Epey zamandır bir taksici-Uber kavgası devam ediyor.
Mevcut siyasi anlayış bu kavgaya bir çözüm üretemiyor, zaten üretebilmesi de mümkün değil. Çünkü sorunun temeli siyasilerimizin verdiği yanlış kararlar…
Siyasilerimizin, verdikleri sözler sebebiyle olaya kayıtsız kalmaları, kavganın daha da derinleşmesine neden oluyor. Müşterilere de yansıyan kavgalar haber bültenlerinde, gazetelerin 3'üncü sayfalarında yer aldı.
Mesele acil bir çözüm bekliyor ama çözüm merciinde olan siyasilerden tık yok.
Bu kavga birkaç gün önce adliyeye de taşındı.
Çağlayan Adliyesi'nde görülen dava sırasında taksiciler Adliye önünde beklediler, Uber'e tepkilerini dile getirdiler, haklarının korunmasını istediler.
Büyük bir mağduriyet yaşayan taksicilerin imdadına Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Selim Kotil yetişti ve onların sorunlarına çözüm olacak projelerini Adliye önünde taksicilere ve orada toplanan tüm vatandaşlara tek tek anlattı.
Yaptığı bu açıklamalar medya ve basın organlarında da yer aldı ve de sosyal medyada yaygın bir şekilde paylaşıldı.
Kotil açıklamasına, "Bu mesele sadece taksicilerin meselesi değildir. Ülkemizin kaynakları üzerinde oyun oynanıyor. Önce yerli olanı bitiriyorlar. Daha sonra piyasayı global şirketlere teslim ediyorlar" ifadelerini kullandı.
Gerçekten de öyle değil mi?
Tekel'i yabancılara sattılar, tütüncülük bitti; ülkemize nişasta bazlı şeker (NBŞ) getiren Amerikan şirketinin önünü açmak için şeker fabrikaları devre dışı bırakıldı, şeker pancarı üreticileri bitirildi.
SEKA'lar kapatıldı, yabancının kâğıdına muhtaç hale geldik.
Sümerbank devre dışı bırakıldı, pamuk üretimi bitirildi.
Sayın Kotil'in ifade ettiği gibi, şimdi de yerli taksicilik bitirilmeye çalışılıyor.
Taksicilerin sorunlarını, "Mazot zamlanıyor, geçim şartları pahalanıyor ama size zam yapılmıyor. Bir kuruş plaka parası ödemeyen Amerikan firmasına Türkiye'nin pazarı açılıyor. Bir tarafta 1,5 milyon para ödeyen vatandaş, diğer tarafta bir kuruş ödemeyen Amerikan firması var. Taksici esnafımız zarar ettiriliyor. Zam yapılmıyor. İnsanlara alternatif yol olarak Uber gösteriliyor. Vatandaş o tarafa itekleniyor" şeklinde özetleyen Kotil çözüm olarak şunları ifade etti:
* Uber yasaklanacak.
* Uber'in kullandığı aplikasyon (uygulama) durdurulacak. O aplikasyonun daha gelişmişi milli olarak geliştirilecek ve taksilerimizde kullanılmaya başlanacak.
* İstanbul'un kanalizasyonunun arıtımından, çöpten elde edilecek bio CNG (metan gazı, doğalgaz) ile taksilere, şu an kullanılan LPG'den 2,5 kat daha ucuz yakıt temin edilecek.
* Aracını iki yılda bir yenilemek isteyen taksicilere belediye imkanıyla sıfır faizli kredi temin edilecek.
Bunlar yapılabilir mi? Elbette rahatlıkla yapılabilir, yeter ki Kotil gibi bu sorunu "yerli"den yana çözmeye niyetiniz olsun.
İktidarıyla muhalefetiyle hep dışarıdan borç para almaya endekslenmiş olan siyasilerin bu çözümleri ortaya koyabilmesi asla mümkün değil…
Çünkü borç alan emir alır.
Taşıma suyu ABD'den gelince, ABD'nin Uber'ine göz yummak zorunda kalıyorsun.
Ama kendi ayakların üzerinde durur, milli kaynaklarla sorunları çözmeye kalkarsan, işte o zaman "yerli" olanı fark edersin, onun sorunlarını çözmeye çalışırsın.
Yerli ve milli olmak; hem ABD'nin dolarına ve aklına muhtaç olup hem de bu işin sadece lafını etmekle olmaz.
Yerli ve milli olmak, yabancının bir kuruşuna muhtaç olmamak demektir.
Bugün BTP Adayı Selim Kotil, "yabancı"dan yana değil, "yerli"den yana bir tavır alıyorsa, bu, sahip olduğu gerçek yerli ve milli bakış açısıyla alakalıdır.
Elbette ki bu bakış açısı, Rusya ve Çin gibi BRICS ülkelerini Batı emperyalizminin oyuncağı olmaktan kurtarıp, dünyanın zirvesine oturtan Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'dir.
Milli Ekonomi Modeli uygulanmadan asla yerli ve milli olunmaz.
Sandıkta da "İş aş Haydar Baş" denmeden yerli ve milli olunmaz.
Kapitalist bakış açısında inatla, ısrarla devam edildikçe "yerli" hep feryat eder, "yabancı" ise durmadan işgal eder.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Trump planı mı, Mısır planı mı? / 15.03.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Trump planı mı, Mısır planı mı? / 15.03.2025