Dünkü yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Yine İslam inancına göre söylüyorum, insanlığın ikinci atası Hz. Nuh Aleyhisselam'dır. Onun oğullarından birinin adı Yasef'tir. Hz. Nuh, insanlığa kurtuluş yolunu, Allah'ın emrettiği dini öğretsinler diye oğullarını dört bir yana göndermiştir. Yafes'in oğullarından birisinin adı da Türk.
Dini Türk'ten öğrenen, onun gibi inanıp yaşadığı şekilde yaşayan insanlara da Türkî ya da Türk denmiştir.
Türk töresi, Hz. Nuh'un torunu olan Türk'ün yaşadığı şeriatın ta kendisidir. Bu inanç, tevhid inancıdır, hanif (tek tanrılı) bir inançtır. Allah indinde makbul olan tek din inancıdır, İslam inancıdır. Türklük, bu tevhid inancına, İslam inancına göre yaşanan medeniyetin adıdır. Bir etnik kimlikten ziyade inanç birliğinin, tevhid medeniyetinin adıdır. Burada kafatasçılığa yer yoktur.
Hacı Bektaş-ı Veli ve Horasan erenleri Anadolu'ya geldiğinde bu coğrafyada yaşamakta olan insanlara yaşayışları ile örnek oldu. Onlara tıpkı Hz. Nuh'un oğulları ve torunları gibi hak yolu gösterdi. Zamanla hak dinden uzaklaşmış, başka inançları kabul etmiş bu topluluklara Allah'ın emrettiği tek kurtuluş yolunu bir daha hatırlattı. Bunu kabul edip kendisi ile beraber olanlara da Türk veya Türkî oldunuz dedi. Bu insanların etnik kökeni Keldanî, Yezdanî, Rum, Ermeni, ne olursa olsun, İslam'ı kabul ederek hepsi Türk oldular. Anadolu yeniden bir Türk yurdu haline geldi. Türk olmak veya Türklük budur. "Türk Milleti" bunu ifade eder. 19. yüzyıldan itibaren yayılan etnik kökene dayalı kısır millet tanımıyla falan izah edilemez. Türk demek Müslüman demektir. Avrupa'da İslam inancına geçenlere de Avrupalılar, "siz Müslüman oldunuz" demek yerine gayet doğru bir ifade ile "siz Türk oldunuz" demektedirler. Avrupalı işin aslının farkında.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, "Biz milliyetçiyiz, Türk Milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun bireyleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan cumhuriyet de o kadar güçlü olur" derken kullandığı Türk ve millet kavramları, inanç birliğine dayanan, temelinde tevhid inancı olan kültürü yaşayan insanları kastetmektedir.
Nüfus mübadelesi ile yurdumuzdaki gayrimüslimleri yurtdışına gönderirken, yalnızca Müslüman olanları Türkiye'ye kabul edişini, inanç birliğine dayanan insanları bir araya getirerek bir millet yapmak dışında başka bir şekilde açıklamak mümkün değildir.
Başka bir sözünde, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" diye milletin tanımını yaparken, Türk milleti olgusunu etnik kökene değil; beraberliğe, birliğe, gelecekte de bir arada yaşama azmini ortaya koyan inanç birliğine dayandırmıştır. Bu anlayışta olanların tamamını bir millet, Türk Milleti olarak tanımlamıştır.
Lozan görüşmelerinde Kürt kardeşlerimizi azınlık olarak kabul ettirmek isteyenlere verdiği cevap da bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır: "Kürtler Müslüman'dırlar, bu yüzden azınlık olamazlar." Devletin dayandığı Türk Milleti'nin, etnik kökene değil de inanç birliğine dayanan bir millet olduğu daha güzel nasıl ispat edilebilir?
Görülüyor ki bizim millet tanımımız, inancımızı tanımlamaktadır. Türk milletinin dinî değerleri, aynı zaman da onun millî değerleri demektir. Bunlar aynı manayı taşır. Birbirinin hem tamamlayıcısı, hem de teminatıdır.
Prof. Dr. Haydar Baş da "Dinî bütünlüğümüz millî bütünlüğümüz, millî bütünlüğümüz dini bütünlüğümüzdür" diyerek, Hacı Bektaş-ı Veli ve Atatürk'ten sonra bir kez daha bizlere bunu hatırlattı. "Türk müsün yoksa Müslüman mı?" diye soranların oyunlarını boşa çıkardı.
Bugün O'nun yetiştirdiği ve hep övdüğü kadrosu da bu anlayışla, Türk milletinin emrine amade vaziyette, milletin kendilerine görev vermesini bekliyor.
Bu kadrodan başka hilebazların tuzaklarını fark edecek bir ekip de görünmüyor. Birliğimizi temin edecek, güçlendirecek, yaşatacak Bağımsız Türkiye Partisi'nden (BTP) başka bir siyasi hareket yok. Tek çıkar yolumuz BTP'nin genç lideri Hüseyin Baş ve onun etrafında kenetlenmiş bu seçkin kadro.
- Kul, âşık, asker... / 18.04.2022
- ABD’nin ipiyle Çin kuyusuna inilmez - 2 / 03.11.2021
- ABD’nin ipiyle Çin kuyusuna inilmez - 1 / 02.11.2021
- Türklerin Müslüman oluşunda Ehl-i Beyt’in rolü ve önemi - 5 / 08.08.2021
- Türklerin Müslüman oluşunda Ehl-i Beyt’in rolü ve önemi - 4 / 07.08.2021
- Türklerin Müslüman oluşunda Ehl-i Beyt’in rolü ve önemi - 3 / 06.08.2021
- Türklerin Müslüman oluşunda Ehl-i Beyt’in rolü ve önemi (2) / 05.08.2021
- Türklerin Müslüman oluşunda Ehl-i Beyt’in rolü ve önemi - I / 04.08.2021
- Dini ve milli duygularla dolu bir haftanın ardından - II / 28.07.2021