Vatanseverlik, vatanı milliyet ruhundan kopmuş yöneticilerin değil, milliyet ruh ve şuurunu tabii olarak muhafaza eden milletin koruma içgüdüsüdür. Esas olan omurga, Türk milletidir. Türk milleti, vatanını gerektiğinde mankurtlaşmış veya Türk gibi görünerek Türk'ü silme eşkıyalığına soyunmuş ve bu amaçla sinsi şekilde Türk'ün başına idareci olmuş kendi yöneticilerine karşı da korur. Vatanımız, Türk milletinin halk dediğimiz, saf kalmış, kirli bilgilerle kötü eğitim sisteminden geçmeden hem genel anlamda insan, hem de Türk fıtratına uygun davranan kesimi tarafından korunmuştur.Buna bir örnek: 1919 yılında Millî Mücadele zamanı Fransızlar Maraş'ımızı işgal etmiş. İşgal komutanı Andre diye bir kişi, köylü pazarında köylü bir Türk vatandaşıyla şöyle konuşur:?Biliyor musun biz Fransızlar niye buradayız??Hayır!?Sizin hükûmetiniz bizim hükûmetimizden borç para almıştı. Onu da ödeyemediler. Borçlarına karşılık bu toprakları bize verdiler. Biz de alacağımızı almaya geldik.Köylü:?Sizin bu alışverişiniz doğru değildir. Hükûmet kimin malını kime satıyor? Yahut rehin veriyor? Biz kendisine bu konuda vekâlet vermedik. Vallahi beyim hükûmetler arasındaki alışveriş bizi ilgilendirmez. Borcu olan borcunu ödesin. Biz toprağımızın sahibiyiz ve onu kimseye vermeyiz."Bugün de benzer süreci uzun zamandır yaşıyoruz. Türk gibi görünen sinsi Türk düşmanı yöneticiler, Türk milletini tasfiye etmek için hep aynı oyunu oynadılar. Türk'ün tepesine geçip yönetici oldular, gâvurdan bol miktarda borç aldılar. Aldıkları borçları oraya buraya israf ettiler, ödenemeyince de Türk'ün vatan topraklarını, maddi ve manevi bütün değerlerini haraç mezat peşkeş çektiler, çekmeye devam ediyorlar. Duyun?ı Umumiyeden beri bu böyle.Millî Mücadele dönemi Türk köylüsü, feraset ve basiretiyle gerçeği yalın bir kurgu ve üslup içinde ortaya koyuyor. Tepemize çullanan, Türk'ün vekâlet vermediği ama vekalet vermiş gibi oyunların tezgâhıyla gelen Türk görünümlü Türk düşmanı yöneticiler uzun zamandır doğru olmayan alışverişler yapıyorlar. Türk'ün toprağını dindaşları, ırkdaşları veya menfaat ortakları olan gâvurlara satıyorlar veya rehin veriyorlar. Türk toprağının sahibi Türk milletidir ve onu kimseye vermez, vermemelidir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Nurullah Çetin / diğer yazıları
- Dayatılan kapitalist stil / 26.12.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015