Başlık sizi biraz şaşırtabilir, ama talep gerçekten çok önemli bir kaynaktır.Kapitalist ya da Komünist bir ekonomik anlayışla bu ifadeye bakarsanız, anlamanız imkanızdır. Çünkü her iki anlayışın çıkış noktasında da "Kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsız" yanlış düşüncesi vardır.Kapitalizm, kaynakları sınırlı kabul ettiğinden o kaynakların bir kesim sermaye sahibinin elinde tutulmasını ve diğer insanların ise talebinin kısılmasını prensip olarak kabul eder.Komünizmin uygulamasında ise çıkan manzara, insanların talebinin bitmesi ve de yoklukta eşitliktir.Talebin bir kaynak olarak değerlendirilmesi Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in Milli Ekonomi Modeli'nin bir neticesidir.Peki, talep nasıl bir kaynak olabilir?Ekonomide talep, bir ürüne olan ihtiyaçtır diyebilir. Talebin arzla yani üretimle buluşması ekonomide denge halidir. Eğer talep arzla buluşmazsa, az olursa deflasyon, çok olursa enflasyon olur.Bir ülkede talep varsa bunun karşılığı üretim demektir. Talep artıyorsa üretim de artıyordur. Talebin artması ekonomik açıdan sakıncalı değil, bilakis sevinilmesi gereken bir durumdur. Çünkü daha fazla üretim, daha fazla büyüme, daha fazla gelir demektir.Talebin azalması, ya milletin alım gücünün düşmesi, ya da nüfusun azalması demektir. Böyle bir durumda da üretim düşmeye başlar. Bu ekonomik daralmadır.Dikkat edilirse, talep, ekonomide lokomotif gibidir. Talep olmadan üretimin hiçbir anlamı yoktur. Talep olmadan sağlıklı bir büyüme imkansızdır. Talep olmadan devletin sağlıklı bir gelir elde edebilmesi asla mümkün değildir.Talep var, bu talebi karşılayabilecek üretimi yapmak da mümkün, ama aradaki bağı kuracak olan para olması gerektiği gibi devreye konulmazsa o zaman bu talep sosyal huzursuzluk olarak karşımıza çıkar, tehlikeli bir bomba olur.Bugün başta ülkemiz olmak üzere az gelişmiş ve gelişmekte olan bütün ülkelerde yaşanan durum, insanların ihtiyaçlarını karşılayabilecek paraya sahip olmamalarıdır.Talep var, ama bu talebi ekonomide etkin kılacak araç yok.Yapılması gereken devletin, merkez bankasını devreye sokarak para basması, bir takım sosyal devlet projeleriyle bu talebi etkin hale getirmesidir.Bu manada varolan talep para basmak için önemli bir sebeptir. Para bu talebi ekonomiye kazandırmak için basılır ve vatandaşın önü açılırsa enflasyon oluşturmaz, dengeleri bozmaz. Esasen dengelerin oluşması için bunu yapmak şart ve de zaruridir, başka bir çözüm de yoktur.Talep sebebiyle para basılması ve talebin ekonomik olarak hareket kabiliyeti kazanması üretimi devreye sokacaktır. Üretim aşamasında da devlet gerek faizsiz kredi gerekse düşük maliyet gibi üreticinin önünü açacak projelerle devreye girecek ve bir baba rolü üstlenecektir, her noktada öncü ve yol açıcı olacaktır.Önemine binaen tekrar etmek gerekirse, talep var, bunun karşılığı üretim var, işte bu durum ekonomide sağlıklı bir durumdur ve dengedir.Bu aşamalarda basılacak para miktarı ve de talebin mi, üretimin mi destekleneceği Sayın Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde "para denklemi" olarak formülize edilmiştir. Para, Milli Ekonomi Modeli'nde belirtildiği gibi iyi yönetildikten sonra talep ekonomik büyüme için temel kaynaktır.Talep arttıkça ekonomi büyüyecek, devlet de daha fazla kazanacaktır.Zaten Milli Ekonomi Modeli tüketim eksenli bir denge analizi olarak ifade edilmektedir.Sayın Baş'ın Milli Ekonomi Modeli öyle bir eser ki, okudukça ufkumuzu açmaktadır. Dünyadaki yüzlerce bilim adamının İstanbul'da ve Bakü'de yapılan uluslararası kongrelerde Sayın Baş'ın dahiyane modeli hakkındaki tebliğlerini inceleyebilirseniz, hepsinin çok farklı ve orijinal yorumlar yaptığını görürsünüz (bakınız, www.milliekonomimodeli.com)Ama hepsinin değerlendirmelerinde ortak bir özellik var: "hepsi sayın Baş'a ve modeline hayran ve hepsi Sayın Baş'ı Nobel'e aday gösteriyor".
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Trump planı mı, Mısır planı mı? / 15.03.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Trump planı mı, Mısır planı mı? / 15.03.2025