Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu 10 Ağustos'ta, ikinci turu ise 24 Ağustos'ta yapılacak.Başbakan Erdoğan bir taraftan adaylığını daha açıklamadığını ifade ederken, diğer taraftan "Köşke çıkarsam tüm yetkilerimi kullanırım" tarzında açıklamalar yaparak adaylık sinyalleri veriyor.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise köşkün kimsenin cebinde olmadığını belirterek Cumhurbaşkanlığı yarışında olacağı sinyalini veriyor.Muhalefet partileri ise şu ana kadar net bir isim belirtmiş değiller.Ülkemizde sistem gereği Cumhurbaşkanlığı makamı bir protokol makamı olarak gözükse de doğru bir isim o makama oturduğu takdirde birliğin ve beraberliğin merkezi olabilir.Bu makamı ilgilendiren diğer önemli bir husus ise Cumhurbaşkanı'nın Meclis'te ortaya konulan yasaların onay ya da ret mercii olmasıdır.Gerçi en kötü yasa dahi olsa en fazla 2 defa veto etme yetkisi vardır ama en azından uygunsuz bir yasa tasarısı 1 kere dahi veto edilse, milletin bu noktada bilgi sahibi olması açısından önemlidir.Meclis'te çoğunluğu bulunan partilerin yasa çalışmaları milletin menfaatine göre değil de yabancıların, azınlıkların ve rant gruplarının menfaatineyse, Cumhurbaşkanı'nın vetosu ile kamuoyu nezdinde açığa çıkmaktadır.Örneğin eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde AKP hükümetinin ortaya koyduğu petrol yasası gibi birçok yasa veto edilmişti. Veto edildikten sonra öğrendik ki, bu yasa teklifinin devlete ayırdığı pay yerel yönetimler de dahil olmak üzere sadece yüzde 2'ymiş?Eğer Cumhurbaşkanı, Meclis'te çoğunluğu olan partinin içinden seçilir ve onunla uyumlu olursa, o zaman Cumhurbaşkanlığı makamı sadece mühür basma ve onay makamı olacağından çıkan yasalar hakkında milletin ruhu bile duymamaktadır.Bir de bu makamı, yapılan yanlışları örtbas etmek için kullanmak isteyen siyasilerimiz mevcuttur. 3 dönem şartı sebebiyle bazı imkanları kaybedecekleri endişesi yaşayıp, yargı önüne çıkmaktan çekinenler, Cumhurbaşkanlığı zırhının içine bürünme hayalini kurmaktadırlar.Cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, milletvekilliği millete hizmet makamlarıdır, aklanma yerleri değildir; gerçek aklanma ancak ve ancak adaletli ve tarafsız bir yargı önünde gerçekleşebilir. Makamların arkasına sığınmak, yanlışları örtbas etmek, kötü sonu sadece birkaç yıl daha geciktirir.Peki, Cumhurbaşkanı hangi özelliklere sahip olmalıdır? Bu sorunun cevabını Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın makalesinden de bazı alıntılar yaparak verelim:Cumhurbaşkanı, kamplaşma ve gerilimi engellemelidir.Cumhurbaşkanı, birlik ve bütünlüğü temin etmeli ve korumalıdır.Herkesi Türk, Kürt, Laz, Çerkez ayrımına sebep olmayacak bir yaklaşımla kucaklamalıdır.Milletimizle ordumuzu kaynaştırmalıdır.Alevi-Sünni-Caferi demeden her vatandaşı bir kabul etmelidir.Seçilecek olan Cumhurbaşkanı, ülkemize batı dayatması yeni bir sistem getirme derdinde olmamalı, Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği demokratik, laik, hukuk cumhuriyetinin devamından yana olmalıdır.Cumhurbaşkanı, Hükümetin sunduğu, Meclis'ten geçen her yasa teklifini onaylama mercii değil, devletin ve milletin yararınaysa onaylama, zararınaysa reddetme merciidir. Bu sebeple o makamın müstakbel sahibi önüne gelen her yasa teklifine bu gözle, bu sorumlulukla bakmalıdır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025