İlginç bir siyasi süreç yaşanıyor. Esasen buna "toplumu gerilime itme", "çatışma zemini oluşturma" siyaseti de diyebiliriz.Önce "Kürt açılımı" diye bir süreç başlatılıyor, gelen tepkiler üzerine içeriği aynen kalmak kaydı şartıyla "demokratik açılım" diye değiştiriliyor, bu açılımın maddeleri hiçbir zaman açıklanmıyor, ama pratikte Teröristbaşı APO'nun yol haritası uygulanıyor ve Kürt açılımı diye başlayan açılım furyası bir anda karşımıza "PKK açılımı" olarak çıkıveriyor. 34 PKK'lı, şovlarla elini kolunu sallayarak, hatta devletin savcıları ayaklarına kadar gönderilerek, pişman olmadıkları halde serbest kalıyor.PKK pirim yapıyor, siyasi uzantıları, destekçileri pirim yapıyor, bölücülere cesaret üstüne cesaret veriliyor?Ve bu kadar bariz tavizden sonra bir anda bu sürecin ekmeğini yiyen bir partiye kapatma davası açılıyor.Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?Bir taraftan yangın körükleniyor, bir taraftan da söndüreceğiz diye benzin dökülüyor.Ardından terör saldırılarında artış, sokak çatışmalarında palazlanma, bir takım vekillerden PKK lehine söylemler, araç ve işyeri kundaklamaları?Madem bölücü söylemlere bu kadar karşıydınız PKK'lıları pişman olmadıkları halde neden affettiniz, kullandığınız söylemlerle, bugüne kadar uyguladığınız politikalarla neden terörü ve bölücülüğü palazlandırdınız, şimdi de kalkıp sizin sayenizde siyasi bir zemin yakalayanları kapatmaya çalışıyorsunuz. Madem bu siyasi hareketin yaptıklarından ve söylemlerinden rahatsızdınız, bugüne kadar bunlar başka bir söylem kullanmadılar ki, farklı bir icraat ortaya koymadılar ki, neden bugün? Dün daha fazla güçlenmeden rahatlıkla birçok gerekçeyle kapatabilirdin, neden bugün bu hassas dönemde bu adım atılıyor? Benim bu tablodan bir basın mensubu olarak anladığım şu: Birileri bir tarafta diğerleri diğer tarafta, belki de oturup anlaşmışlar, toplumu germeye çalışıyorlar.İstiyorlar ki, Türkiye'de etnik bir çatışma olsun, aynen 1980 öncesi evlatlarımız biri sağcı diğeri solcu olarak nasıl birbirlerini vurduysa, bugün de etnik olarak birbirini vursun.Bir de Kandil ve Mahmur'dakilerin ağırlıklı olarak - terör saldırılarına bulaştığı belgelenen az bir kesim hariç- Türkiye'ye nakli düşünülüyor. Yani etnik çatışmanın körüklendiği bir ortama adeta takviye güç aktarılıyor. Hem de eğitimli?Bugün bu çatışma sürecinden "parti kapatma" ile kurtulmanın mümkün olmadığını hatta bunun çatışmaları daha da körükleyeceği muhakkak. Daha köklü ve mantıklı bir çözüm gerekiyor. Ve sadece tek çözüm görünüyor onu da ABD'den yeni talimatlar ve roller alan mevcut iktidarın yapması mümkün değil.O da Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde ifade ettiği sosyal devlet projeleri?Ve özellikle de "VATANDAŞLIK MAAŞI" projesi Bugün teröre kanarak dağa çıkan gençler, ya da sokaklarda polise, sivillere taş, molotof kokteyl, havai fişek atan gençler, çocuklar maddi imkansızlıklar sebebiyle propagandalara alet oluyorlar ve devletin aleyhine geçiyorlar.Eğer siz bugün her vatandaşımızın cebine 500 TL vatandaşlık maaşı koyar ve ardından da genişleyen Pazar sebebiyle iş kollarını genişletip insanımıza iş ve aş imkanı sunarsanız ve bunları devlet eliyle yaparsanız terörün kendiliğinden bittiğini görürsünüz.Sadece bu da değil. Bağımsız bir devlet olarak iç ve dış bölücü propagandalara geçit vermez, bunlarla ilgili ciddi yaptırımlar uygularsanız ülkeyi tehditlere tamamen kapatmış olursunuz.Önce milletin karnını doyuracaksın ki, devletini sevsin, teröre alet olmasın. Önce cezadan ve kısıtlamadan başlarsan, yine açlık ve sefalet devam ederse bu teröre sadece pirim verir.İnsanlara ne yapacağını söylemek, imkan sunmak, yol göstermek, onlara ne yapmayacağını söylemekten her zaman daha etkili bir çözüm yoludur.Ancak bu şekilde iç çatışmadan kurtuluruz, huzur ve barış sağlarız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025