veriyor!Kutadgu Bilig'de anlatılan, bu gidişle daha çook anlatmak zorunda kalacağımız bir öğreti var ya! Hani millet, Hakan'ın üç maddelik isteğine, ilk kurultayda cevap verirler ya! Hakan'ın; "Yasalarıma uyun!" isteğine ahali; "Yasalarına uyarız ama âdil olursa!" diye cevap verir ya! Hem de bin yıl önce!...Merhamet Sarıçiçek, okuyup?yazması olmayan bir seyyar satıcının eşi ama Türk teâmüllerinden, Türk Töre ve adâletinden haberdâr! Yazık ki, eyvah ki BOP Eş Başkanlığı ile övünen ve büyük bir ihtimalle bol vaatler ve Allah ile aldatarak Merhamet'in de oylarını almış olan ve "Ben kitap okumam! Danışmanlarım özetini getirirler!" diye ne kadar okuduğunu kendisinden öğrendiğimiz Başbakan'ın bu teâmül ve töreden haberi yok!Başbakan'ın danışmanları; Allah rızâsından önce Başbakan'a yağcılık yarışında olduklarından, bu töresel öğütleri özetleyip haberdâr etmemişler! Sadece Allah için biz; millet adına danışmanlık yaparak okuma tembeli Başbakana Kutadgu Bilig'den özetle hatırlatmalar yapalım! Bizi duyar?duymaz veya duyar ama uyar?uymaz kendi bilir! Bir şeyi de biz çok iyi biliriz ki; Türk milleti, ne zaman, ne yapacağını, çok iyi bilir!Kutadgu Bilig'den Türkçe öğütler: "Hakanım! Beğlik işini hep beğler bilir! Kanun ve nizâm, örf ve adet onlardan gelir. Bu beğlik işi, beğlerin işidir. Babası beğse oğul, beğ doğar; o da babaları gibi beğ olur. Ötüken Beği ne der, dinle: "Beğin çok seçkin olması lazımdır; özü sözü doğru ve tabiatı güzîde olmalıdır. Bilgili akıllı, halka davranışı iyi, cömert, gözü tok ve gönlü zengin olmalıdır. Her türlü iyiliğe el uzatmalı; hayâ sahibi, yumuşak huylu ve asîl tabiatlı olmalıdır. Beğ, halkı bilgi ile elinde tutar; bilgisi olmazsa aklı işe yaramaz! Beğler işlerinde yanılırlarsa, onların beğliği hastalanmış demektir, tedâvi etmelidir. Beğlik hastalığının ilâcı akıl ve bilgidir.Beğ; bilgili, akıllı ve zeki olmalıdır; beğliğin hastalığına ancak bunlarla bir çare bulunabilir. Bilgili ve akıllı hükümdarın her iki dünyada da makamı yüksek olur." Beğ, takvâ sahibi ve temiz olmalıdır; aslı temiz olan daima temizlik ister. Eğer beğ, takvâ sahibi ve temiz kalpli olmazsa hiçbir vakit temiz ve isâbetli hareket edemez. ... İşe bilerek başlamak ve başarıyla tamamlamak için beğin, çok akıllı olması gerekir. İşi akıllı insanlar başarırlar; akılsız kimseleri işten uzak tutmalıdır."Merhamet Sarıçiçek'in, doğaçlama yaptığı Türkçe uyarılar ile bin yıl öncenin Türkçe öğütleri arasındaki bağ ve benzerlik, tesâdüf olabilir mi?Ve biz; bu içgüdüsel Türkçe tavırları da gördükten sonra Türk Milletinin ferâsetine, dirâyetine, celâdetine güvenmeyelim mi?Beğler! Tarihin en kadîm ve en teâmüllü Milleti'nin söylenmelerine kulak vermeyenlerin, bu millet kulağından tuttuğu zaman "kapının önüne" koymaz! Vallahi aklını alır!"Türk Milleti söylemez, söylenir." Biz de söylentileri, aktarırız! Duyarsınız?duymazsınız, uyarsınız?uymazsınız, siz bilirsiniz! Bu millet de size edeceğini, bilir vesselâm..."TÜRK'ÜM. BU AD, HER ÛNVANDAN ÜSTÜNDÜR."Selâm, sevgi, duâ...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017