Ekonomistler, kendi ülkelerinin ekonomisinden daha çok ABD ekonomisini tartışıyorlar. Bu, tabii ki sebepsiz değil. Ekonominizi küreselleştirirseniz, daha doğrusu ABD ekonomisine bağlarsanız, ülkenizin ekonomisini, ABD ekonomisi üzerinden takip etmek zorunda kalırsınız. ABD ekonomisi uzun yıllardır hem cari, hem de bütçe açığı veriyor. Meselâ toplam cari açığı 6 trilyon dolara yaklaştı. Ekonomistler, söz konusu açığın nereye varacağını, merakla ve endişeyle bekliyorlar. Onlara göre, önümüzdeki günlerde doların değer kaybetmesi kesindir. Bu kesin de, doların yerini hangi paranın alabileceği hususunda görüşler muhtelif. Bazıları, uluslararası rezerv para olmaya aday, cari işlemler fazlası veren Çin ve Japonya paralarını görüyor. Bazıları da diyor ki: "ABD'nin cari işlemler açığı, diğer ülkelerinkine benzemez. Çünkü ABD, senyoraj gelirini sonuna kadar kullanarak, yani para basarak açığını istediği zaman kapatabilir. Onun için ABD'nin cari açığı, aslında açık sayılmaz". Hiç kimse "ABD açığını kapatamaz" demiyor. Denilen şu: "Kapatmasına kapatır da, o zaman doların değeri düşer". Bir başka deyişle, dolar uluslararası rezerv para olmaktan çıkar. Zaten ABD ve yandaşlarını korkutan da budur. Fakat korkunun ecele bir faydası yok.Bu konuda Yaşar Erdinç şöyle demişti: "...ABD'nin hem bütçe açıklarının hem de cari açığının sürdürülemez boyutlara yaklaştığını anlatmıştık. Bunun sonucu olarak, dünyada rezerv para olarak kabul gören ABD dolarının büyük çöküşler yaşayabileceğini, bu beklentinin yoğunlaşması nedeniyle dünya altın fiyatlarının son iki yılda anlamlı bir yükseliş trendine girdiğini vurgulamıştık... Şu an ABD'de birçok beyin bu konuda inanılmaz araştırmalar yapıyor ve ileride ABD ekonomisinde ortaya çıkacak önemli bir düzeltmenin hem ABD ekonomisine hem de dünya ekonomisine etkilerini tartışıyor" (Bkz. Akşam Gazetesi, 19 Mart 2006). Söz buraya gelmişken, devletlerin senyoraj gelirine ve Merkez bankalarına, az da olsa, değinmek gerekir. "Senyoraj devletlerin hükümranlık hakkını ifade eder. Devletler coğrafyalarında elde edilen hizmet ve üretim karşılığında senyoraj geliri elde etme hakkına sahiptir. Globalleşme adına Merkez Bankalarının senyoraj geliri elde etme hakkına yasak getiren devletler, üretimlerinin karşılığı kendi paralarını piyasaya sürmek yerine, piyasadaki para talebini faizle alınan yabancı para ile karşılamaktadırlar" (Bkz. Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli, s. 253). Faizle alınan yabancı para, genelde dolar olmaktadır. Peki, ABD'de durum nedir, sistem nasıl çalışıyor? Biraz da ona bakmak lâzım. ABD Merkez Bankası, bazılarının zannettiği gibi bir devlet bankası değil, birkaç Yahudi ailenin bankasıdır. Federal Reserve, ABD Hazinesinin ihtiyacı olan parayı basıyor ve ona faiz karşılığı borç olarak veriyor. Bu sisteme karşı çıkan ABD Başkanlarından J. F. Kennedy ve Abraham Lincoln bir suikast sonucu öldürüldüler. Sistemin bu şekilde işleyişi, 1913 yılında çıkarılan bir kanunla sağlandı. Kanunun görüşüldüğü toplantıda Kongre üyesi Charles Lindberg şöyle demişti: "Bu kanun yeryüzünde dev bir tröstün kurulmasına neden olacaktır. Kanun sayesinde bu tröst istediği şekilde ekonomiyi yönlendirebilecektir". Federal Reserve Kanunu'nun kabul edilişini Amerikalı yazar Eustace Mullins şöyle anlatıyor: "Federal Reserve Kanunu'nu hukuksal olarak geçerli kılmak için bankacılar 1912'de ABD Başkanı Woodrow Wilson'u seçtiler... Federal Reserve Kanunu Glass-Oween Beyannamesi olarak Kongre'de yasallaştı".Küreselleşme gereği, devletler Merkez Bankalarını bağımsızlaştırılınca, dünya Merkez Bankaları Federal Reserve, dolayısıyla Yahudi bankerlere bağlanmış oldu. Böylece ABD'de Federal Reserve'yi yöneten ve denetleyen 'Federal Reserve Board' adlı örgüt, ABD'nin, aynı zamanda da dünyanın gerçek yöneticisi konumuna yükseldi. Bu gerçekleri öğrendikten ve bildikten sonra, gel de "her devlet mutlaka kendi senyoraj hakkını kullanmalıdır" diyen 'Milli Ekonomi Modeli'ni baştaçı etme. Dahası, "ABD'nin de kurtuluşu bu modeldedir" deme.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018