AİDS, Dünyanın şu ana kadar gelmiş geçmiş en berbat, en rezil ve aynı zamanda da en acımasız hastalığı sayılmaktadır. Neredeyse KANSER hastalığından da beter olarak kabul edilmektedir. AİDS HASTALI?I DAHA FAZLA SERBEST SEKSİ BENİMSEYENLERDE VE
CİNSEL TEMASI NORMAL YOLLAR DIŞINDA KULLANANLARDA, İLK OLARAK GELİŞMİŞ BULUNMAKTADIR.
Dünya ilk AİDS hastasını 1981 yılında tanımıştır. Tanısını da tam olarak ancak 1984 yılında koymuş bulunmaktadır. İlk gelişmeler, daha fazla ZENGİN ÜLKELERDEKİ EVLİLİK DIŞI CİNSEL TEMASLARDA BULUNANLARDA izlenmiştir. Böylece bu hastalık sanki, bir NEVİ" GÜNAHLARININ KEFARETİ" olarak geliştiği izlenimini vermiştir.
Ancak, bütün AİDS hastaları kendi günahlarının kefaretini taşımamaktadırlar. Çünkü bazı bigünah insanlara - masumlara da bu hastalık , değişik kan yollarıyla bulaşabilmektedir.
Mesela kan nakliyle - de bu hastalık bulaşabilmektedir. Ayrıca diş etlerinden enfekte kürdanla kanatmalarda geçebilmektedir. Bunun dışında diş hekimi işlemlerinde, Damardan yapılan enjeksiyonlarla, (bilhassa damar yoluyla ) uyuşturucu kullananlarda, veya çeşitli yaralanmalar ile de, kan yoluyla kolayca bulaşabilmektedir.
Uyuşturucu ve AİDS hastalığı
Uyuşturucu müptelaları arasında AİDS hastalığı genellikle yaygın olmaktadır. Bunun birçok sebepleri mevcuttur. Bunlar :
1 - Uyuşturucu kullanmak yasak ve yasa dışıdır. Onun için daima kaçak şekilde kullanılmakta ve kontrolsüz yerlerde istimal edilmektedir.
2 - Uyuşturucu kullananlar her türlü aşırı ve anormal zevkin esiri olmaktadırlar, Cinsel ilişkilerde de kontrolsüz hareket etmektedirler.
3 - Uyuşturucunun damardan almalarında, genellikle steril şartlara uyulmamakta ve aynı enjektör seri halinde kullanılmaktadır.
4 - Uyuşturucu kullananlar da AİDS liler gibi toplum dışına itilmekte, yalnız, perişan, terkedilmiş, horlanmış, toplumun dışında kalmış, kendini çaresiz bulmakta ve organize çetelerin veya kimselerin ESİRİ OLMAKTADIRLAR.
5 - Uyuşturucu kullananlar genellikle kendi gıdalarına, üstlerine, başlarına, giyimlerine, temizlik kurallarına, ve yaşam sistemlerine kesinlikle dikkat etmemektedirler. Onlar genellikle kolay hastalanır ve zor iyileşirler.Ayrıca her türlü hastalığa da açık bulunmaktadırlar.
6 - Bulundukları ortam genellikle pespaye ve perişan durumdadır. Arkadaşları da genellikle toplum dışı olduklarından dolayı, Onların AİDSLİ olup olmamaları kimsenin zaten umurunda bile değildir. Bundan ötürü de, AİDS Lİ HASTALARIN KONTROLÜ PEK MÜMKÜN OLMAMAKTA DIR.
UYUŞTURUCU KULLANANLAR, Bunun dışında, cinayet hatta terör çetelerine " TETİKÇİ" VEYA "CANLI BOMBA" BİLE KOLAYCA OLABİLMEKTEDİRLER.
Bütün CİNAYAETLERİ uyuşturucu Kurbanları ŞUURSUZCA yapabilmektedir, çünkü onlar sadece ve sadece UYUŞTURUCU MADDESİNE KİLİTLEN MİŞ BULUNMAKTADIRLAR.
Uyuşturucu AİDS kadar acımasızdır
Uyuşturucu bir ülke GENÇLİ?İ için FELAKET SAYILMAKTADIR.
Uyuşturucuya alışmak çok kolay, fakat kurtulmak çok zor olmaktadır.
Uyuşturucu kimseyi muaf tutmamaktadır. Zengin, fakir, okumuş, cahil,
Herkesi tehdit etmektedir.
Uyuşturucu pazarı Dünyada 600 miyarı $ kolayca bulmaktadır.
