Milletimiz yeni bir imtihan veriyor. Devlet olarak, vatan olarak etrafımızın çepeçevre abluka altına alındığı bu zaman diliminde millet sorumluluğunun bilincinde.
Düne kadar kendisini temsil edenlere güvenen insanımız yıllar geçmesine rağmen şartların daha da ağırlaşmasıyla bir arayışın içerisine girmişti. Bu vatan, bu bayrak, bu sancak ebed müddet devam etmeliydi çünkü.
İşte o zaman bu milletin karakteri olan "bağımsızlık" ve "liderlik" vasfı görünmeye başladı.
Osmanlı Devleti'nin çöküşünde de bu ruh galeyana gelmiş; Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas kongreleriyle Kuva-yı Milliye mücadelesini başlatmıştı. Mustafa Kemal Atatürk' ün liderliğinde milletin tamamını kucaklayan bu mücadele neticesinde milletimiz varlığını koruyabilmişti.
Günümüzdeki olumsuzluklar karşısında bu büyük millet yeniden Kuva-yı Milliye ruhuyla toplanmasını bildi.
Prof.Dr. Haydar BAŞ hocamızın milletine, bayrağına, sancağına olan bağlılığı ve sevdası etrafında kenetlenen milletimizin yeniden Kuva-yı Milliye ruhuyla 7 Nisan' da Trabzon'da 20 Mayıs'ta İstanbul' da, 10 Haziran'da Ankara'da toplandı.
7 den 70'e, kadın erkek, genç yaşlı, her meslek grubundan yüzbinlerce insanın katıldığı mitinglerde hep aynı ruh vardı. "Bu vatan bizimdir; bizim kalacak" andı içiliyordu.
Prof. Dr. Haydar BAŞ hocamız miting alanına teşriflerinde ve mikrofonu eline aldığında milletin nasıl şahlamdığı görülmeye değerdi. Ayyıldızlı bayrakların dalgalanışı, sevinç gözyaşları, "bu vatan bu millet seni bekliyor" sloganıyla bütünleşiyordu.
Bu yüzbinlerin sesi, soluğu müjdelediği aydınlık ufuklar ülkemizi çepeçvre saran sarmıştı. Bunun bir istisnası yarasalardı. Işığı gören yarasalar pusmuştu, sinmişti, sağa sola kaçışmıştı.
Evet dostlar "surda bir gedik açılmıştı." Artık yürüyüşümüz devam edecekti inşallah.
Düne kadar kendisini temsil edenlere güvenen insanımız yıllar geçmesine rağmen şartların daha da ağırlaşmasıyla bir arayışın içerisine girmişti. Bu vatan, bu bayrak, bu sancak ebed müddet devam etmeliydi çünkü.
İşte o zaman bu milletin karakteri olan "bağımsızlık" ve "liderlik" vasfı görünmeye başladı.
Osmanlı Devleti'nin çöküşünde de bu ruh galeyana gelmiş; Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas kongreleriyle Kuva-yı Milliye mücadelesini başlatmıştı. Mustafa Kemal Atatürk' ün liderliğinde milletin tamamını kucaklayan bu mücadele neticesinde milletimiz varlığını koruyabilmişti.
Günümüzdeki olumsuzluklar karşısında bu büyük millet yeniden Kuva-yı Milliye ruhuyla toplanmasını bildi.
Prof.Dr. Haydar BAŞ hocamızın milletine, bayrağına, sancağına olan bağlılığı ve sevdası etrafında kenetlenen milletimizin yeniden Kuva-yı Milliye ruhuyla 7 Nisan' da Trabzon'da 20 Mayıs'ta İstanbul' da, 10 Haziran'da Ankara'da toplandı.
7 den 70'e, kadın erkek, genç yaşlı, her meslek grubundan yüzbinlerce insanın katıldığı mitinglerde hep aynı ruh vardı. "Bu vatan bizimdir; bizim kalacak" andı içiliyordu.
Prof. Dr. Haydar BAŞ hocamız miting alanına teşriflerinde ve mikrofonu eline aldığında milletin nasıl şahlamdığı görülmeye değerdi. Ayyıldızlı bayrakların dalgalanışı, sevinç gözyaşları, "bu vatan bu millet seni bekliyor" sloganıyla bütünleşiyordu.
Bu yüzbinlerin sesi, soluğu müjdelediği aydınlık ufuklar ülkemizi çepeçvre saran sarmıştı. Bunun bir istisnası yarasalardı. Işığı gören yarasalar pusmuştu, sinmişti, sağa sola kaçışmıştı.
Evet dostlar "surda bir gedik açılmıştı." Artık yürüyüşümüz devam edecekti inşallah.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Adalet mi dediniz hakkaniyet mi? / 05.04.2025
- Yunan bayramı, Türk dersi / 29.03.2025
- Asıl rakip ne İmamoğlu ne Yavaş: Hükümetin en büyük sınavı geçim krizi / 24.03.2025
- Bozduğun kantar seni de tartacak / 23.03.2025
- Adaletin zarfı ve mazrufu: İmamoğlu olayı üzerine bir toplumsal okuma / 22.03.2025
- ABD açıktan İran’ı hedef olarak gösterdi / 20.03.2025
- Dünya ateş çemberinde: Türkiye’nin stratejisi ne olmalı? / 10.03.2025
- Wilson’dan İmralı’ya: Türkiye’yi bölme planı mı devrede? / 04.03.2025
- Oruç, ilahi bir emir ve bilimsel bir şifadır / 03.03.2025
- Yeraltı zenginliklerimiz için millî mücadele zamanıdır / 23.02.2025
- Yunan bayramı, Türk dersi / 29.03.2025
- Asıl rakip ne İmamoğlu ne Yavaş: Hükümetin en büyük sınavı geçim krizi / 24.03.2025
- Bozduğun kantar seni de tartacak / 23.03.2025
- Adaletin zarfı ve mazrufu: İmamoğlu olayı üzerine bir toplumsal okuma / 22.03.2025
- ABD açıktan İran’ı hedef olarak gösterdi / 20.03.2025
- Dünya ateş çemberinde: Türkiye’nin stratejisi ne olmalı? / 10.03.2025
- Wilson’dan İmralı’ya: Türkiye’yi bölme planı mı devrede? / 04.03.2025
- Oruç, ilahi bir emir ve bilimsel bir şifadır / 03.03.2025
- Yeraltı zenginliklerimiz için millî mücadele zamanıdır / 23.02.2025