Çekirdek ailelerde, evde yaşlı insanların olmaması sebebiyle çocuklar genellikle kapıcı karısına, veya onun kızına veya başka ilgisiz kimselere bırakılmaktadır. Böylece çocuklar, ona karşı sevgi gösteren aile efradının şefkatli sözlerinden mahrum kalmaktadır. Böylece dış dünyayı dışdünyayı öğrenmeleri zorlaşmakta sorularına yeterli cevap alamadıkları için beyin gelişimi geri kalmaktadır.Erken yaştaki eğitim ve inacın öğretilmesiBütün bu durumlar daha sonraları okul performansına farklı derecelerde yansımaktadır. Batı dünyası bunun çaresini bebeklerin odalarını süslemekte bulmuştur. Ancak bu süsleme yeterli olmamaktadır. Sadece renkler ve çıkardıkları sesler kafi gelmemektedir. Fakat bu uyarıların insan sevgisi ve şefkati olmadığından dolayı bebek beyin hücrelerinin de gelişmesi sınırlı kalmaktadır. Kısacası zeka gelişimi 0-6 yaşına kadar olmaktadır. Daha sonraları ise zekanın yerini sadece "öğrenme" almaktadır. Onun için fakir ve orta halli ailelerin çocukları, çocuklarıyla bizzat meşgul oldukları için, başkasına baktırılan zengin çocuklara oranla, genellikle daha zeki olmaktadırlar.Çok iyi okullar daha sonraları ise, ancak iyi öğrenim sağlayabilmektedir. Ama o okulların zekaya katkıda bulunmaları pek mümkün olmamaktadır.İnsan hayatında dinin rolüİnancın ve dinin insan hayatındaki rolü, aslında insan gibi davranışların, hemen hemen tüm kaynaklarının temelini oluşturmaktadır. Dinin hakiki değerini, derinliğini, kutsallığını ve Allah'ın yolunda, yaşamanın hakiki değerini burada anlatmaya çalışacağım.(İlahiyatçı olmadığım için, burada konu etmeyeceğim. Ancak dinin insan yaşamındaki kimliğinin kazanılması, gelişmesi, olgunlaşması, ve güçlenmesi bakımından sahip olduğu önemi ve insan maneviyatındaki önemi birkaç söylemeye çalışacağım).İnancın ve dinin bizim hayatımıza kattığı bazı değerleri, kısaca özetlemeye çalışalım: Din ve inanç dünyada iyi insan olmanın en kestirme ve temel yollarını öğretmektedir,Sevap ve günahları, meşru ve gayri meşru olanları ve yaşama kurallarını öğretmekte ve göstermektedir, Din eğitimiyle birlikte insan maneviyatı geliştirmekte ve bunun sonucu olarak, sevgi, şefkat, güven, vefa, korku, heyecan ve bağlılık gibi kavramları çok daha kolay öğrenmektedir.Din ibadet içi ve ibadet dışı yaşama kurallarını öğretmekte ve sorumlulukları idrak ettirmektedir...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
- Batı kültüründe toplumsal çöküş -2- / 22.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006