"ABD bütçesinden Türkiye'ye 35, Kıbrıs'a 20 milyon dolar" şeklindeki haber gazete saylarında yer aldı, mutlaka görmüşsünüzdür.
Sadaka mahiyetindeki bu yardım, George W. Bush'un Amerikan Kongresi'ne sunduğu 2006 bütçesinde, dış yardımlar kapsamında yer aldı
Bush Bütçede Kıbrıs için de, BM'nin 2004'teki referandum planının başarısızlığının ardından barışa destek ve adanın birleşmesi için 20 milyon dolar ayırdı.
Türkiye için düşünülen yardımın 10 milyon doları 'insan hakları ve ekonomik istikrara destek', 25 milyon doları 'Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modernizasyonuyla, terörizme karşı savaşa desteği, Irak ve Afganistan'a yapıcı katkılarının devamı için' ayrıldı.
Dikkat ederseniz, "terörizme karşı savaşa desteği, Irak ve Afganistan'a yapıcı katkılarının devamı için" ifadeleri kullanılmakta. 2006 yılında ancak alınacak olan bu yardımların 2005 yılının başlarında açıklanıyor olması eminim sizin de ilginizi çekmiştir.
Türkiye sayısı sürekli olarak artan bir şekilde Afganistan'da asker bulunduruyor. Bu yüzden ABD bize 25 milyon dolar sadaka(!) layık görmüş.
2001 yılında dönemin koalisyon hükümeti, ABD'nin Afganistan'da yürüttüğü Sonsuz Özgürlük Operasyonu kapsamında Türkiye'ye ilettiği "asker talebi"ni değerlendirerek 90 kişilik bir özel harekât grubunun görevlendirilmesini kararlaştırdı. Bu 90 kişiyle başlayan Afganistan serüvenimiz asker sayımız sürekli artarak devam ediyor.
Burada şu soru sorulmalıdır. Türk askeri NATO anlaşması gereği mi yoksa ABD istediği için mi Afganistan'da bulunmaktadır? Asker gönderme kararı alan dönem hükümetinin asker gönderme açıklaması, "Türkiye, ABD'nin 11 Eylül 2001 günü gerçekleştirilen terörist saldırılarını takiben başlatmış olduğu Sürekli özgürlük harekâtı'na, terörizm ile küresel ölçekte mücadele edilmesini savunan yerleşmiş tutumu ve NATO Antlaşması'nın 5. maddesi çerçevesindeki yükümlülüklerini dikkate alarak tam destek vermiştir" şeklindedir.
Peki, NATO anlaşmasının 5. maddesi içeriği nasıldır? Beşinci madde, "taraflar, Kuzey Amerika'da veya Avrupa'da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa BM Yasası'nın 51. Maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerler ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dâhil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır " der.
Beşinci maddede ifade edilen tehdit oluşmuş mudur? Oluşmuş bir tehdit yoktur. Yalnızca ABD, işine geldiği için bir tehdit varmış gibi göstermektedir. ABD'nin mantıksız olan bu tehdidini sorgulamadan kabul eden tek ülke olan Türkiye'ye bugün bu mantıksızlığı görmezden gelmesinin karşılığı olarak ve bu sürecin devam etmesi için bu para sadak mahiyetinde verilmektedir.
Bu şekilde para almak Türkiye'yi ve Türk askerini ne konumuna getirdiği yorumunu okura bırakıyorum.
Eğer Türkiye Afganistan'da NATO yükümlülüğü gereği bulunuyorsa bu para neyin nesidir?
Bush'un Türkiye'ye yapacağı bu para yardımının zamanlaması da çok ilginçtir. Tam da Amerikan gazetelerinde Kerkük'ün Kürt bölgesine dâhil edilmesi durumunda Türkiye'nin Kuzey Irak'a askeri operasyon düzenleyebileceği yönünde çıkan haberlerin ertesine rastlaması çok düşündürücüdür.
