İsviçre Zürih Kanton Savcılığı Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu hakkında soruşturma başattı.
Halaçoğlu'nun suçu, geçen yıl Zürih'teki bir toplantıda Ermeni soykırımının olmadığını savunmakmış.
İsviçre, Halaçoğlu'nun sözde Ermeni Soykırımı'na ilişkin açıklamalarını suç oluşturduğunu bildirerek, İnterpol nezdinde difüzyon ve kırmızı bültenle uluslar arası arama yapılması için nüfus kaydı ve kimlik bilgilerini isteme küstahlığını da yaptı.
Öncelikle, hakkında soruşturma başlatılan, kırmızı bültenle aranılan, yaptığı açıklamaların suç sayıldığı Sayın Halaçoğlu kimdir, görevi nedir, kim adına konuşmaktadır, söyledikleri gerçekten suç mudur?
Yusuf Halaçoğlu, Türkiye'nin önemli bir akademisyenidir.
Yusuf Halaçoğlu bir profesördür.
Yusuf Halaçoğlu her şeyde önemlisi deTürk Tarih Kurumu Başkanıdır, dolayısıyla devletin önemli bir bürokratıdır.
"Ermeni Soykırımı olmadığı" konusundaki görüşler sadece Halaçoğlu'nun kendi şahsi fikirleri değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir devlet politikası, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, tüm siyasilerimizin ve 70 milyon Türk insanın görüşüdür.
Soykırımın Ermeniler tarafından Türklere uygulandığı da yine Türkiye'nin devletiyle, milletiyle, askeriyle hemfikir olduğu bir konudur.
Soykırımın Ermeniler tarafından Türklere uygulandığı yerli ve yabancı arşivlerle ispatlanmıştır.
Dolayısıyla İsviçre'nin kırmızı bültenle arayacak kadar suç gördüğü meseleler Türkiye'nin haklı olduğu devlet politikasıdır.
İsviçre'nin ve de diğer iftiracı Batılı ülkelerin yapmak istedikleri nedir?
Genelkurmay Başkanı da yıllık değerlendirme konuşmasında Halaçoğlu'nun savunduğu gerçekleri ortaya koydu. Genelkurmay Başkanını da mı kırmızı bültenle arayacaksınız?
Başbakanlık arşivleri de soykırım olmadığını, Türklerin katledildiğini ortaya koydu. Şimdi Sayın Erdoğan'ı, Sayın Gül'ü de mi kırmızı bültenle arayacaksınız, ya da bir Avrupa seyahatinde tutuklayacaksınız?
Türkiye'deki 70 milyon Türk milletini, dünyadaki bütün Türkleri ve de soykırımın Türklere uygulandığını söyleyen Rus, Fransız arşivlerini ortaya koyanları da mı potansiyel suçlu ilan edeceksin?
Ermeni soykırımı vardır demek akla mantığa ve bilimsel bütün gerçeklere terstir.
Türklerin soykırıma uğradığını kabul etmemek de aynı oranda akla mantığa ve de bilimsel gerçeklere terstir.
Ey İsviçre ve diğer iftiracılar, akla, mantığa ve bilimsel gerçekleri kabul eden tüm dünya insanlarını da mı kırmızı bültenle arayacaksın?
İşte Batının gerçek yüzü.
AB ve ABD birçok meselede olduğu gibi sözde soykırım meselesinde de gerçek niyetlerini ortaya koydular.
Bize bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti emanet eden Atatürk'ün, "Efendiler! Batılı ülkelere olan hassasiyetimizi hoş karşılayın. Çünkü biz, Kurtuluş mücadelemizi onlara karşı verdik" uyarısını göz ardı ederek, bugün Batılı ülkelere "müttefik ve dost" demenin, bir dediklerini iki etmemenin neticesidir bu yaşadıklarımız.
Hala gerçekleri göremiyorsak ve kendi milli politikalarımıza dönüp, kendi ayaklarımız üzerinde duramıyorsak pes doğrusu.
Neyi bekliyoruz? Topyekün Türk milletinin ayağına pranga bağlanmasını mı?
