ABD'de ilk merkez Bankası 1791'de Bank of the United States adı ile kuruldu. Kongre bu bankaya 20 yıllık faaliyet izni verdi. 1811'de süresi doldu ve süresi yenilenmedi. 5 yıl sonra yani 1816'da Second Bank, Merkez Bankası iznini alarak 1836 yılına kadar 20 yıl süreyle bu vazifeyi yaptı. 1836 yılında beratın yenilenme zamanı geldiğinde kongrede muhalefetle karşılaştı ve berat yenilenmedi.
ABD'de bankerlerin insafına terkedilmiş merkez bankasına olan muhalefetin üç sebebi vardı:
1- Bir yerde toplanmış finansal güce yönelik güvensizlik konusu ve bu yetkinin istismar edilmesi sonucu gelir dağılımında büyük dengesizliklerin görülmesi
2- Para basma hakkının kolay banka kredileri ile varlık balonlarını şişirmesi korkusu ki bu madde 2008 Mortgage krizinin başlıca sebebidir.
3-Kurulacak Merkez bankasının kur savaşlarını azdıracak bir tutum içerisine girerek dünyada büyük gerilimlere sebep olması.
"Nitekim korkular zamanla gerçeğe dönüştü. ABD para sisteminin ve siyasal sisteminin bir avuç insan tarafından manipüle edilerek büyük bir tehdide dönüşmesine bütün dünya şahitlik edecekti."
1836'dan 1913'e kadar 77 yıl süren krizlerden uzak benzersiz bir refah döneminde Amerika Birleşik Devletleri'nde Merkez Bankası yoktu.
İktisatçılar bu dönemin yararlı ekonomik sonuçlarına işaret etmekte neredeyse hemfikirdir. Klasik altın standardı döneminin tanınmış iktisatçılarından Giulio M. Gallarotti "Bir Uluslararası Para Rejiminin Anatomisi" adlı meşhur kitabında şöyle özetliyor:
"19. yüzyılın son 30 yılında nihayet altın standardına geçen ülkeler grubu arasında anormal sermaye hareketleri yaygın değildi. Döviz kurularının rekabetçi manipülasyonuna nadir rastlanıyordu. Uluslararası ticarette rekor büyüme oranları görüldü. Ödemeler dengesi sorunları çok azdı. Sermaye hareketleri yüksekti. Ülkeler arasında çok az politika çatışması vardı. Uyum hızlıydı. Likidite boldu. Kamunun ve özel sektörün ulusal para sistemine duyduğu Güven yüksekti. Ülkeler düşük enflasyon düzeyleri ile uzun vadeli fiyat istikrarı yaşıyordu. Sanayi üretimi ve gelir artışındaki uzun vadeli eğilimler olumluydu ve işsizlik oranları oldukça düşüktü."
Yani Galloritti diyor ki, FED kurulmadan önce dünya para sistemi çok iyiydi. FED'den sonra işler sarpa sardı. Binaenaleyh dünya finans tarihini FED'den önce ve FED'den sonra diye iki ayrı dönem olarak tanımlamak mümkündür.
1906 yılında San Francisco depremi ABD ekonomisini derinden etkiledi. Bu süreçte bankalar kan kaybetti.
(Dikkat edilirse 1999 Marmara Depremi sadece yer küreyi değil ekonomimizi de derinden sarsarak 19 Şubat 2001 krizini tetikledi. Aman 2023'e dikkat!! 6 Şubat depremi çok büyük krizlere gebedir.)
1907 yılında Knickerbocker Trust Bankası bakır piyasasını ele geçirmek için başarısız bir girişimde bulununca battı ve piyasada kontrol edilemez bir panik başladı.
Ortada krizi yönetecek bir Merkez Bankası olmayınca bu kriz JP Morgan tarafından organize edilen banka kurtarma planı sayesinde geçici olarak savuşturuldu. JP Morgan bankaların batmaması ve oluşan panik havasının dağılması için bankaları finanse etti.