Türkiye eğer bu para karşılığı kendine yönelen tehditler karşısında suskun kalırsa çok tehlikeli günlerin bizi beklediğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Sadaka mahiyetindeki bu yardım, George W. Bush'un Amerikan Kongresi'ne sunduğu 2006 bütçesinde, dış yardımlar kapsamında yer aldı
Bush Bütçede Kıbrıs için de, BM'nin 2004'teki referandum planının başarısızlığının ardından barışa destek ve adanın birleşmesi için 20 milyon dolar ayırdı.
Türkiye için düşünülen yardımın 10 milyon doları 'insan hakları ve ekonomik istikrara destek', 25 milyon doları 'Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modernizasyonuyla, terörizme karşı savaşa desteği, Irak ve Afganistan'a yapıcı katkılarının devamı için' ayrıldı.
Dikkat ederseniz, "terörizme karşı savaşa desteği, Irak ve Afganistan'a yapıcı katkılarının devamı için" ifadeleri kullanılmakta. 2006 yılında ancak alınacak olan bu yardımların 2005 yılının başlarında açıklanıyor olması eminim sizin de ilginizi çekmiştir.
Türkiye sayısı sürekli olarak artan bir şekilde Afganistan'da asker bulunduruyor. Bu yüzden ABD bize 25 milyon dolar sadaka(!) layık görmüş.
2001 yılında dönemin koalisyon hükümeti, ABD'nin Afganistan'da yürüttüğü Sonsuz Özgürlük Operasyonu kapsamında Türkiye'ye ilettiği "asker talebi"ni değerlendirerek 90 kişilik bir özel harekât grubunun görevlendirilmesini kararlaştırdı. Bu 90 kişiyle başlayan Afganistan serüvenimiz asker sayımız sürekli artarak devam ediyor.
Burada şu soru sorulmalıdır. Türk askeri NATO anlaşması gereği mi yoksa ABD istediği için mi Afganistan'da bulunmaktadır? Asker gönderme kararı alan dönem hükümetinin asker gönderme açıklaması, "Türkiye, ABD'nin 11 Eylül 2001 günü gerçekleştirilen terörist saldırılarını takiben başlatmış olduğu Sürekli özgürlük harekâtı'na, terörizm ile küresel ölçekte mücadele edilmesini savunan yerleşmiş tutumu ve NATO Antlaşması'nın 5. maddesi çerçevesindeki yükümlülüklerini dikkate alarak tam destek vermiştir" şeklindedir.
Peki, NATO anlaşmasının 5. maddesi içeriği nasıldır? Beşinci madde, "taraflar, Kuzey Amerika'da veya Avrupa'da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa BM Yasası'nın 51. Maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerler ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dâhil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır " der.
Beşinci maddede ifade edilen tehdit oluşmuş mudur? Oluşmuş bir tehdit yoktur. Yalnızca ABD, işine geldiği için bir tehdit varmış gibi göstermektedir. ABD'nin mantıksız olan bu tehdidini sorgulamadan kabul eden tek ülke olan Türkiye'ye bugün bu mantıksızlığı görmezden gelmesinin karşılığı olarak ve bu sürecin devam etmesi için bu para sadak mahiyetinde verilmektedir.
Bu şekilde para almak Türkiye'yi ve Türk askerini ne konumuna getirdiği yorumunu okura bırakıyorum.
Eğer Türkiye Afganistan'da NATO yükümlülüğü gereği bulunuyorsa bu para neyin nesidir?
Bush'un Türkiye'ye yapacağı bu para yardımının zamanlaması da çok ilginçtir. Tam da Amerikan gazetelerinde Kerkük'ün Kürt bölgesine dâhil edilmesi durumunda Türkiye'nin Kuzey Irak'a askeri operasyon düzenleyebileceği yönünde çıkan haberlerin ertesine rastlaması çok düşündürücüdür.
Türkiye eğer bu para karşılığı kendine yönelen tehditler karşısında suskun kalırsa çok tehlikeli günlerin bizi beklediğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024