Halaçoğlu'nun suçu, geçen yıl Zürih'teki bir toplantıda Ermeni soykırımının olmadığını savunmakmış.
İsviçre, Halaçoğlu'nun sözde Ermeni Soykırımı'na ilişkin açıklamalarını suç oluşturduğunu bildirerek, İnterpol nezdinde difüzyon ve kırmızı bültenle uluslar arası arama yapılması için nüfus kaydı ve kimlik bilgilerini isteme küstahlığını da yaptı.
Öncelikle, hakkında soruşturma başlatılan, kırmızı bültenle aranılan, yaptığı açıklamaların suç sayıldığı Sayın Halaçoğlu kimdir, görevi nedir, kim adına konuşmaktadır, söyledikleri gerçekten suç mudur?
Yusuf Halaçoğlu, Türkiye'nin önemli bir akademisyenidir.
Yusuf Halaçoğlu bir profesördür.
Yusuf Halaçoğlu her şeyde önemlisi deTürk Tarih Kurumu Başkanıdır, dolayısıyla devletin önemli bir bürokratıdır.
"Ermeni Soykırımı olmadığı" konusundaki görüşler sadece Halaçoğlu'nun kendi şahsi fikirleri değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir devlet politikası, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, tüm siyasilerimizin ve 70 milyon Türk insanın görüşüdür.
Soykırımın Ermeniler tarafından Türklere uygulandığı da yine Türkiye'nin devletiyle, milletiyle, askeriyle hemfikir olduğu bir konudur.
Soykırımın Ermeniler tarafından Türklere uygulandığı yerli ve yabancı arşivlerle ispatlanmıştır.
Dolayısıyla İsviçre'nin kırmızı bültenle arayacak kadar suç gördüğü meseleler Türkiye'nin haklı olduğu devlet politikasıdır.
İsviçre'nin ve de diğer iftiracı Batılı ülkelerin yapmak istedikleri nedir?
Genelkurmay Başkanı da yıllık değerlendirme konuşmasında Halaçoğlu'nun savunduğu gerçekleri ortaya koydu. Genelkurmay Başkanını da mı kırmızı bültenle arayacaksınız?
Başbakanlık arşivleri de soykırım olmadığını, Türklerin katledildiğini ortaya koydu. Şimdi Sayın Erdoğan'ı, Sayın Gül'ü de mi kırmızı bültenle arayacaksınız, ya da bir Avrupa seyahatinde tutuklayacaksınız?
Türkiye'deki 70 milyon Türk milletini, dünyadaki bütün Türkleri ve de soykırımın Türklere uygulandığını söyleyen Rus, Fransız arşivlerini ortaya koyanları da mı potansiyel suçlu ilan edeceksin?
Ermeni soykırımı vardır demek akla mantığa ve bilimsel bütün gerçeklere terstir.
Türklerin soykırıma uğradığını kabul etmemek de aynı oranda akla mantığa ve de bilimsel gerçeklere terstir.
Ey İsviçre ve diğer iftiracılar, akla, mantığa ve bilimsel gerçekleri kabul eden tüm dünya insanlarını da mı kırmızı bültenle arayacaksın?
İşte Batının gerçek yüzü.
AB ve ABD birçok meselede olduğu gibi sözde soykırım meselesinde de gerçek niyetlerini ortaya koydular.
Bize bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti emanet eden Atatürk'ün, "Efendiler! Batılı ülkelere olan hassasiyetimizi hoş karşılayın. Çünkü biz, Kurtuluş mücadelemizi onlara karşı verdik" uyarısını göz ardı ederek, bugün Batılı ülkelere "müttefik ve dost" demenin, bir dediklerini iki etmemenin neticesidir bu yaşadıklarımız.
Hala gerçekleri göremiyorsak ve kendi milli politikalarımıza dönüp, kendi ayaklarımız üzerinde duramıyorsak pes doğrusu.
Neyi bekliyoruz? Topyekün Türk milletinin ayağına pranga bağlanmasını mı?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025