Fakat ileride JP Morgan'ı da aşacak krizlerin göğüslenebilmesi için Merkez Bankası kurulması fikri finans çevrelerinde oldukça popüler hale geldi. Finansçılar ilk olarak kendilerine karşı oluşan kamuoyunu ve hükümeti etkilemek için bir dizi reklam programına başladılar. Uzun soluklu programlar yapıldı. Ekonomi yazarlarına makaleler yazdırıldı. Oldukça gösterişli ve zengin içerikli konferanslar düzenlendi. Gazete ve dergilere boy boy reklamlar verildi. Bankerler, Merkez Bankası beratını almak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadılar. Bankacılar kurulacak Merkez Bankası'nın kendilerine sınırsız miktarda nakit kredi vermesini istiyorlardı. Nihayet bankacılar amaçlarına ulaştı ve Federal Rezerv yasası 23 Aralık 1913'te kabul edildi. Kasım 1914'te faaliyete başlayan bankanın adı birtakım çevreleri ürkütmemek için FED oldu.
FED'in kurulması ABD'nin sadece kendi içerisinde bir finansal düzenleme yapmaktan ziyade uluslararası para sahnesine çok baskın bir oyuncu olarak girmesinin de habercisiydi.
Nitekim FED'in kurulmasından sonra dünyada kur savaşları hızlandı. ABD'nin bu hırsı ve iştahı sömürgeciliğin klasik yöntemini terk edildiğinin ve artık para sistemi ile beraber sömürü düzeninin kurulduğunun dünyaya ilanıydı.
Burada dikkat edilirse altın sisteminin terk edilmesinden sonra senyoraj geliri başta JP Morgan olmak üzere diğer bankerler tarafından ele geçirilmiş ve devlet devre dışı bırakılmıştı.
Bu olumsuz durumdan sadece ABD halkı değil bütün dünya olumsuz bir şekilde etkilenecekti.
Senyoraj kavramı İtalyanca "senyor" kelimesinden türemiştir. Senyor: Bey demektir. Senyoraj da beylik hakkı. Bir başka ifade ile "Senyoraj hakkı" olmayan ülkelerin kendi topraklarında dahi söz hakkı yoktur.
Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli'nde 'Milli Para' sistemini anlatırken tam olarak bunu ifade ediyordu.
Her ülke kendi kaynaklarıyla kendi milli parasıyla finanse edilebilir ve bey gibi, paşa gibi yaşayabilir.
FED'in kurulması ve kur savaşlarına olanca hızıyla girmesinin ardından 1. Dünya Savaşı patlak verdi. Dikkat edilirse FED'in kurulduğu yıl aynı zamanda 1. Dünya Savaşı'nın başladığı 1914 yılına denk geliyor ki bu bir tesadüf değildir.
Günümüzdeki Ukrayna-Rusya savaşı da bir kur savaşıdır. ABD finansal açıdan kaybettiği mevzileri tekrar kazanabilmek ve eski pozisyonunu koruyabilmek için Ukrayna'yı ve Batı Avrupa'yı ateşe attı. Çünkü ABD, doları olmadan bir hiçtir.
Bu gerçeği Prof. Dr. Haydar Baş Duma'da yaptığı konuşmada dünyaya ilan ederek ABD'nin 'aşil tendonu' dolardır dedi. Kendi kurguladığı Milli Ekonomi Modeli'nde ise dolarizasyona yer olmadığını, Milli Para'nın hâkimiyetinin dünya barışının teminatı olduğunu çok net bir şekilde ortaya koydu.
ABD'de bankerlerin insafına terkedilmiş merkez bankasına olan muhalefetin üç sebebi vardı:
1- Bir yerde toplanmış finansal güce yönelik güvensizlik konusu ve bu yetkinin istismar edilmesi sonucu gelir dağılımında büyük dengesizliklerin görülmesi
2- Para basma hakkının kolay banka kredileri ile varlık balonlarını şişirmesi korkusu ki bu madde 2008 Mortgage krizinin başlıca sebebidir.
