Dolma kalemler, işbirlikçi propagandistler veya en iyimser tanımla korkaklar, korku pompalamaya başladılar!Neymiş efendim; "Bombacının kimliğinin olay yerinde bulunması planmış"mış da; "Vatandaşınızı kullandım. Yine kullanabilirim" mesajı verilmişmiş de; ..mış da, ..miş de, ..muş da, ..müşşş!Çüüşşşş!A korkak tavşanlar!A pilli megafonlar!İmanlı kişi, gözünün gördüğünden korkar mı?Allah'tan korkanın kalbinde başka bir korkuya yer olur mu?A korku cazgırı tellâllar!Her ne kadar yanlış yönetilse de, her ne kadar üzerine vazife olmayan komşu içişleriyle uğraşırken kendi içişlerimizi Arap saçına döndüren bir hükümetimiz olsa da, siz Türk Milletini bedeviler mi zannettiniz?Türk Milleti; ucuz, karaktersiz bedevilerin, İngiliz organizesiyle I. Cihan Harbi ve İstiklal Harbi süresinde de yakaladıkları Müslüman Türklerin gözlerini oyduklarını, başlarını kestiklerini, diri diri yaktıklarını; unuttu mu, bilmiyor mu sanıyorsunuz?"Hafıza-i beşer, nisyân ile ma'lûldür." Doğrudur! Yani insan hafızasında, unutkanlık hastalığı vardır. Yani insan unutur ama tarih unutturmamak için vardır A kablolu diafonlar!Fazla eski değil 90 küsûr sene önce İngilizlere uyarak kral olacağına ve Lavrence'in de veziri olacağına inanıp Osmanlı'ya ihanet eden Şerif Hüseyin'in kaçıp Kıbrıs'a saklandığını; Rahmetli Cumhurbaşkanı Rauf DENKTAŞ'ın, bayramlarda ziyarete gittiklerini ve onun; "Ah! Ben Osmanlı'ya nasıl ihânet ettim? Şimdi ihânetimin cezasını çekiyorum!" diye iki gözü iki çeşme ağladığını anlattığını unutmadık!Hainler, ihanetlerinin bedelini ödemez mi zannediyorsunuz!İngiliz ve Haçlı organizeleri ve hainlerin taşeronluğu ile İslâm coğrafyasında kardeş kanı akıtıldığı doğrudur ma'lesef!Bu ihânetler yeni değildir, ilk de değildir! Ortadoğu'da özellikle Kerbelâ ve civarında akan kan, durur mu zannediyorsunuz?17 bin mektupla davet edilip, 72 kişilik aile efrâdı ile Lâin Yezid'in 30 bin kişilik ordusu karşısında yalnız ve susuz bırakılan İmam Hüseyin (a.s.) ve Kerbelâ Şehitlerinin âhı, yerde kalır mı zannediyorsunuz?Hz. Fatıma (a.s.)'ın Kızı Hz. Zeynep (a.s.)'ın; "Ey Kûfeliler! Ağlıyor musunuz? Gözyaşınız hiç kurumasın, çığlığınız hiç dinmesin! ... Ne kötü bir vebalin altındasınız! Evet, Allah'a and olsun ki, ... bu olayın şerefsizliğini üzerinizde taşıyorsunuz. Bundan da temizlenmeniz mümkün değildir" bedduâsını unuttunuz mu?Yine Ali b. Hüseyin (a.s.)'ın Kûfelilere; "Size; 'Soyumu öldürdünüz, saygınlığımı çiğnediniz. Siz de benim ümmetimden değilsiniz' dediği zaman Resûlullah (s.a.v.)'e hangi yüzle bakacaksınız?" Dediğini unuttuk mu, unuttunuz mu, unuttular mı?Peygamber (s.a.a.) Sevgililerinden bedduâ almış olanlar, kıyamete kadar gülebilir mi?Bir de Hz. Peygamber (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt'in gözünden, şimdi 'dolma kalemler'in korkutmaya çalıştığı Türklere bakalım mı?"Bir adam Hz. Ali'ye geldi ve hayretini gizlemeyerek; 'Şu kırmızı çehreli Türkler bize galebe edecekler öyle mi?' dedi. Bunun üzerine Hz. Ali; "Ben Hz. Peygamber (s.a.a.)'den işittim. O şöyle buyurmuşlardı; 'O kırmızı çehreli Türkler siz Allah'ın dinini değiştirdiğiniz ve doğru yoldan çıktığınızda sizi kılıçları ile doğru yola getirecek ve size hükmedeceklerdir." (Prof. Dr. Zekeriya Kitapçı, Hz. Peygamber'in Hadislerinde Türkler, s. 127 - İbnü'l-Fakih, s. 609).Tam da yeri gelmişken kendilerine Müslüman diyen ve Kerbelâ'da Peygamber (s.a.a) sevgililerinin başını kesen lâin Yezid taraftarlarına tıpatıp benzeyen IŞİD ve yandaşlarına da, Hz. Peygamber (s.a.a)'in; "Asıl büyük harpler üç tanedir. Bunların ikisi geçti. Geriye kalan bir tanesi ise Cizre'de Türklerle yapılacak harptir" (el-Fiten, s.416) buyurduklarını hatırlatayım.Ayrıca el-Câhız'ın; "Kantura oğulları hakkındaki hadisleri duymuşsunuzdur. Hadd-i zatında bu hadisler bütün Arapları Türklerden korkutmak ve çekindirmek için söylenilmiştir. Şimdi ise onlar İslâm'ın özü ve kalabalık bir ordu, halifelerin koruyucusu, bir sığınağı, adeta muhkem bir kalkan, bir iç gömleği haline gelmişlerdir" (Hz. Peygamber'in Hadislerinde Türkler, s.149) dediğini de hatırlatarak kimin, kimden ve niye korkması gerektiğini hatırlatmak isterim!Tarih, defalarca yazarak dünya milletlerine öğretmiştir ki, Türk milletinin merhametinin de öfkesinin de sınırı yoktur! Türk milletinin merhametine veya öfkesine muhatap olmak ise elbette tercihtir ve Türk milletine sataşan ne yaparsa kendine yapar!Hey! Beni işitenler!Yüksek sesle haykırırım ki; Türk milleti tarihte defalarca benzer psikopatları gördü! Tabii ki onlar da Türk milletinin öfkesini ve merhametini...Vay efendim! Mesaj vermişmişler de, bilmem neymiş de ne?..Hadinin işinize be! Aklınız varsa ve beni işittiyseniz, işitmeyenlere de işittirin ki, hem rahatlayasınız, hem de rahatlatasınız!"OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm..Selâm, sevgi, duâ...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017