Tacirleri ve çeteleri insanlık dışıdır ve kesinlikle acımasız hareket etmektedirler.
CİNSEL TEMASI NORMAL YOLLAR DIŞINDA KULLANANLARDA, İLK OLARAK GELİŞMİŞ BULUNMAKTADIR.
Dünya ilk AİDS hastasını 1981 yılında tanımıştır. Tanısını da tam olarak ancak 1984 yılında koymuş bulunmaktadır. İlk gelişmeler, daha fazla ZENGİN ÜLKELERDEKİ EVLİLİK DIŞI CİNSEL TEMASLARDA BULUNANLARDA izlenmiştir. Böylece bu hastalık sanki, bir NEVİ" GÜNAHLARININ KEFARETİ" olarak geliştiği izlenimini vermiştir.
Ancak, bütün AİDS hastaları kendi günahlarının kefaretini taşımamaktadırlar. Çünkü bazı bigünah insanlara - masumlara da bu hastalık , değişik kan yollarıyla bulaşabilmektedir.
Mesela kan nakliyle - de bu hastalık bulaşabilmektedir. Ayrıca diş etlerinden enfekte kürdanla kanatmalarda geçebilmektedir. Bunun dışında diş hekimi işlemlerinde, Damardan yapılan enjeksiyonlarla, (bilhassa damar yoluyla ) uyuşturucu kullananlarda, veya çeşitli yaralanmalar ile de, kan yoluyla kolayca bulaşabilmektedir.
Uyuşturucu ve AİDS hastalığı
Uyuşturucu müptelaları arasında AİDS hastalığı genellikle yaygın olmaktadır. Bunun birçok sebepleri mevcuttur. Bunlar :
1 - Uyuşturucu kullanmak yasak ve yasa dışıdır. Onun için daima kaçak şekilde kullanılmakta ve kontrolsüz yerlerde istimal edilmektedir.
2 - Uyuşturucu kullananlar her türlü aşırı ve anormal zevkin esiri olmaktadırlar, Cinsel ilişkilerde de kontrolsüz hareket etmektedirler.
3 - Uyuşturucunun damardan almalarında, genellikle steril şartlara uyulmamakta ve aynı enjektör seri halinde kullanılmaktadır.
4 - Uyuşturucu kullananlar da AİDS liler gibi toplum dışına itilmekte, yalnız, perişan, terkedilmiş, horlanmış, toplumun dışında kalmış, kendini çaresiz bulmakta ve organize çetelerin veya kimselerin ESİRİ OLMAKTADIRLAR.
5 - Uyuşturucu kullananlar genellikle kendi gıdalarına, üstlerine, başlarına, giyimlerine, temizlik kurallarına, ve yaşam sistemlerine kesinlikle dikkat etmemektedirler. Onlar genellikle kolay hastalanır ve zor iyileşirler.Ayrıca her türlü hastalığa da açık bulunmaktadırlar.
6 - Bulundukları ortam genellikle pespaye ve perişan durumdadır. Arkadaşları da genellikle toplum dışı olduklarından dolayı, Onların AİDSLİ olup olmamaları kimsenin zaten umurunda bile değildir. Bundan ötürü de, AİDS Lİ HASTALARIN KONTROLÜ PEK MÜMKÜN OLMAMAKTA DIR.
UYUŞTURUCU KULLANANLAR, Bunun dışında, cinayet hatta terör çetelerine " TETİKÇİ" VEYA "CANLI BOMBA" BİLE KOLAYCA OLABİLMEKTEDİRLER.
Bütün CİNAYAETLERİ uyuşturucu Kurbanları ŞUURSUZCA yapabilmektedir, çünkü onlar sadece ve sadece UYUŞTURUCU MADDESİNE KİLİTLEN MİŞ BULUNMAKTADIRLAR.
Uyuşturucu AİDS kadar acımasızdır
Uyuşturucu bir ülke GENÇLİ?İ için FELAKET SAYILMAKTADIR.
Uyuşturucuya alışmak çok kolay, fakat kurtulmak çok zor olmaktadır.
Uyuşturucu kimseyi muaf tutmamaktadır. Zengin, fakir, okumuş, cahil,
Herkesi tehdit etmektedir.
Uyuşturucu pazarı Dünyada 600 miyarı $ kolayca bulmaktadır.
Tacirleri ve çeteleri insanlık dışıdır ve kesinlikle acımasız hareket etmektedirler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
- Batı kültüründe toplumsal çöküş -2- / 22.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006