Küresel ısınma (global warming) en kısa tabiriyle Dünya gezegeninin sıcaklığının 1 ile 3 derece arasında artmasıdır. Son derece masumane görünen rakamlar arkasında müthiş bir iklim değişikliğini barındırmaktadır. Bu değişikliği anlamak için Dünya iklim düzenine en sade dille bir önbakış yapmakta fayda var.
Dünya iklim düzeni
Eğer önümüze bir Dünya haritası alıp bakarsak İzlanda, İrlanda, İngilitere, İskandinavya, Belçika, Danimarka ve Kuzey Almanya'nın SİBİRYA ile hemen hemen aynı kuşakta yer aldığını görürüz. Temel coğrafya bilgilerimiz bize şu basit gerçekten bahseder: Ekvator bölgesine doru gidildikçe ORTALAMA sıcaklık artarken, kutup bölgelerine doğru sıcaklık azalır. Özel şartlar bulunmadıkça da ekvator yada kutup bölgesine aynı mesafelerde (aynı enlemlerde) de ortalama sıcaklıklar birbirine yakındır, Türkiye, Yunanistan, İtalya ve İspanya yada Fas, Tunus, Libya, Cezayir, Mısır, Arabistan, Yemen sırasında olduğu gibi.
Halbuki İngiltere, İsveç, Norveç, İzlanda ortalama sıcaklıkları ile aynı enlemde yer alan Sibirya'nın ortalama sıcaklığı arasında uçurum mevcuttur. Bu noktada Batı Avrupa ve Orta Avrupa'yı ısıtan bir doğal enerji kaynağı aramak gerekli hale gelir ve bugün bu kaynak tespit edilmiş olup ismine 'Büyük Kayış' (The Great Conveyor Belt) adı verilmiştir.
'Büyük Kayış' tüm Pasifik Okyanusu, Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusunu DÜZENLİ ve Dünya çapında büyük bir halka (kayış) oluşturacak şekilde dolaşan sıcak ve soğuk su akıntı sistemine verilen addır.
Büyük okyanustan başlayan sıcak (az yoğun) ÜST YÜZEY su akıntısı Avustralya ve Asya kıtaları arsından (Endonezya üzerinden) Hint okyanusuna geçer. Daha sonra Afrika Ümit Burnuundan Atlas Okyanusu'na ilerler. Brezilya kıyılarından ABD Florida yarımadasına kıvırılır ve sonrasında İngiltere ve İzlanda üzerinden Kuzey Buz Denizi'ne doğru ilerler. Soğuk kuzey rüzgarları ile karşılaşan sıcak akıntı soğur ve yoğunluğu artar, dibe çökmeye başlar ve DİP akıntısı olarak hemen hemen aynı rotayı izleyerek (güneyde Ümit Burnu yerine Antartika kıyılarından) Büyük Okyanus'a geri döner. Büyük Okyanusta ekvator bölgesinde tekrar ısınır ve devri daim bu şekilde devam eder.
'Büyük Kayış' Pasifik Okyanusu ekvator sıcaklığını Amerika Doğu sahillerine, İzlanda, İngiltere ve Orta Avrupa'ya ulaştıran sistemdir dersek doğru bir tanımlama yapmış oluruz. Başka bir deyimle Avrupa'nın Polonya, Avusturya, Macaristan sınırına kadar olan topraklarına sıcak ve nemli hava getiren okyanus su hareketidir. 'Büyük Kayış', benzeri şekilde İngiltere'de ço yağış olmasının ve sürekli sis görülmesinin de. Ve tabi Sibirya soğuklarının (-20 ~ -50 C) Avrupa'dan uzak kalmasının sebebi de...
Dünya'daki tüm nehir ve tatlısu kaynaklarının toplam debisinin (1 saniyede yer değiştiren su miktarının) 40 katından daha fazla su yer değiştirir 'Büyük Kayış' dolanımı sırasında. Bu miktar da sistemin dünya iklim dengelerinde ne derece pay sahibi olabileceğine dair bir işarettir.
