AKP iktidarı önemli konuları bir taraftan tartışmaya açıyormuş gibi demokratik bir hava estiriyor, diğer taraftan da bu konularda bildiği gibi fiili adımlar atıyor.
Örneğin 1 Mart tezkeresi… Konu Meclis’te tartışıldı hatta olumsuz bir karar çıktı ama AKP hükümeti kararın aksine Türkiye’nin kapılarını ABD askerlerine açtı.
Anayasa meselesi… Sözde ve görünüşte demokratik bir Anayasa hazırlanacağı ifade ediliyor ama diğer taraftan ABD’de Türk milletinin bilmediği Anayasa taslağı okunuyor.
Anayasa için her şey hazır, sadece dostlar alışverişte görsün misali bir Anayasa çalışması yapılıyor.
Yine benzer bir durum başkanlık sistemi için de yaşanıyor. Konu hala tartışma boyutunda gözüküyor… Yarı başkanlık mı olacak tam mı olacak görünüşte hiçbir şey belli değil.
Hatta siyasilerimizin yarı başkanlık modeline daha sıcak baktığı falan söyleniyor ama fiiliyatta gelişmeler hiç de öyle yaşanmıyor.
AKP, konunun bir uzantısı olan yerel yönetimlerle ilgili kolları sıvamış vaziyette ve 5 AKP milletvekili tarafından oluşturulan bir komisyon konuyla alakalı bir rapor hazırladı.
Yerel Yönetimler Çalışma Komisyonu’nda, Denizli Milletvekili Nihat Zeybekçi, Bursa Milletvekili Mustafa Kemal Şerbetçioğlu, Van Milletvekili Mustafa Bilici, Karabük Milletvekili Osman Kahveci, Trabzon Milletvekili Aydın Bıyıklıoğlu var.
Raporda önerilen yerel yönetim yapılanması şöyle:
İl düzeyinde tek bir başkan olacak, il genel meclisi ve ilçe belediyeleri kaldırılacak.
Bir il ve ilçede işe alınan öğretmen ya da doktor başka bir ile gitmeyi düşündüğünde işine son verilecek.
Kültür-turizm, gençlik-spor, huzurevleri-çocuk esirgeme kurumu, bayındırlık hizmetleri gibi hizmetler yerel yönetimlere devredilecek.
Yerel yönetimler vergi ve harç koyma yetkileri olacak.
Yerel yöneticileri içişleri bakanının görevden alma yetkisi kaldırılacak. Bu yetki mahkeme ve seçimlerle yerel halkın iradesine bırakılacak.
İl özel daireleri kaldırılacak, bunların görev, yetki, teşkilat ve gelir kaynaklarının tamamı yerel yönetimlere bırakılacak.
Yerel yönetimlerin yetkileri kısıtlanamayacak.
Yerel yönetimlerin bütçe payları iki katına çıkacak.
Öğretmenler yerel yönetimlerce işe alınacak.
Yerel yönetimlerin yetkileri, imkanları artırılıyor, devlete ait olan yetkiler yerel yönetimlere devrediliyor. Yerel yönetimlerin merkezi yönetime olan bağları gevşetiliyor. Yerel yönetimler adeta bir devletçik yapılanmasına bürünüyor.
Buna biz zaten eyalet sistemi diyoruz.
Başkanlık, yarı başkanlık derken, daha şimdiden eyalet sisteminin alt yapısı hazırlanıyor.
Türkiye gibi etnik unsurların ön plana çıkarılmak istendiği, milli bir ekonominin olmadığı, kaynakların yabancılar tarafından talan edildiği, devlet, millet ve asker üzerinde binbir senaryonun dolaştığı bir dönemde yerel yönetimlere bu kadar imkan sunmak, çok kısa bir zaman sonra bölünmeyi de beraberinde getirecektir. Yugoslavya buna örnektir.
Atılan bu adımlar neyin murat edildiğini açıkça göstermektedir.
Örneğin 1 Mart tezkeresi… Konu Meclis’te tartışıldı hatta olumsuz bir karar çıktı ama AKP hükümeti kararın aksine Türkiye’nin kapılarını ABD askerlerine açtı.
Anayasa meselesi… Sözde ve görünüşte demokratik bir Anayasa hazırlanacağı ifade ediliyor ama diğer taraftan ABD’de Türk milletinin bilmediği Anayasa taslağı okunuyor.
Anayasa için her şey hazır, sadece dostlar alışverişte görsün misali bir Anayasa çalışması yapılıyor.
Yine benzer bir durum başkanlık sistemi için de yaşanıyor. Konu hala tartışma boyutunda gözüküyor… Yarı başkanlık mı olacak tam mı olacak görünüşte hiçbir şey belli değil.
Hatta siyasilerimizin yarı başkanlık modeline daha sıcak baktığı falan söyleniyor ama fiiliyatta gelişmeler hiç de öyle yaşanmıyor.
AKP, konunun bir uzantısı olan yerel yönetimlerle ilgili kolları sıvamış vaziyette ve 5 AKP milletvekili tarafından oluşturulan bir komisyon konuyla alakalı bir rapor hazırladı.
Yerel Yönetimler Çalışma Komisyonu’nda, Denizli Milletvekili Nihat Zeybekçi, Bursa Milletvekili Mustafa Kemal Şerbetçioğlu, Van Milletvekili Mustafa Bilici, Karabük Milletvekili Osman Kahveci, Trabzon Milletvekili Aydın Bıyıklıoğlu var.
Raporda önerilen yerel yönetim yapılanması şöyle:
İl düzeyinde tek bir başkan olacak, il genel meclisi ve ilçe belediyeleri kaldırılacak.
Bir il ve ilçede işe alınan öğretmen ya da doktor başka bir ile gitmeyi düşündüğünde işine son verilecek.
Kültür-turizm, gençlik-spor, huzurevleri-çocuk esirgeme kurumu, bayındırlık hizmetleri gibi hizmetler yerel yönetimlere devredilecek.
Yerel yönetimler vergi ve harç koyma yetkileri olacak.
Yerel yöneticileri içişleri bakanının görevden alma yetkisi kaldırılacak. Bu yetki mahkeme ve seçimlerle yerel halkın iradesine bırakılacak.
İl özel daireleri kaldırılacak, bunların görev, yetki, teşkilat ve gelir kaynaklarının tamamı yerel yönetimlere bırakılacak.
Yerel yönetimlerin yetkileri kısıtlanamayacak.
Yerel yönetimlerin bütçe payları iki katına çıkacak.
Öğretmenler yerel yönetimlerce işe alınacak.
Yerel yönetimlerin yetkileri, imkanları artırılıyor, devlete ait olan yetkiler yerel yönetimlere devrediliyor. Yerel yönetimlerin merkezi yönetime olan bağları gevşetiliyor. Yerel yönetimler adeta bir devletçik yapılanmasına bürünüyor.
Buna biz zaten eyalet sistemi diyoruz.
Başkanlık, yarı başkanlık derken, daha şimdiden eyalet sisteminin alt yapısı hazırlanıyor.
Türkiye gibi etnik unsurların ön plana çıkarılmak istendiği, milli bir ekonominin olmadığı, kaynakların yabancılar tarafından talan edildiği, devlet, millet ve asker üzerinde binbir senaryonun dolaştığı bir dönemde yerel yönetimlere bu kadar imkan sunmak, çok kısa bir zaman sonra bölünmeyi de beraberinde getirecektir. Yugoslavya buna örnektir.
Atılan bu adımlar neyin murat edildiğini açıkça göstermektedir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025