Dün, hürriyet kasidesi burada bitmez, diye noktalamıştım Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi'ni... Devam edelim.
Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
Ki ednâ zevki âlâdır vezâretten sadâretten
(Hizmet ve gayretimde çektiğim ezâ-cefa hatırlansın ki, bu meşakkatlerin en ufak bir zevki bile bakanlıktan, başbakanlıktan yeğdir.)
Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten
(Vatan, öyle bir vefasız alaycı sevgiliye dönmüş ki, kendisine aşkla bağlı olanları, gurbetin acılarından ayırmıyor.)
Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten
(Ne beklentim var, ne de korkum, hepsinden uzağım bunların; bu sebeple benim için görevim menfaatimden, hakkım hükümetin kötü niyet ve düşmanlıklarından daha yücedir.)
Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd
Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten
(Milletin yiğitleri ile mücadeleden sakın ey adaletsiz, zalim! Senin zulmünün kılıcı, hamiyet ve şehadet kanının ateşinde erir.)
Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten
(Zulümle, adaletsizlikle hürriyeti yok etmek ne mümkün; çalış bakalım, anlama yeteneğini kaldır, gücün yetiyorsa insanlıktan.)
Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten
(Gönüldeki elmas cevherine benzer çalışma azmi ve gayret cevheri; ezilmez basıncın şiddetinden, ağırlığın etkisinden.)
Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
(Ne büyüleyici imişsin âh ey hürriyetin gül yüzü, aşkının esiri olduk; gerçi kurtulduk esaretten!)
Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten
(Senindir şimdi gönülleri kendine bağlama gücü. Güzelliğini gizleme; güzel yüzün sonsuza kadar toplumun bakışlarından uzak olmasın.)
Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten
(Ne can sevgiliymişsin ah ey gelecek ümidi, dünyayı sensin kurtaran binlerce keder ve sıkıntıdan!)
Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten.
(Âlemde hüküm ferma olma, devlet (olma) devri senindir, dünyaya egemen ol; talihini her türlü yıkımdan korusun Yüce Mevla.)
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten...
(Gezdiğin nazlı sahralar zulmün köpeklerine kaldı; uyan ey yaralı kükreyen aslan bu aymazlık uykusundan!)
Namık Kemal ( 1840 - 1888 )
Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
Ki ednâ zevki âlâdır vezâretten sadâretten
(Hizmet ve gayretimde çektiğim ezâ-cefa hatırlansın ki, bu meşakkatlerin en ufak bir zevki bile bakanlıktan, başbakanlıktan yeğdir.)
Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten
(Vatan, öyle bir vefasız alaycı sevgiliye dönmüş ki, kendisine aşkla bağlı olanları, gurbetin acılarından ayırmıyor.)
Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten
(Ne beklentim var, ne de korkum, hepsinden uzağım bunların; bu sebeple benim için görevim menfaatimden, hakkım hükümetin kötü niyet ve düşmanlıklarından daha yücedir.)
Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd
Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten
(Milletin yiğitleri ile mücadeleden sakın ey adaletsiz, zalim! Senin zulmünün kılıcı, hamiyet ve şehadet kanının ateşinde erir.)
Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten
(Zulümle, adaletsizlikle hürriyeti yok etmek ne mümkün; çalış bakalım, anlama yeteneğini kaldır, gücün yetiyorsa insanlıktan.)
Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten
(Gönüldeki elmas cevherine benzer çalışma azmi ve gayret cevheri; ezilmez basıncın şiddetinden, ağırlığın etkisinden.)
Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
(Ne büyüleyici imişsin âh ey hürriyetin gül yüzü, aşkının esiri olduk; gerçi kurtulduk esaretten!)
Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten
(Senindir şimdi gönülleri kendine bağlama gücü. Güzelliğini gizleme; güzel yüzün sonsuza kadar toplumun bakışlarından uzak olmasın.)
Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten
(Ne can sevgiliymişsin ah ey gelecek ümidi, dünyayı sensin kurtaran binlerce keder ve sıkıntıdan!)
Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten.
(Âlemde hüküm ferma olma, devlet (olma) devri senindir, dünyaya egemen ol; talihini her türlü yıkımdan korusun Yüce Mevla.)
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten...
(Gezdiğin nazlı sahralar zulmün köpeklerine kaldı; uyan ey yaralı kükreyen aslan bu aymazlık uykusundan!)
Namık Kemal ( 1840 - 1888 )
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019