3-Kurulacak Merkez bankasının kur savaşlarını azdıracak bir tutum içerisine girerek dünyada büyük gerilimlere sebep olması.
"Nitekim korkular zamanla gerçeğe dönüştü. ABD para sisteminin ve siyasal sisteminin bir avuç insan tarafından manipüle edilerek büyük bir tehdide dönüşmesine bütün dünya şahitlik edecekti."
1836'dan 1913'e kadar 77 yıl süren krizlerden uzak benzersiz bir refah döneminde Amerika Birleşik Devletleri'nde Merkez Bankası yoktu.
İktisatçılar bu dönemin yararlı ekonomik sonuçlarına işaret etmekte neredeyse hemfikirdir. Klasik altın standardı döneminin tanınmış iktisatçılarından Giulio M. Gallarotti "Bir Uluslararası Para Rejiminin Anatomisi" adlı meşhur kitabında şöyle özetliyor:
"19. yüzyılın son 30 yılında nihayet altın standardına geçen ülkeler grubu arasında anormal sermaye hareketleri yaygın değildi. Döviz kurularının rekabetçi manipülasyonuna nadir rastlanıyordu. Uluslararası ticarette rekor büyüme oranları görüldü. Ödemeler dengesi sorunları çok azdı. Sermaye hareketleri yüksekti. Ülkeler arasında çok az politika çatışması vardı. Uyum hızlıydı. Likidite boldu. Kamunun ve özel sektörün ulusal para sistemine duyduğu Güven yüksekti. Ülkeler düşük enflasyon düzeyleri ile uzun vadeli fiyat istikrarı yaşıyordu. Sanayi üretimi ve gelir artışındaki uzun vadeli eğilimler olumluydu ve işsizlik oranları oldukça düşüktü."
Yani Galloritti diyor ki, FED kurulmadan önce dünya para sistemi çok iyiydi. FED'den sonra işler sarpa sardı. Binaenaleyh dünya finans tarihini FED'den önce ve FED'den sonra diye iki ayrı dönem olarak tanımlamak mümkündür.
1906 yılında San Francisco depremi ABD ekonomisini derinden etkiledi. Bu süreçte bankalar kan kaybetti.
(Dikkat edilirse 1999 Marmara Depremi sadece yer küreyi değil ekonomimizi de derinden sarsarak 19 Şubat 2001 krizini tetikledi. Aman 2023'e dikkat!! 6 Şubat depremi çok büyük krizlere gebedir.)
1907 yılında Knickerbocker Trust Bankası bakır piyasasını ele geçirmek için başarısız bir girişimde bulununca battı ve piyasada kontrol edilemez bir panik başladı.
Ortada krizi yönetecek bir Merkez Bankası olmayınca bu kriz JP Morgan tarafından organize edilen banka kurtarma planı sayesinde geçici olarak savuşturuldu. JP Morgan bankaların batmaması ve oluşan panik havasının dağılması için bankaları finanse etti.
Fakat ileride JP Morgan'ı da aşacak krizlerin göğüslenebilmesi için Merkez Bankası kurulması fikri finans çevrelerinde oldukça popüler hale geldi. Finansçılar ilk olarak kendilerine karşı oluşan kamuoyunu ve hükümeti etkilemek için bir dizi reklam programına başladılar. Uzun soluklu programlar yapıldı. Ekonomi yazarlarına makaleler yazdırıldı. Oldukça gösterişli ve zengin içerikli konferanslar düzenlendi. Gazete ve dergilere boy boy reklamlar verildi. Bankerler, Merkez Bankası beratını almak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadılar. Bankacılar kurulacak Merkez Bankası'nın kendilerine sınırsız miktarda nakit kredi vermesini istiyorlardı. Nihayet bankacılar amaçlarına ulaştı ve Federal Rezerv yasası 23 Aralık 1913'te kabul edildi. Kasım 1914'te faaliyete başlayan bankanın adı birtakım çevreleri ürkütmemek için FED oldu.