'Büyük Kayış' (The Great Conveyor Belt) düzenindeki değişimin Dünya'ya ve özellikle ABD ve kıta Avrupa'ya etkileri – Geçmişe bir bakış
Dünya iklim düzeni üzerine olan bilgiler bundan 20 yıl öncesine kadar ancak varsayımlardan ve teorilerden ibaretti. 1980'li yılların başında pekçok batılı ülke bilim adamı Gronland'in ıssız bölgelerine yeni ve çok hassas yer (buz) delici makineleri ile bir yolculuk gerçekleştirdiler.
Dönemin en hassas aletleriyle Gronland'in buz tabakası onbinlerce yıl öncesine ait olan buz katmanlarına varıncaya kadar incelemelerde bulundu. Bu noktada inceleme tekniklerinden daha ziyade sonuçlar üzerinde durmaya çalışacağız ama Gronland bölgesinin temel özelliğinin üzerine yağan kar örtüsünü saklaması ve böylece derinlerde 10.000 yıl önce yağmış kar taneciklerini barındırmasıdır.
Araştırmalar inanılması zor gerçekleri açığa çıkarmış ve geleceğe de ışık tutmuştu.
20 yıl öncesine kadar, Avrupa'nın ve Kuzey Amerika'nın çeşitli bölgelerinde yapılan çalışmalara göre Dünya gezegeni 2-3 milyon yıl kadar önce büyük bir buz çağı yaşıyordu. 2 ile 5 yüzbin yıl boyunca Avrupa ve Kuzey Amerika'nın neredeyse tamamı kalın bir buz tabakası ile kaplanmıştı. Sonrasında 2 ile 3 yüzbin yıl süren bir geçiş dönemi olmuş ve sıcak havalar gelmişti. Dünya iklimindeki değişimin sebebi hala bilinememekte ve sırrını korumaktadır. Bu değişimin sebeplerine ait tahminlerse Güneş patlaması ve Volkanik patlamalar şeklinde özetlenebilir.
Gronland araştırma sonuçları ise bambaşka bir Dünya tarihi çizmişti, en azından Dünya iklim tarihinde... Milyonlarca yıl öncesine kadar uzanan kar ve buz tabakaları üzerinde yapılan araştırmalar Dünya'nın buz çağından çıkışının yüzbinlerce yıl değil sadece 2 en fazla 3 yıl sürdüğünü göstermekteydi. Bir ŞEY Dünya iklimini 2 yıl içerisinde adeta baştan şekillendirmişti.
Değişimi şöyle basit bir modelleme yaparak anlatmak mümkün: Pekçok kişinin evinde yer alan bir elektrik düğmesi modelinde, düğme yukarı doğru yavaşça kaldırılmaya başladığında orta noktaya gelinceye kadar yay sistemi kapalı hale geri dönmesi için hareketi engellemeye çalışır. Tam orta noktada bu kuvvet kesilir ve orta nokta geçildikten sonra ters taraftaki yay sistemi hareketinizi destekler ve düğme açık pozisyana hızla ilerler. Akım tamamlanır ve lamba yanar.
Buradaki temel nükte lamba için sadece 2 pozisyon vardır, yanar veya yanmaz. Arada bir geçiş süreci yoktur lamba için ANCAK lambayı yanma sürecine iten nedenler için bir geçiş süreci mevcuttur.
Dünya iklim düzeni
Eğer önümüze bir Dünya haritası alıp bakarsak İzlanda, İrlanda, İngilitere, İskandinavya, Belçika, Danimarka ve Kuzey Almanya'nın SİBİRYA ile hemen hemen aynı kuşakta yer aldığını görürüz. Temel coğrafya bilgilerimiz bize şu basit gerçekten bahseder: Ekvator bölgesine doru gidildikçe ORTALAMA sıcaklık artarken, kutup bölgelerine doğru sıcaklık azalır. Özel şartlar bulunmadıkça da ekvator yada kutup bölgesine aynı mesafelerde (aynı enlemlerde) de ortalama sıcaklıklar birbirine yakındır, Türkiye, Yunanistan, İtalya ve İspanya yada Fas, Tunus, Libya, Cezayir, Mısır, Arabistan, Yemen sırasında olduğu gibi.
