Ekim 2011'de Bursa'da Ehli Beyt Sempozyumlarının birincisi gerçekleştiği sıralarda Türkiye'nin Suriye'yle sıcak bir savaşın içerisine girmesine ramak kalmıştı. Sözde akademisyenler Suriye'deki Şii Müslümanlara iftira atıyordu.Şeytanın cübbeli, şalvarlı avukatları sakallarını sıvazlaya sıvazlaya Türkiye ile Suriye savaşa girdiği takdirde ölecek askerlerimizin şehit olacağını söyleyerek, savaş çığırtkanlıklarına sahte fetvalarla devam ediyorlardı. İşte tam bu dönemde Prof. Dr. Haydar Baş'ın riyasetinde Ehli Beyt Sempozyumlarının ilki gerçekleştirildi. İlk sempozyuma Türk cumhuriyetlerinden, Suriye'den, İran, Lübnan ve Irak'tan Müslüman âlimler katıldı. Kardeş kavgasına kışkırtılan milletimiz bu sempozyumla oynanan büyük oyunun farkına vardı. Şeytanın avukatlarının foyaları ortaya çıkmış, şer planlar deşifre olmuştu.Şii Müslümanların Sünni Müslümanlardan farklı olmadığı, hatta itikatta bizden çok daha ileride olduklarını milletimiz bu sayede görmüş oldu. Öncülük ettiği Ehli Beyt Sempozyumlarıyla planlanan TürkiyeSuriye çatışmasının önüne Prof. Dr. Haydar Baş geçti dersek, yanlış bir yorum yapmış olmayız. Ehli Beyt Sempozyumları Türkiye'nin çok tehlikeli bir savaşın içerisine sürüklenmesine engel oldu ve kardeş kavgasının önüne geçti. Müslüman'ın Müslüman'ı katletmesine dur dedi.Türkiye çok büyük bir vebalden, çok büyük bir badireden ve de felaketten Ehli Beyt Sempozyumları sayesinde kurtulabildi.7'incisi geçen hafta sonu Bursa'da düzenlenen Ehli Beyt Sempozyumu'na Türkiye'nin dört bir yanından vatandaşlarımızın büyük ilgi göstermesinin sebebi de budur. Milletimiz çözümün nereden geleceğini görmüştür. Türkiye'de herkes ayrılıkları körüklüyor. Hükümeti ise bu konuda başı çekiyor. Oysa birlik ve beraberliğe milletimizin her zamankinden fazla bugün ihtiyacı var.Sadece Türkiye değil, bütün İslam ülkeleri de benzer sorunlar yaşıyor. Irak'ta, Suudi Arabistan'da Filistin'de İran ve Suriye'de ayrılıklar dış destekli bir şekilde körükleniyor.Prof. Dr. Haydar Baş'ın Ehli Beyt anlayışı sadece Türkiye'de değil, tüm İslam coğrafyasında fitnelerin önüne geçecek bir formül. Hakkını vermek gerekiyor ki, Ehli Beyt'i hiçbirimiz Prof. Dr. Haydar Baş anlatmaya ve eserler ortaya koymaya başlamadan önce bilmiyorduk ve tanımıyorduk. Ehli Beyt'i tanıdığını iddia edenler ise konuyu Prof. Dr. Haydar Baş gibi birliğe sevk edecek şekilde değil de ayrılığa sevk edecek şekilde gündeme getiriyorlardı. Ne yaparsak yapalım bu hayırlı çığırı açan Prof. Dr. Haydar Baş'ın hakkını ödeyebilmemiz mümkün değildir. Prof. Dr. Haydar Baş'ın yaktığı Ehli Beyt meşalesi tüm ayrılıkları yok edip, yeniden bir ve beraber olabilmenin yolunu bize göstermektedir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024