Eğitim sistemimizin kötü durumda olduğunu biliyorduk ama bu kadarını da bilmiyorduk.Dünyanın birçok ülkesinin dahil olduğu ve sonuçlarını dikkate aldığı bir araştırma, Türk eğitim sisteminin acı tablosunu gözler önüne serdi.3 yılda bir yapılan PISA eğitim araştırmasında Türkiye sondan ikinci oldu.PISA testine 33'ü OECD üyesi olmak üzere 64 ülke katıldı. Bu test ile her ülkeden 15-16 yaş aralığında 5'er bin genç sınava tabi tutuluyor.Katılan ülkeler bu teste oldukça önem veriyor ve eğitim politikalarını belirlerken bu testin sonuçlarını dikkate alıyor.Türkiye'nin eğitim yetkilileri de bu testin sonuçlarını önemsiyorlar ama bu durum Türkiye'nin son sıralardan kurtulmasına vesile olmuyor. Önceki PISA sonuçlarının açıklanmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bir değerlendirme raporu hazırlamış ve "PISA çalışmasıyla eğitim sistemimizin zayıf yönleri ortaya çıkmıştır. Yeni müfredatlarda bu eksiklikler giderilmiş ve kazanımlar yerleştirilmiştir?" açıklamasını yapmıştı.Ama görünen o ki test sonuçlarına bakıldığında zayıf yönlerde herhangi iyileşme olmadığı gibi herhangi bir kazanımın elde edilmediği de açıkça gözüküyor.Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik ise "Siz arpa ekip buğday biçme beklentisi içinde olamazsınız. Arpa ekerseniz, arpa biçersiniz. Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir. Bu konuda kehanete gerek yok. Ben 2006 PISA programından da ekstra bir başarı beklemiyorum. Ne zaman başarı bekleyeceğiz. Müfredatımız tam devreye girdikten sonra, PISA'da da müfredatımızın dayandığı temel paradigmaya uygun olarak sorular sorulduğu için Türkiye esas başarı skalasında yerini alacak" ifadelerini kullanmıştı.Fakat PISA testinin sonuçları, Türk eğitim sisteminde hala arpa ekip buğday biçmeyi beklediğimizi ispatladı.Nasıl bir müfredat uygunluğu ki hala sondan ikincilikten kurtulamıyoruz.Esasen eğitim sistemimizdeki bozuklukları görmek için illaki yabancıların yaptığı böyle bir teste de ihtiyacımız yok. Ama siyasilerimiz bu testi önemsedikleri halde herhangi bir olumlu sonuca ulaşamıyorlar. Bu gerçeğin altını özellikle çizmek istedik.Türkiye'de hedefi tam olarak belli olmayan, pratiği olmayan, ezbere dayalı, sürekli değişerek hem eğitimcilerin hem de öğrencilerin kafasını karıştıran, öğretmeye değil de sürekli sınamaya dayalı içi boş bir eğitim sistemi var. Böyle bir eğitim sistemine yıllarını veren gençlik artık hayata atılma zamanı geldiğinde hiçbir şey kazanamadığını fark etmiş oluyor. Peki, eğitim sistemimiz nasıl olmalı? Öncelikle Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın ifade ettiği gibi Türk eğitim sisteminin hedefinde model bir Türk genci yetiştirmek olmalı. Gençler verilen eğitimle hedeflenen bu Türk kimliğine kavuşabilmeli?Bu eğitimle, boş hayaller peşinde, sorumsuz, amaçsız dolaşan, sadece kendi çıkarlarını düşünen bir gençlik değil, kazandığı milli ve manevi değerlerle ülkesini ve milletini aydınlık yarınlara taşıma idealine sahip, çalışkan, kabiliyetli, vefakar, cefakar, sorumluluk sahibi gençler yetiştirmeliyiz.Gençlere iş kazandırmak bundan sonra gelir. Bu ideal Türk kimliğine sahip olmayan bir genç hangi mesleğe sahip olursa olsun ülkesine gerçek manada hizmet edemez.Eğitim müfredatları pratik ve hayata uyumlu olmalıdır. Genç daha mezun olmadan hayatın içinde kullanabileceği bilgileri ve bunların uygulamalarını öğrenmeli ve tecrübe etmelidir. Sağlam bir gençliğin oluşması için devletin bütün imkanları seferber olmalıdır.Unutmayalım ki bir devletin bekası için en önemli yatırım gençliğine yaptığı yatırımdır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025