Halbuki İngiltere, İsveç, Norveç, İzlanda ortalama sıcaklıkları ile aynı enlemde yer alan Sibirya'nın ortalama sıcaklığı arasında uçurum mevcuttur. Bu noktada Batı Avrupa ve Orta Avrupa'yı ısıtan bir doğal enerji kaynağı aramak gerekli hale gelir ve bugün bu kaynak tespit edilmiş olup ismine 'Büyük Kayış' (The Great Conveyor Belt) adı verilmiştir.
'Büyük Kayış' tüm Pasifik Okyanusu, Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusunu DÜZENLİ ve Dünya çapında büyük bir halka (kayış) oluşturacak şekilde dolaşan sıcak ve soğuk su akıntı sistemine verilen addır.
Büyük okyanustan başlayan sıcak (az yoğun) ÜST YÜZEY su akıntısı Avustralya ve Asya kıtaları arsından (Endonezya üzerinden) Hint okyanusuna geçer. Daha sonra Afrika Ümit Burnuundan Atlas Okyanusu'na ilerler. Brezilya kıyılarından ABD Florida yarımadasına kıvırılır ve sonrasında İngiltere ve İzlanda üzerinden Kuzey Buz Denizi'ne doğru ilerler. Soğuk kuzey rüzgarları ile karşılaşan sıcak akıntı soğur ve yoğunluğu artar, dibe çökmeye başlar ve DİP akıntısı olarak hemen hemen aynı rotayı izleyerek (güneyde Ümit Burnu yerine Antartika kıyılarından) Büyük Okyanus'a geri döner. Büyük Okyanusta ekvator bölgesinde tekrar ısınır ve devri daim bu şekilde devam eder.
'Büyük Kayış' Pasifik Okyanusu ekvator sıcaklığını Amerika Doğu sahillerine, İzlanda, İngiltere ve Orta Avrupa'ya ulaştıran sistemdir dersek doğru bir tanımlama yapmış oluruz. Başka bir deyimle Avrupa'nın Polonya, Avusturya, Macaristan sınırına kadar olan topraklarına sıcak ve nemli hava getiren okyanus su hareketidir. 'Büyük Kayış', benzeri şekilde İngiltere'de ço yağış olmasının ve sürekli sis görülmesinin de. Ve tabi Sibirya soğuklarının (-20 ~ -50 C) Avrupa'dan uzak kalmasının sebebi de...
Dünya'daki tüm nehir ve tatlısu kaynaklarının toplam debisinin (1 saniyede yer değiştiren su miktarının) 40 katından daha fazla su yer değiştirir 'Büyük Kayış' dolanımı sırasında. Bu miktar da sistemin dünya iklim dengelerinde ne derece pay sahibi olabileceğine dair bir işarettir.
'Büyük Kayış' (The Great Conveyor Belt) düzenindeki değişimin Dünya'ya ve özellikle ABD ve kıta Avrupa'ya etkileri – Geçmişe bir bakış
Dünya iklim düzeni üzerine olan bilgiler bundan 20 yıl öncesine kadar ancak varsayımlardan ve teorilerden ibaretti. 1980'li yılların başında pekçok batılı ülke bilim adamı Gronland'in ıssız bölgelerine yeni ve çok hassas yer (buz) delici makineleri ile bir yolculuk gerçekleştirdiler.
Dönemin en hassas aletleriyle Gronland'in buz tabakası onbinlerce yıl öncesine ait olan buz katmanlarına varıncaya kadar incelemelerde bulundu. Bu noktada inceleme tekniklerinden daha ziyade sonuçlar üzerinde durmaya çalışacağız ama Gronland bölgesinin temel özelliğinin üzerine yağan kar örtüsünü saklaması ve böylece derinlerde 10.000 yıl önce yağmış kar taneciklerini barındırmasıdır.
