Ashab-ı Kiram'ın büyüklerinden Ebu Musa'nın (radıyallahu anh) anlatığına göre Resûlüllah (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurdu: "İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir. Misk sahibi, ya sana kokusundan ikram eder veya sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince; o da, ya elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın." (Buharî, Sahih, büyü' 38, zebâih 31; Müslim, Sahih, birr 146)
Peygamber Efendimizin 'İnsan-ı Kâmil Üniversitesi' diye bilinen 'Suffa' ashabından Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor.
Resûlüllah (aleyhissalatü vesselam) buyurdular ki: "Yüce Allah bir kulu sevdi mi; vahiy meleği Hz. Cebrail Aleyhisselam'a nida ederek 'Allah falanca kulunu seviyor, onu sen de sev!' diye emir buyurur. Böylece o kulu Cebrail de sever. Sonra o, gök ehline, 'Allah falanı seviyor, onu siz de sevin!' diye nidâ eder; derken bütün sema ehli de onu sevmeye başlar. Sonra yeryüzündeki tüm yaratılmışların gönlüne o kul için bir hüsn-ü kabul konur, bir sevgi tohumu atılır.
Öte yandan Yüce Allah, bir kula da buğzetti mi; Cebrail aleyhisselam'a 'Ben falancaya buğzettim, sen de buğzet!' diye seslenir. Ona, Cebrail de buğzetmeye başlar. Sonra Cebrail, gök ehline hitaben 'Yüce Allah, falan kimseye buğzetti, siz de buğzedin!' diye nida eder. Sonra yeryüzündekilere de aynı şekilde nida edilerek, (Yüce Allah'ı inciten) o kula karşı bir buğz dağılır." (Buharî, Sahih, tevhid 33, edeb 41; Müslim, Sahih, birr 157; Muvatta, si'r 15; Tirmizi, Sünen, tefsir, Meryem)
Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed buyurdular ki: "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." (Tirmizi, Sünen, birr 15)
Ebu Sa'id (radıyallahu anh) anlatıyor. Resûlüllah (aleyhisselâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Ümmetimden öyle (şehid, sâlih, âlim, hafız... ) zatlar var ki, kimi birçok kabilelere şamil bir topluluğa şefaat eder... Bazıları var, bir kabileye şefaat eder. Bazıları var, bir bölüğe şefaat eder. Bazıları da tek bir ferde şefaat eder ve cennete girmelerini sağlar." (Tirmizî, Sahih, kıyamet 11)
Küçük yaştan beri Hz. Peygamberin hizmetinde bulunan Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor.
Bir gün Resûlüllah'ın (aleyhisselâtü vesselâm) yanından bir cenaze geçti. Oradakiler, cenaze hakkında hayırlı senada bulundular, ölüyü hayırla yad ettiler. Aleyhisselâtü vesselâm Efendimiz "Vacib oldu! Vacib oldu! Vacib oldu" buyurdular. Sonra bir cenaze daha geçti. Oradakiler, bunu kötü hatıralarla yâdettiler. Resûlullah, yine üç kere "Vacib oldu!" buyurdular.
Topluluğun arasında bulunan adaletin timsali Hz. Ömer (radıyallahu anh), "Ey Allah'ın Resûlü! Vacib olan nedir?" diye sordu.
Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed, "Öncekini hayırla yâdettiniz; ona cennet vacib oldu. İkincisini kötülükle yadettiniz; ona da cehennem vacib oldu. Sizler Allah'ın yeryüzündeki şahidlerisiniz!" buyurdular. (Buhâri, Sahih, cenâiz 86, şehadet 6; Müslim, Sahih, cenâiz 60; Tirmizî, Sünen, cenâiz 63; Nesâî, Sünen, cenâiz 50; Ebu Dâvud, Sünen, cenâiz 80)
Peygamber Efendimizin 'İnsan-ı Kâmil Üniversitesi' diye bilinen 'Suffa' ashabından Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor.
Resûlüllah (aleyhissalatü vesselam) buyurdular ki: "Yüce Allah bir kulu sevdi mi; vahiy meleği Hz. Cebrail Aleyhisselam'a nida ederek 'Allah falanca kulunu seviyor, onu sen de sev!' diye emir buyurur. Böylece o kulu Cebrail de sever. Sonra o, gök ehline, 'Allah falanı seviyor, onu siz de sevin!' diye nidâ eder; derken bütün sema ehli de onu sevmeye başlar. Sonra yeryüzündeki tüm yaratılmışların gönlüne o kul için bir hüsn-ü kabul konur, bir sevgi tohumu atılır.
Öte yandan Yüce Allah, bir kula da buğzetti mi; Cebrail aleyhisselam'a 'Ben falancaya buğzettim, sen de buğzet!' diye seslenir. Ona, Cebrail de buğzetmeye başlar. Sonra Cebrail, gök ehline hitaben 'Yüce Allah, falan kimseye buğzetti, siz de buğzedin!' diye nida eder. Sonra yeryüzündekilere de aynı şekilde nida edilerek, (Yüce Allah'ı inciten) o kula karşı bir buğz dağılır." (Buharî, Sahih, tevhid 33, edeb 41; Müslim, Sahih, birr 157; Muvatta, si'r 15; Tirmizi, Sünen, tefsir, Meryem)
Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed buyurdular ki: "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." (Tirmizi, Sünen, birr 15)
Ebu Sa'id (radıyallahu anh) anlatıyor. Resûlüllah (aleyhisselâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Ümmetimden öyle (şehid, sâlih, âlim, hafız... ) zatlar var ki, kimi birçok kabilelere şamil bir topluluğa şefaat eder... Bazıları var, bir kabileye şefaat eder. Bazıları var, bir bölüğe şefaat eder. Bazıları da tek bir ferde şefaat eder ve cennete girmelerini sağlar." (Tirmizî, Sahih, kıyamet 11)
Küçük yaştan beri Hz. Peygamberin hizmetinde bulunan Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor.
Bir gün Resûlüllah'ın (aleyhisselâtü vesselâm) yanından bir cenaze geçti. Oradakiler, cenaze hakkında hayırlı senada bulundular, ölüyü hayırla yad ettiler. Aleyhisselâtü vesselâm Efendimiz "Vacib oldu! Vacib oldu! Vacib oldu" buyurdular. Sonra bir cenaze daha geçti. Oradakiler, bunu kötü hatıralarla yâdettiler. Resûlullah, yine üç kere "Vacib oldu!" buyurdular.
Topluluğun arasında bulunan adaletin timsali Hz. Ömer (radıyallahu anh), "Ey Allah'ın Resûlü! Vacib olan nedir?" diye sordu.
Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed, "Öncekini hayırla yâdettiniz; ona cennet vacib oldu. İkincisini kötülükle yadettiniz; ona da cehennem vacib oldu. Sizler Allah'ın yeryüzündeki şahidlerisiniz!" buyurdular. (Buhâri, Sahih, cenâiz 86, şehadet 6; Müslim, Sahih, cenâiz 60; Tirmizî, Sünen, cenâiz 63; Nesâî, Sünen, cenâiz 50; Ebu Dâvud, Sünen, cenâiz 80)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019