FED'in kurulması ABD'nin sadece kendi içerisinde bir finansal düzenleme yapmaktan ziyade uluslararası para sahnesine çok baskın bir oyuncu olarak girmesinin de habercisiydi.
Nitekim FED'in kurulmasından sonra dünyada kur savaşları hızlandı. ABD'nin bu hırsı ve iştahı sömürgeciliğin klasik yöntemini terk edildiğinin ve artık para sistemi ile beraber sömürü düzeninin kurulduğunun dünyaya ilanıydı.
Burada dikkat edilirse altın sisteminin terk edilmesinden sonra senyoraj geliri başta JP Morgan olmak üzere diğer bankerler tarafından ele geçirilmiş ve devlet devre dışı bırakılmıştı.
Bu olumsuz durumdan sadece ABD halkı değil bütün dünya olumsuz bir şekilde etkilenecekti.
Senyoraj kavramı İtalyanca "senyor" kelimesinden türemiştir. Senyor: Bey demektir. Senyoraj da beylik hakkı. Bir başka ifade ile "Senyoraj hakkı" olmayan ülkelerin kendi topraklarında dahi söz hakkı yoktur.
Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli'nde 'Milli Para' sistemini anlatırken tam olarak bunu ifade ediyordu.
Her ülke kendi kaynaklarıyla kendi milli parasıyla finanse edilebilir ve bey gibi, paşa gibi yaşayabilir.
FED'in kurulması ve kur savaşlarına olanca hızıyla girmesinin ardından 1. Dünya Savaşı patlak verdi. Dikkat edilirse FED'in kurulduğu yıl aynı zamanda 1. Dünya Savaşı'nın başladığı 1914 yılına denk geliyor ki bu bir tesadüf değildir.
Günümüzdeki Ukrayna-Rusya savaşı da bir kur savaşıdır. ABD finansal açıdan kaybettiği mevzileri tekrar kazanabilmek ve eski pozisyonunu koruyabilmek için Ukrayna'yı ve Batı Avrupa'yı ateşe attı. Çünkü ABD, doları olmadan bir hiçtir.
Bu gerçeği Prof. Dr. Haydar Baş Duma'da yaptığı konuşmada dünyaya ilan ederek ABD'nin 'aşil tendonu' dolardır dedi. Kendi kurguladığı Milli Ekonomi Modeli'nde ise dolarizasyona yer olmadığını, Milli Para'nın hâkimiyetinin dünya barışının teminatı olduğunu çok net bir şekilde ortaya koydu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cihat Tekin / diğer yazıları
- İkinci Trump dönemi nelere gebe? / 11.11.2024
- İç cephe nasıl tahkim edilir? / 04.11.2024
- Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu / 03.11.2024
- Çözüm değil çözülme süreci / 25.10.2024
- Hazine üzerinde oturan dilenci olmayalım / 20.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor -2- / 13.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor / 06.10.2024
- Siper savaşları out Siber savaşları in / 23.09.2024
- Açlık sınırı = asgari ücret + 10.268 TL / 19.09.2024
- Lütfen herkes işini yapsın / 14.09.2024
- İç cephe nasıl tahkim edilir? / 04.11.2024
- Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu / 03.11.2024
- Çözüm değil çözülme süreci / 25.10.2024
- Hazine üzerinde oturan dilenci olmayalım / 20.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor -2- / 13.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor / 06.10.2024
- Siper savaşları out Siber savaşları in / 23.09.2024
- Açlık sınırı = asgari ücret + 10.268 TL / 19.09.2024
- Lütfen herkes işini yapsın / 14.09.2024