Araştırmalar inanılması zor gerçekleri açığa çıkarmış ve geleceğe de ışık tutmuştu.
20 yıl öncesine kadar, Avrupa'nın ve Kuzey Amerika'nın çeşitli bölgelerinde yapılan çalışmalara göre Dünya gezegeni 2-3 milyon yıl kadar önce büyük bir buz çağı yaşıyordu. 2 ile 5 yüzbin yıl boyunca Avrupa ve Kuzey Amerika'nın neredeyse tamamı kalın bir buz tabakası ile kaplanmıştı. Sonrasında 2 ile 3 yüzbin yıl süren bir geçiş dönemi olmuş ve sıcak havalar gelmişti. Dünya iklimindeki değişimin sebebi hala bilinememekte ve sırrını korumaktadır. Bu değişimin sebeplerine ait tahminlerse Güneş patlaması ve Volkanik patlamalar şeklinde özetlenebilir.
Gronland araştırma sonuçları ise bambaşka bir Dünya tarihi çizmişti, en azından Dünya iklim tarihinde... Milyonlarca yıl öncesine kadar uzanan kar ve buz tabakaları üzerinde yapılan araştırmalar Dünya'nın buz çağından çıkışının yüzbinlerce yıl değil sadece 2 en fazla 3 yıl sürdüğünü göstermekteydi. Bir ŞEY Dünya iklimini 2 yıl içerisinde adeta baştan şekillendirmişti.
Değişimi şöyle basit bir modelleme yaparak anlatmak mümkün: Pekçok kişinin evinde yer alan bir elektrik düğmesi modelinde, düğme yukarı doğru yavaşça kaldırılmaya başladığında orta noktaya gelinceye kadar yay sistemi kapalı hale geri dönmesi için hareketi engellemeye çalışır. Tam orta noktada bu kuvvet kesilir ve orta nokta geçildikten sonra ters taraftaki yay sistemi hareketinizi destekler ve düğme açık pozisyana hızla ilerler. Akım tamamlanır ve lamba yanar.
Buradaki temel nükte lamba için sadece 2 pozisyon vardır, yanar veya yanmaz. Arada bir geçiş süreci yoktur lamba için ANCAK lambayı yanma sürecine iten nedenler için bir geçiş süreci mevcuttur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cem Kayalı / diğer yazıları
- Borsa İstanbul’da yeni düzenleme şart / 11.02.2021
- Borsa İstanbul’un küçük yatırımcıları / 06.01.2021
- Atı alan İngiltere sadece Üsküdar’ı geçmedi! / 05.01.2021
- Hemen barış, şimdi barış; savaşma barış! / 22.10.2020
- Buğdayda beklenmeyen düşüş / 31.08.2020
- Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarına çağrı-III / 05.08.2020
- Türkiye, KKTC ve Doğu Akdeniz / 23.07.2020
- Tartus’u anlamadan Akdeniz’i anlamak / 12.07.2020
- Sadece ‘O’ bıkmadı! / 24.04.2020
- Kimdir Sayın Prof. Dr. Haydar Baş? / 17.04.2020
- Borsa İstanbul’un küçük yatırımcıları / 06.01.2021
- Atı alan İngiltere sadece Üsküdar’ı geçmedi! / 05.01.2021
- Hemen barış, şimdi barış; savaşma barış! / 22.10.2020
- Buğdayda beklenmeyen düşüş / 31.08.2020
- Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarına çağrı-III / 05.08.2020
- Türkiye, KKTC ve Doğu Akdeniz / 23.07.2020
- Tartus’u anlamadan Akdeniz’i anlamak / 12.07.2020
- Sadece ‘O’ bıkmadı! / 24.04.2020
- Kimdir Sayın Prof. Dr. Haydar Baş? / 17.04.2020