Geçtiğimiz hafta Cuma günü yaşanan uçak kazasına kadar ne toryum elementinin öneminden, ne de bu konuda hayatı pahasına çalışmalar yapan bilim adamlarımızdan haberdardık.İster istemez şu soruyu sormak zorunda kalıyoruz: Değerlerimizi fark edebilmemiz için illaki bir felaket mi yaşanması gerekiyor?Bize toryum madeninin önemini fark ettiren ve ülkemizin geleceği için canlarını feda eden bilim adamlarımızı bu vesile ile yine rahmetle anıyoruz. Dilerseniz, şu meşhur toryum elementini biraz irdeleyelim.Toryum, dünyanın en temiz ve güvenilir enerji kaynağı.Bu element, torit torianit ve monazit gibi cevherlerin içinde bulunan ve uranyumdan üç kat daha fazla rastlanan bir metal. Özellikle toryum 232, yakın gelecekte nükleer santrallerde geliştirilmekte olan reaktörlerde yakıt olarak kullanılarak, nükleer sanayi için önemli bir enerji elementi olacak. Toryum, 21. yüzyılın en stratejik maddesi olma nedeniyle, yeni tip nükleer enerji santrallerinde bir numaralı yakıt olarak kullanılacak, bu durum trilyonlarca varil petrole eş değerde bir enerji karşılığına denk gelmiş olacaktır. Belirtildiği gibi yeni nesil nükleer santraller, uranyum yakıtının yanı sıra, toryum elementi gibi daha tehlikesiz, verimli ve problemsiz yakıtların yakılması dönüşümüne uğrayarak, bu tür enerji santrallerinin önemini bir kez daha ortaya koyacaktır.Toryum elementinin bahsedilen stratejik önemi ülkemizi oldukça yakından ilgilendirmektedir, çünkü bilinen rezervlerle dünya toryum yataklarının yüzde 65'i bizde. Bütün dünyada toplam 1071 bin ton toryum rezervi var, Türkiye'de ise 800 bin ton. En önemli toryum yatağımız Eskişehir-Beylikahır bölgesi ve Sivrihisar-Kızılcaören yakınlarındadır. Bunun dışında Malatya-Darende-Kuluncak, Kayseri-Felahiye ile Sivas ve Diyarbakır il sınırları içinde toryum izlerine rastlanmıştır. Şu ana kadar yapılan aramalar sınırlı kalmıştır. Bilim adamlarımız toryum rezervlerinin çok ciddi boyutlarda olduğunu ifade etmektedir. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (OGÜ) Teknoloji Araştırma Merkezi'nin (TEKAM) Müdürlüğünü yapan Prof. Dr. Muammer Kaya, 'Enerji üretiminde 1 ton toryum, en az 1 milyon ton petrole eşdeğer. Toryum, 120 trilyon dolarlık bir petrol kullanım değerine sahip. Bir çuval kömürle bir ev ısıtılabilirken, bir çuval toryumla bütün Türkiye ısıtılabilir' demiştir ve "Toryum sayesinde Türkiye'nin bütün borçları 500 kere ödenir" açıklamasını yapmıştır.Uçakta hayatını kaybeden Boğaziçi Üniversitesi'nin Fizik bölümü profesörlerinden Engin Arık'ın ise toryum konusunda sadece teorik değil, pratik çalışmaları da mevcuttur. Bu konuda uluslar arası çalışmaları mevcuttur. Hatta Isparta'ya giderken toryumun kullanılabilirliğiyle alakalı geliştirdiği bir cihazı da yanında götürdüğü ifade ediliyor.Belli ki toryumlu nükleer santralleri hayata geçirme konusunda dünyadaki bilim adamlarından bir adım öndeydi. Bu durum, kazadaki sabotaj ihtimalini kuvvetlendiriyor. Birileri nükleer sahada böyle bir teknolojinin bugün ve özellikle de Türkiye tarafından hayata geçmesini istememiş olabilir.Bakın Sayın Arık ne diyor:"Toryum bir numaralı element olacak. Çünkü yeni tip reaktörlerde yakıt olarak kullanılacak. Eğer biz toryum ile elektrik enerjisi üretebilme olanağına kavuşursak, bu trilyonlarca varil petrole eşdeğerde bir enerji kaynağı olacak demektir.""Toryum atıkları uzun ömürlü değil. Çernobil benzeri bir felaketin tekrarlanması mümkün değil. Radyoaktif kalıntı minimum nispetinde. Reaktörün fişini çektiğinizde her türlü işlem duruyor. Doğa kirlenmiyor, minimum atıklar da uzun ömürlü değil.'"Toryum rezervi enerji üretimi açısından, 120 trilyon dolarlık petrole eşdeğerdir ve Türkiye için sonsuz bir enerji kaynağıdır; Türkiye'ye bir servet kazandırabilir."Evet. Engin hoca ve arkadaşları hayatları pahasına bize toryumu tanıttı. Bize düşen de bundan sonra toryumu olması gerektiği şekilde kullanabilmektir. Daha da önemlisi bundan sonra Engin hocaları kaybetmeden toryum gibi değerlerimizi fark edebilmemizdir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Trump planı mı, Mısır planı mı? / 15.03.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Trump planı mı, Mısır planı mı? / 15.03.2025