Başbakan R. T. Erdoğan, son günlerde sürekli ters köşeye yatıyor, ters köşeye yatırıyorlar.Erdoğan, kendisini protesto eden vatandaş için "Getirin bana o gav.tı" diye talimat veren Adana valisi konusunda ters köşeye yatıyor.Erdoğan, valimizi kimseye yedirtmeyiz, diyor, sahip çıkıyor.Peşmerge lideri Barzani ile ilişkilerde de ters köşeye yatıyor Erdoğan? Irak Merkezi Hükümeti safdışı bırakıyor; Barzani'ye sarılıyor. Irak Merkezi hükümet ile çatışma halinde olan ve Büyük Kürdistan iştahı kabartan bir Barzani var."Kürtlerin de her ulus gibi devlet kurma hakkı var. Türk, Arap ve İran bunu bir gün kabul edecek" diye çıkışlar yaptıktan kısa zaman sonra AKP kongresinde "Türkiye seninle guru duyuyor" diye ağırlanan bir Barzani var. Tevafuka bakın ki, Barzani'nin "Büyük Kürdistan" çıkışını yaptığı günlerde İsrail'de Nahumaye Yahudi Örgütü Başkanı Dawid Musa Selim bir bildiri yayınlayarak Irak'taki varlık ve topraklarını geri istiyor. Irak'taki İsrailli Yahudiler, Irak yönetiminde resmi olarak toprak talebinde bulunmaya hazırlanıyor.Barzani'nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ekseninde PKK ve Apo ile olan bağ ve bağlantıları ise malum.Yine bir tevafuka bakın ki, PKK'nın Suriye kolu PYD, ülkenin kuzeydoğusunda 'geçici özerk yönetim' ilan etti, geçici Kürt yönetimi kuruldu.Düne kadar Esad'a karşı PYD'ye destek çıkan Ahmet Davutoğlu, şimdi de güya "PYD tek taraflı özerklik ilan edemez" çıkışı yaparak, Türkiye'yi ve Erdoğan'ı ters köşeye yatırıyor.Erdoğan'ın "BOP'un yıldızı yapacağım" diye taahhütte bulunduğu ve BDP'li Başkan Osman Baydemir'in "Özerk Kürdistan'ın başkenti" ilan ettiği Diyarbakır'da buluşuyor Erdoğan ve Barzani.AKP ve Erdoğan, Türkiye'yi öyle bir tecrit ve yalnızlığa mahkum ettiler ki, Barzani'ye mahkum oldular.Bu buluşmadan, ne Erdoğan, ne AKP, ne de Türk milleti adına bir hayır çıkmaz? Bu buluşmadan ancak Büyük Kürdistan patentli Arz-ı Mev'ud planını adım adım gerçekleştiren İsrail, Barzani, PKK ve Apo'nun yanısıra birkaç yandaş şirket ekmek yer. Erdoğan, Diyarbakır'da da ters köşeye yattı. Kendi ters köşeye yatmakla kalmadı; Türkiye'yi ters köşeye yatırıyor.Erdoğan'ı İmam Hüseyin ve Kerbela hususunda da ters köşeye yatırdılar. "Hz. Hüseyin, ne Şiiydi, ne Sünniydi. O dnmede Şii filan yoktu" şeklinde bir garabeti konuşturdular. En temel dini ve ilmi gerçekleri göz göre göre yok saydırdılar.Erdoğan'ın önüne Ehli Beyt, Alevilik, Kerbela ve İmam Hüseyin'e dair notları koyanların cehaleti affedilir türden değil.Zire Ehl-i Beyt ve Şia gibi kavramlar, Yüce Allah ve O'nun Rasulü'nün kavramlarıdır. Kur'an ve Sünnet'in kavramlarıdır.Ehl-i Beyt'in, yani Rasulullah, Hz Fatıma, İmam Ali, İmam Hasan ve İmam Hüseyin'in seçilmiş ve tertemiz oldukları, onları sevmenin ve onlara tabi olmanın ayet-i kerime ile farz-ı ayın ve imanın gereği olduğu bir gerçektir.Aynı şekilde Şia kavramı da Hz. Peygamber'in bizzat beyan buyurduğu bir gerçektir. İmam Suyuti, Beyyine Suresi'nin "Gerçekten iman eden ve salih ameller işleyenlere gelince, yaratılmışların en hayırlısı onlardır" şeklindeki 7. ayetine dair üç tane hadis-i şerif zikrediyor. Bu hadislerde Rasulullah "Ey Ali, bu ayette geçen yaratılmışların en hayırlısı ve mahşer gününde kurtuluş olanlar sensin ve senin şiandır, yani senin safında ve tarafında olanlardır" buyurmaktadır (Bkz. Hafız Celaluddin es-Suyuti, ed-Durru'l Mensur, c. 6, s. 643). Üç farklı rivayetle nakledilen hadislerin hepsinde bizzat "şiatüke, şiatehü" kavramı geçmektedir.İmam Hüsseyin de, herkesten önce İmam Ali'nin Şiasıdır; Ebu Eyyüb el-Ensari, Ebu Zer Giffari,Huzeyfetül Yeman, Ammar b. Yasir, Cabir b. Abdillah? gibi yüce sahabiler de öyle.Erdoğan ve danışmanları, bu konudaki cehaletlerini Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın muhteşem Ehl-i Beyt Külliyatının İmam Ali adlı binyüz sayfalık 3. cildini ve Tevhid'in Merkezi Ehli Beyt kitapçığını okuyarak giderebilirlerdi. Erdoğan, şayet dünyanın ve Rusya'nın kulak astığının milyonda biri kadar Prof. Dr. Baş'a kulak assaydı, müflis ekonomisinden batak Suriye politikasına, Türk milletinin birliğinden Ehl-i Beyt gerçeğine kadar hiçbir konuda ters köşeye yatmazdı, ters köşeye yatırılmazdı. Erdoğan'ın sürekli ters köşeye yatması ve yatırılması, hiç hayra alamet değil? Nihayet ahir nefeste de ters köşeye yatmak var; Allah korusun.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019